havzan1Havzan’daki tatlı su çeşmesinin üzerinde bulunan ‘sultani’ kitabeler korunmayı bekliyor.

Havzan’daki tatlı su çeşmesinin üzerinde bulunan ‘sultani’ kitabeler korunmayı bekliyor. Uzmanlar bu kitabelerin İnce Minareli Medrese’de benzerleriyle birlikte sergilenmesi gerektiğini kaydederken müze yetkilileri bunun mümkün olmadığını iddia ediyor.

Havzan mahallesindeki bir tatlı su çeşmesinin üzerinde bulunan tarihi kitabeler dikkat çekiyor. Uzmanlar bu kitabelerin Konya iç surlarına ait olduğunu ifade ederek müzede korunmaları gerektiğini kaydederken müze yetkilileri çeşmenin de tescilli tarihi eser olması dolayısıyla bunun mümkün olmadığını belirtiyorlar.

KİTABELER I. ALAADDİN KEYKUBAT’IN İSMİNİ TAŞIYOR
Konuyla ilgili gazetemize bir açıklama yapan Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mikail Bayram, çeşmenin üzerinde yer alan iki kitabeden birinin üzerinde açık ve seçik olarak “Alaaddin Keykubat ibni Keyhüsrev Sultan el Muazzam ed- Dünya ved-Din” ibaresinin okunduğunu, bu ve başka bazı karinelerden hareketle bu kitabelerin 1220 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat’ın 140 emiriyle birlikte yaptırdığı Konya dış surlarının inşaatı esnasında onarttığı ve Alaaddin Tepesi’ni çevreleyen iç surların kuzeydeki Sultan kapısına ait olabileceğini belirtiyor. Konya iç surlarının 3 kapısı bulunduğunu belirten Prof. Dr. Bayram bu kapılardan güneyde bulunan kısmın Selçuklular zamanında sürekli kapalı kaldığına işaret ederek “Şimdiki Zafer’e açılan kapıya ise Ahmedek kapısı denirdi. Kılıçarslan Köşkü’nün kuzeyinde yer alan Sultan kapısı ise sur içinden dışarı çıkışlar için kullanılırdı. Bu surları dış surların yapımı esnasında 140 emir ve vezirine ferman buyurarak, bazı bölümlerini de bizzat kendi hazinesinden harcayarak Sultan Alaaddin Keykubat onartmıştı. Kendi masraf ettiği yerlere de çeşmede rastladığımız türden kitabelerin konması pek tabiidir” dedi.

havzan2KONYALILAR SURLARI TAŞ OCAĞI GİBİ KULLANDI
Ünlü tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı’nın 1900’lü yılların başında Konyalılar’ın surları taş ocağı gibi kullanarak tahrip ettiği şeklindeki gözlemleri olduğunu da bildiren Prof. Dr. Bayram, “Konya’nın birçok mahallesinde iç ve dış surlardan bu yolla sökülüp götürülen birçok tarihi sütun, kitabe ve taş vardır. Bu çeşmedeki kitabe de muhtemelen bu yolla surlardan alınmış olabilir” diye konuştu. 1900’lü yıllara kadar ayakta kalabilmiş surların bu yolla tahrip edildiğini belirten Prof. Dr. Bayram, bu olayın Konya’daki tarihi tahribatın boyutlarını göstermesi bakımından da ilginç olduğunu kaydetti.

KİTABELERİN DEVAMI İNCE MİNARELİ MEDRESE’DE
Havzan’daki çeşmede bulunan kitabelerin devamı ve benzerlerinin İnce Minareli Medrese’de korunduğunu ifade eden Prof. Dr. Mikail Bayram, “Konya’daki mahallelere dağılmış haldeki bu ve benzeri kitabelerin korunması için müzeye taşınması elzem. Bu kitabelerde kayıtlı tarihi bilgiler, ancak diğer kitabelerle birlikte incelenirse bize faydalı olur. Fakat bu konuda resmi kurumların duyarsız kaldığını görmek bizi üzüyor” dedi.

ÇEŞME TESCİLLİ, KİTABELER TAŞINAMAZ!
Konya Müze Müdürü Yusuf Benli ise Havzan’daki çeşmede bulunan ‘sultani’ kitabelerden haberdar olduklarını, birçok çeşmede bu ve benzeri kitabelere rastlandığını doğrulayarak “Fakat bu çeşmeler Tabiat ve Tarihi Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescillendiği için bizim bu kitabeleri söküp müzeye kaldırmak gibi bir uygulamamız olamaz. Çünkü öyle yaparsak tarihi çeşmeye zarar vermiş oluruz” dedi.

TESCİLLİ ÇEŞMEDE KOSKİ LEVHASI!
Benli’nin tescilli olduğunu söylediği çeşmede bulunan 1992 tarihli “Büyükşehir Belediyesi Koski Tatlı Su Çeşmesi” ibarelerini taşıyan levha ise altındaki tarihi kitabelerle tezat teşkil ediyor.

19.04.2009 Memleket

Bunlarda İlginizi Çekebilir!