Cinsiyet Ayrımcılığının Arkeolojisi

647

ana1Atatürk Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karaosmanoğlu, 12 bin yıl öncesine ait Neoloit çağa ait bulguların dönemin toplumlarında cinsiyet ayrımı yaşanıp yaşanmadığını gözler önüne serdiğini ifade etti.

Prof. Dr. Karaosmanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insanların yerleşik hayata geçtiği neolotik çağdan kalan heykel ve mezarların cinsiyet ayrımı ile ilgili ipuçları verdiğini söyledi.

12 bin yıl önceye, neolotik çağa ait Urfa merkez ve yakınındaki Göbekli Tepe, Nevali Çori Kilisik Tepe heykellerinin daha çok erkek ağırlıklı olduğuna dikkati çeken Karaosmanoğlu, Orta Anadolu’daki Çatalhöyük ve Hacılar’da ise Ana tanrıça tipinde kadına ağırlıklı heykellerin olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

“Bronz çağ merkezlerinde elde edilen veriler Alacahöyük ve ‘de ana tanrıça inancının yaygın olduğunu görüyoruz. Anadolu’da erken dönem mezarlarındaki buluntularda da kadınlara ait mezarlara takılar ve kadın gereçleri, erkeklerinkinde de kendilerine özgü hediye bırakılıyordu. Demek ki o dönemlerde fazla cinsiyet ayrımı olmamış.”

Yazılı kaynaklarda da…

“Yazılı kaynakların başladığı Mezopotamya’da Sümer’de Gılgamış destanında kadın tanrıçalarının önemli rolleri var” diye konuşan Prof. Dr. Karaosmanoğlu, ilk kez Babil’de Hammurabi Kanunları’nda kadın haklarıyla ilgili değerlendirmeler görüldüğüne dikkati çekti.

Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititler’de gerek tanrılar dünyasında gereksi yönetimde kadın-erkek eşitliğinin görüldüğüne işaret eden Prof. Dr. Karaosmanoğlu, şöyle devam etti:

“Yazılıkaya’da baştanrı Teşup’un karşısında Arinnalı güneş tanrıçası Hepat durduğu gibi, 3’üncü Hattuşili’nin karısı da Kadeş anlaşmasına mührünü basmıştır. Yeni Alaca Höyük’te kralın hemen arkasında tanrı önünde adarasyonda bulanan kraliçenin durduğu gözlerden kaçmıyor. Eflatunpınar kaynak tapınağında da tanrı ve tanrıça yan yana verilmiştir. Hititler’in yıkılmasından sonra Orta Anadolu’da kurulan Frigler’de de ana tanrıça Kybeleye tapılmaktaydı. Ayrıca Altıntepe prens mezarlarında da kadın ve erkeklerin aynı odaya yan yana gömülmeleri de ilgi çekicidir.”

Roma’da cinsiyet ayrımının olduğunu ve kadınların kamu hukuku alınında hiçbir hak tanınmadığını ifade eden Prof. Dr. Karaosmanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Binlerce yıl öncesinde, özellikle elit tabakalarda cinsiyet ayrımı olmamış. Kadınlar her zaman yönetime ortak olmuşlar. Kadın toplumlarda zaman zaman ikinci plana atılsa da her zaman erkeğiyle birlikte olmuştur.”

07.05.2009 CNN TURK