Selçuklu Müzesiyle Depodaki Tarihi Eserler Günışığına Çıkacak

567

Selçuklu Devleti döneminde Anadolu’nun ilk hastanesi ve tıp fakültesi olma özelliği taşıyan Kayseri’deki Gevher Nesibe Şifahanesi, Selçuklu Müzesi oluyor.

2 ayrı müzeyi bünyesinde barındıracak yapının bir bölümünde tarihi değeri olan tıbbi malzemelerin sergilendiği Tıp Tarihi Müzesi yer alacak. Diğer bölümünde ise bugüne kadar kayıt altına alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne teslim edilen ve depoda bekleyen Selçuklu ile Osmanlı dönemine ait tarihi eserler sergilenecek.

Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunan Selçuklular döneminde yaptırılan Camii Kebir’e ait 800 yıllık ahşap kapı da müzenin girişine yerleştirilecek.

Geçen yıl Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne teslim edilen müze, ciddi anlamda restore ediliyor. Yapının restorasyonu tamamlandığında, resmi yazışmalarda bitirilerek tarihi yapının Selçuklu Müzesi olarak açılması planlanıyor.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tarih Danışmanı Araştırmacı-Tarihçi Mehmet Çayırdağ, restore çalışmasıyla yapının sağlamlaştırıldığını açıkladı.

Bir dönem Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü görevi de yapan Mehmet Çayırdağ, belediye tarafından yapının Selçuklu Müzesi olarak düzenlenmesi için çalışma başlattığını söyledi.

Mehmet Çayırdağ, Vakıflar Genel Müdürlüğü İdari Meclisi’nin, yapının Selçuklu Müzesi olmasıyla ilgili karar aldığını hatırlattı.

Bu doğrultuda çalışmaların yapıldığını aktararak, Gevher Nesibe Şifahanesi’nin müze olarak açılıp, Selçuklu ile Osmanlı dönemine ait eserlerin sergileneceğini belirtti.

Mehmet Çayırdağ, Kayseri ve civar illerdeki tarihi yapılarda bulunan halı kilim başta olmak üzere birçok eser, toplanarak Vakıflar Genel Müdürlüğüne teslim edildiğini ifade etti.

Çayırdağ, bu eserlerin depoda bekletildiğini anlatarak, “Kayseri’de açılacak böyle bir müzede bu eserlerin tamamı sergilenebilir. Depoda beklemek yerine teşhir edilir. Günışığına çıkmış olur. Kayseri’nin çok eskilere dayanan halı kilim dokumacılığı ile ilgili bilgiler gün yüzüne çıkacaktır. Dünya genelinde halı ve kilim dokumacılığı ile ilgili bilinen bazı merkezler, sadece bunun için turistik gezi yapanların sayısı çoğunluktadır. Böyle düşündüğünüzde insanların Kayseri’ye akın etmesi işten bile değildir. Bugüne kadar Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin sergilendiği Ankara Etnografya Müzesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi vardı. Bunlara Kayseri’de eklenecek” dedi.

Araştırmacı-Tarihçi Mehmet Çayırdağ, Kayseri’nin sahip olduğu, geçmişe ışık tutan birçok eserin belli dönemlerde Ankara ve İstanbul’daki müzeler, bazı kurumların depolarına gönderildiğini dile getirdi.

Çayırdağ, bunlardan birisinin Selçuklu yapısı olan 800 yıllık Cami Kebir Camisi’nin ahşap kapısı olduğunu anlattı.

Mehmet Çayırdağ, Kayseri’de sergilenmesi gereken caminin ilk kapısının, Ankara Etnografya Müzesinde sergilendiğini söyledi.

Selçuklu Müzesi açıldığında başta bu kapı olmak üzere depolarda bekletilen eserlerin geri getirileceğini aktardı. Çayırdağ, Kayseri’de en eski yerleşim merkezlerinden birisi olan Kültepe Kaniş Karum’daki kazılarda çıkan önemli yazılı tabletlerin halen Ankara’ya götürüldüğünü, bunlarında Kayseri’de sergilenmesi gerektiğini ifade etti.

GEVHER NESİBE ŞİFAHANESİ 800 YIL ÖNCE İNŞA EDİLDİ

Kayseri’de, çok sayıda Selçuklu Devleti döneminde yapılmış ve halen hizmet veren tarihi yapıları görmek mümkün. Birçok cami o dönemden beri hizmet vermeye devam ediyor. Anadolu’nun ilk hastanesi ve tıp fakültesi olma özelliğini taşıyan Gevher Nesibe Şifahanesi de Selçuklu Devleti döneminden kalma. Kayseri Tıp Tarihi Müzesi olarak bilinen ve kısa süre önce restore edilmeye başlanan yapı, 1205-1206 yıllarında Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırıldı.

Medrese, Gevher Nesibe Şifahanesi Kayseri Daruşşifası, Şifa-Hatun Medresesi, Kayseri Maristanı, Darüşşifa Medresesi, Çifte Medrese, Çifteler, Gıyasiye ve Kayseri Tıbbiyesi gibi isimlerle de anılıyor.

Gevher Nesibe Şifahanesi Türklerin yaptırdığı 11. büyük hastanedir. Anadolu’da yapılan 5 hastanenin ilkidir. Aynı zamanda içerisinde tıp tahsili yapılmasıyla ayrı bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. Gevher Nesibe Tıp Sitesi, yapısı ve tıp eğitimi açısından dünyadaki ilk tıp merkezi olarak biliniyor. Gevher Nesibe Medresesi’nde, açıldığı günden itibaren Osmanlı Devleti döneminde 1800’lü yıllara kadar hekim, cerrah, kehhal (göz mütehassısı), akıl hastanesi ve ruh hastalıkları koğuşları ve yardımcı asistanları olarak hizmet veriyordu. Bunların yanı sıra medresede eczane kısmı da bulunuyordu.

Günümüzde Mimar Sinan Parkı içinde yer alan Gevher Nesibe Şifahanesi, Erciyes Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü’ne tahsis edilmiş ve 14 Mart 1982’de Tıp Tarihi Müzesi olarak düzenlenmişti.

23.05.2009 haberler.com