gelecek-icin-gecmise-destek-ver7 bin yıllık bir tarihe sahip Kastamonu

“7 bin yıllık bir tarihe sahip Kastamonu” der durur, yayınlarda yazar-çizer, herkese bu şekilde anlatırız.

Dile kolaydır 7 bin yıl ama Bu 7 bin yıllık tarihi yazamaya koyulduğumuzda ise iki kavim adı söyler, Zımbıllı’nın başkentliğini okur, Kale’yi de Bizanslılardan almışız diyerek en fazlasından 2 bilemedin 3 sayfada bitiririz.

Bu mudur peki?

Bugün Kastamonu’yu anlatan-tanıtan hangi yayını açarsanız Kastamonu Tarihi’nin anlatıldığı kısımda Türk-İslam Dönemi öncesi neredeyse yok denecek kadar azdır. “Kastamonu Tarihi” diye başlayan bölümde Kastamonu’nun 7 bin yıllık bir geçmişi olduğuna vurgu yapılır ama bu 7 bin yılın ne olduğu, nasıl olduğu, neler olduğu, nerede olduğu ve kimlerle olduğu yazılamaz.

Çünkü bilgi yok. Çünkü araştırma yok.

Ve oturduğun yerden bilgi üretilmiyor, gerçekler ortaya çıkmıyor.

İşte bu yüzden “arkeoloji” lazım. İşte bu yüzden yazılı kaynakların olmadığı ya da çok az olduğu dönemleri ortaya çıkaracak, anlayacak ve anlatacak arkeolojik kazılara ihtiyaç var.

Ve en önemlisi de bu arkeolojik kazıların da desteğe ihtiyacı var.

Günümüzde Kastamonu’da yapılmakta olan bir arkeolojik kazı var. Bu kazı belki bu 7 bin yıllık ve aslında daha da gerilere giden tarihimizin tümünü olmasa da bir dönemini pekala aydınlatabilecek, kitaplar dolusu bilgiler yazdırabilecek, işte bu dönemde de Kastamonu ve bölgesi çok önemliymiş dedirtebilecek olan Taşköprü-Pompeiopolis kazısıdır.

Bu kazı ki Kastamonu’nun tarih sayfalarını genişletecek, geçmişin birçok gizemini aralayacak, Kastamonu’nun kültür yelpazesini ve turizmin dinamik bir öğesi olacak kadar önemli.

Tabii arkeolojik kazıları devam ettiği-edebildiği sürece bu önem ortaya çıkacak ve çok daha önemli olacak.

Benzer özellikler Devrekâni Kınık Kazısı için de geçerliydi. Kazısının yapılamaması bir talihsizliktir.

***

Pompeiopolis uzun yıllar kendini ortaya çıkaracak bilimsel bir ekip aradı. Buranın arkeolojik ve tarihsel değerinin bilinebilmesi için büyük çabalar sarf edildi. Şu an Kastamonu Milletvekili olan Hasan Altan’ın Belediye Başkanlığı döneminde ise bu çabalar en üst düzeye taşındı ve bir sonuç vererek uluslararası bir ekibin burada kazı yapması için bir fırsat doğdu.

Bu üstün çabaların sonucu olan Pompeiopolis kazısı üç sezondur da uluslararası bir bilim ekibi ile sadece Kastamonu’nun değil Batı Karadeniz’in hatta Karadeniz’in en önemli kazısı olarak sürdürülmekte.

Kazı hem yerel imkânlarla yani Taşköprü Belediyesi destekleri, hem de Münich Üniversitesi ve vakıflarının destekleri ile sürdürülüyordu. Ancak geçtiğimiz yıl ortaya çıkan ve halen devam eden küresel kriz, maalesef birçok alanda kesintiler yapılmasına, desteklerin askıya alınmasına neden oldu. Tahmin edilebileceği gibi bu kısıntıların yapıldığı yerlerin başında da kültürel konular gelmekte.

İşte bu kısıntılar nedeniyle bu yıl, yıllardır kazılması için ekibi aranan ve uzun uğraşlar sonunda uygun koşulları yan yana getirilen ve kazılmaya başlayan Pompeiopolis kazıları sıkıntıya girdi.

Ve Kastamonu’nun hatta Karadeniz’in en önemli arkeolojik kazısı olan, bölgenin tarihine ışık tutacak olan bu kazının desteğe ihtiyacı var.

***

Kazının önemine ithafen ve bu önemin devamlılığı için yaşanan zorlukları kazının Bilimsel Başkanlığını yapan Prof. Dr. Latife Sumerer geçenlerde “Taşköprü Postası” isimli internet sitesinde bir yazı kaleme alarak anlattı. Yaşanan zorlukları ve neden desteğe ihtiyaç olduğunu ifade eden Sumerer yazısında “Böyle kuvvetli bir ekiple, zor şartlar altında yapılan bir bilimsel kazı Taşköprü, Kastamonu ve hatta bütün Karadeniz bölgesi için büyük bir sanş tanımladı.

Sumerer, bilim için, bilgi için ve tarihin gerekliliği için kazının bir desteğe ihtiyacı olduğunu ifade ediyor yazısında. Kazı Başkanı Prof. Sumerer, Taşköprülülerin ve Kastamonuluların kendi memleketlerinin kültürüne destek olmak için en azında işçi ücretlerinin karşılanabilmesi adına 15 bin TL’nin sponsorlarca karşılanabilmesini istiyor. Ve büyük bir açık gönüllülük ile de kazıya destek olacak kişi-kurum herkesin isminin kazıya ait yayınlarda, tanıtım eserlerinde ve hatta tabelalarda yaşatılacağını da sözlerine ekliyor.

***

Kazının ihtiyacı olan maddi destek aslında Kastamonu ve Karadeniz Bölgesi’nin kültür katmanlarının ortaya çıkması için gerekli olan destektir. Eğer kazıya destek olunursa işte bu büyük bölgenin en büyük antik kentlerinden biri ortaya çıkmış olacak. Ve bu şekilde de antik dönemde bölgenin kalbinin attığı yer ile Kastamonu ve hatta Karadeniz Bölgesinde birçok şey bilinir olacaktır.

Memleketimizin herhangi bir yerinde onbinlerce lira ile sahne alan müzisyenleri ve belki de çok daha fazla harcama ile yapılan organizasyonların neredeyse hiçbirinin bile ulusal basında yer bulamayıp, buna karşın cüzi imkânlarla ve yalnızca 3 sezondur devam ettirilen Pompeiopolis kazısının onlarca defa ulusal basında, aynı zamanda daha fazla ulusal ve uluslar arası yayında yer aldığını söylemek bahsettiğimiz öneme ve neden destek verilmesi gerektiğine dair küçük bir kanıt olsa gerek.

Bir gecenin hatırına 30-40 Bin TL’ler ile 1,5 saat konser dinleyen Kastamonu bu kazıya destek olmalıdır. Bu kentin kültür temelleri üzerinde yükselmiş ve bu kentin gelişmesi için baş koymuş birçok iş adamı ve firma bu kazıya destek olmalıdır. Gelişimin ve ekonominin üst yapısında olduğu gibi temelinde de kültür olduğunu bilen nice iş adamımız, kültür ve sanat üreticisi onca değerli isim, Kastamonu’nun geleceği için geçmişin aydınlanması noktasında birkaç bin TL’yi gözleri kapalı bu arkeolojik çalışma için verebilmelidir.

***

Kastamonu geleceği için geçmişine destek vermelidir.

14.06.2009 Kastamonu Postası Yazı: Murat KARASALİHOĞLU