kubadabad-osmanli-saraylarina-ornekMimari özellikleri bakımından Osmanlı saraylarına öncülük eden, günümüze ulaşmış tek Selçuklu Sarayı Kubadabad Sarayı, Milli Saraylar statüsüne alındığı takdirde TBMM’den restorasyonu için bütçe ayrılabilecek.

Topkapı, Edirne ve Yıldız gibi Osmanlı saraylarına mimari açıdan öncülük eden Selçuklu dönemi eseri Kubadabad Sarayı’nın TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı’nın kontrolünde restore edilmesi için girişim başlatıldı. Dünyada ayakta kalan tek Selçuklu Sarayı olduğu bildirilen Kubadabad Sarayı’nın restorasyonuna Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı’nın ilgi göstermesi için Konya Valiliği ve AK Parti Konya milletvekilleri harekete geçiyor.

TBMM BAŞKANLIK DİVANININ KARARI GEREKLİ

Kubadabad Sarayı’nın Milli Saraylar statüsüne alınarak restore edilmek üzere TBMM’den bütçe aktarılmasına karar verecek makamın TBMM Başkanlık Divanı olduğunu belirten AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı, bu konuyla ilgili olarak girişim başlatacaklarını ifade etti. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem’le birlikte bu konuda TBMM Başkanı Köksal Toptan ve Başkanlık Divanı nezdinde yapacakları girişimin olumlu sonuçlanacağını umduklarını belirten Kabakçı, “Böylelikle Selçuklular’dan günümüze gelmiş, dünya üstünde tek sivil mimari örneği olan Kubadabad Sarayı’nın gelecek kuşaklara aktarılabilmesini sağlamış olacağız” diye konuştu.

VALİLİK TBMM’YE ÇALIŞMA SUNACAK

Konya Valisi Osman Aydın da Kubadabad Sarayı’nın kültür turizmine açılabilmesi için en azından küçük saray kısmının restore edilmesinin gerekli olduğuna dikkat çekerek “Bu konuda başlattığımız çalışmayı TBMM Başkanlık Divanı’na yakın bir zamanda sunmayı planlıyoruz. TBMM, Kubadabad Sarayı’nı milli saraylar statüsüne alıp restorasyonu için bütçe ayırırsa bu Konya ve Beyşehir bölgesinde hem ekonomik hem kültürel hem de turistik açıdan önemli bir canlılığın yaşanmasına yol açacak” dedi.

KUBADABAD, OSMANLI SARAYLARINA ÖRNEK OLDU

18 Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüçhan Arık, Beyşehir sınırları içinde yer alan Kubadabad Sarayı kazılarının, 1964 yılında bir Alman arkeolog tarafından başlatıldığını söyledi. Sadece 2 yıl devam eden kazılara daha sonra 13 yıl ara verildiğini belirten Arık, sarayın bu dönemde ilgisizlik nedeniyle çok tahrip olduğunu ifade etti. Daha sonra 1980 yılında kendisinin öncülüğünde kazıların tekrar başladığını anlatan Arık, şunları kaydetti: Kazı bugüne kadar kısıtlı bütçelerle de olsa devam etti. Kubadabad, bugün dünyada günümüze kalmış tek Selçuklu sarayıdır. Bu sarayın mimari kompozisyonu, daha sonraki Osmanlı saraylarının mimari kompozisyonlarının ön örneği şeklindedir. Örneğin Topkapı, Edirne, hatta Yıldız gibi saraylar bu planda, bu mimari özellikte yapılmıştır. Yani Kubadabad, önemli Osmanlı saraylarına mimari açıdan örnek olmuştur.

ÇİNİ ESERLER BAKIMINDAN ÇOK ZENGİN

Kubadabad’ın bir örnek saray olması dışında, çini eserler bakımından da zengin olduğunu belirten Arık, bulunan çinilerin Karatay Müzesi’nde sergilendiğini ifade etti. Arık, yapılan kazı sonucunda sarayın ilginç bir özelliğinin ortaya çıkarıldığını belirterek, şöyle devam etti: Küçük saray olarak nitelendirdiğimiz yapının batısında yer alan bölümü kazdığımızda, üç yapılı bir şekil ortaya çıktı. Burada demir ocaklarının varlığına, hemen arkasından da hamam kalıntılarına rastladık. Daha sonra ilave edilmiş tuvalet, su dağıtım şebekesi bulduk. Bu durum Selçukluların alt yapıya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Bunun yanı sıra bulduğumuz duvar resmi kalıntıları Selçuklu döneminde minyatürün dışına çıkıldığının göstergesidir.

RESTORASYON MALİYETİ ÇOK YÜKSEK

Kubadabad’ın küçük ve büyük saray ünitelerindeki kazı çalışmalarının sona erdiğini belirten Arık, şu anda restorasyon aşamasına gelindiğini kaydetti. Bugüne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen kısıtlı bütçeyle çalışıldığını kaydeden Arık, restorasyonun ise çok pahalı ve özenle yapılması gereken bir iş olduğunu söyledi. Sarayın restorasyonunun dönemi bilen bir ekip tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Arık, “Sarayın orijinal karakteri bozulmamalıdır. Bugüne kadar hiçbir sponsor firmayla çalışmadık. Bakanlık ya da sponsorların desteğiyle Kubadabad Sarayı’nı önce Türkiye’ye sonra dünyaya tanıtmak istiyoruz. Dünyanın en güzel doğasının içinde bulunan saray, akıllıca uygulanan bir turizm projesiyle tarihsel, doğal ve kültürel bakımdan çok önemli bir merkez haline getirilebilir” diye konuştu.

12.06.2009 Memleket