Türkiye’nin En Büyük Müzesi Kuruluyor

516

Türkiye, dünyanın en büyük müzelerinden birisini Ankara’ya kurmayı planlıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara’da 40 bin metrekarelik bir araziye kurmayı planladığı müzenin konseptini, sadece müze projesi için kurulan bir danışman kurulu tarafından hazırlandı. Bugüne kadar altı kez toplanan, Türkiye’de arkeoloji, sanat tarihi ve müzecilik alanında uzman isimlerin oluşturduğu danışman kurulu, müzenin adını da Türkiye Uygarlıklar Müzesi olarak belirledi. Bu yılın sonlarına doğru müze için bir de proje ihalesi açılacak.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye’nin tarihi ve kültürel merkezlerini Ankara’da toplayacak bir projenin haberini verdi. Türk şirketler tarafından Türkmenistan’da yapımı gerçekleştirilen bazı turistik yapıların açılışı için Aşkabat’a giderken uçakta gazetecilerle sohbet eden Bakan Günay, kendisine yöneltilen bir soruya cevaben müzelerle ilgili olarak İstanbul’daki Arkeoloji Müzesi’nin genişletilmesine yönelik bir proje ile birlikte iki büyük proje tasarladıklarını söyledi.

“HİÇ ÇALMADAN KENDİ TOPRAKLARIMIZDAN ÇIKAN DEĞERLERLE DÜNYANIN EN BÜYÜK MÜZESİNİ KURABİLİRİZ”

Bu projelerden biri için Ankara’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile incelemelerde bulunduklarını söyleyen Ertuğrul Günay, “Dün sayın cumhurbaşkanıyla Ankara’da gezdik. Ankara’da Atatürk Kültür Merkezi alanı denilen 1980’lerde saptanmış bulunan sınırsız bir alan var. Ama 80’lerden bu yana adı konmuş, bir çivi bile çakılmamış. Bu alanda 10 yıl önce atılmış olan bir senfoni binası inşaatı vardı. Cumhurbaşkanı kendi görev dönemi içerisinde bitirebileceğini dün söyledi. Çok sevindim” dedi.

İkinci olarak orada büyük bir müze projesi olduğundan bahseden Bakan Ertuğrul Günay, “Bunu da dün sayın Cumhurbaşkanına aktardım. Ben Türkiye’nin, dünyanın en büyük müzelerinden birini yapmak için hem altyapıya sahip olduğuna, hem de ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Louvre’u geziyorsunuz, British Museum’u geziyorsunuz, Hermitage’ı geziyorsunuz. Hiç çalmadan kendi topraklarımızdan çıkan değerlerle dünyanın en büyük müzesini kurabiliriz.”diye konuştu.

Bu müzenin Ankara’da olması gerektiğini düşündüğünü belirten Kültür Bakanı, “Müze, Türkiye’nin başkentinde olması lazım. Çünkü Türkiye’nin ortasında ta Diyarbakır’daki Köktik Tepe’den, Urfa’daki Göbeklitepe’den, Gordion’dan, Troya’dan Selimiye’ye kadar Türkiye’nin en seçkin eserlerini asılları ya da replikaları orada sergilenebilir. Son derece büyük bir alan, bir haftada gezilebilir bir alan” diye belirtti.

PROJE İHALESİ EYLÜL’DE; MÜZE ANKARA’DA 40 BİN METREKARE BİR ALANA KURULACAK

Müzenin kurulması için oluşturulmuş bir danışman kurulu olduğunu kaydeden Kültür ve Turizm Bakanı, kurulla altı kez toplandıklarını söyledi. Bakan Günay, “Müzenin konsepti tamamen hazırlandı. Yani konulara göre ve çağlara göre iki ayrı koldan gezilebilecek” ifadelerini kullandı.

Danışma kurulunda çok önemli isimler olduğunu, ancak isim vermek istemediğini belirten Günay, “Arkeoloji, müzecilik, sanat tarihi konularında Türkiye’de bilinen, tanınan uzmanlar var” diye ekledi. Projeyi yakın zaman içinde Milli Komite’ye götüreceğini dile getiren Günay, “Sanıyorum eylülden sonra bu yıllın sonlarına doğru proje ihalesine çıkacağız. Tahayyülümüz Ankara’da 40 bin metrekare bir alan” diye konuştu.

İSTANBUL’DA ARKEOLOJİ MÜZESİ İLE TOPKAPI MÜZESİ GENİŞLETİLECEK

Açıklamasında İstanbul’daki müzelere de değinen Kültür ve Turizm Bakanı Günay, “İstanbul’da müze dediğimiz yapılar aslında yapısal müze, anıt müze. Yani Ayasofya müze değil, Ayasofya’nın kendisi yapı müze. Topkapı’nın kendisi yapı müze. O anlamda İstanbul’da müze, arkeoloji müzesidir” dedi. Arkeoloji Müzesi’nin İngiltere’deki British Museum’la eşzamanlı yapılmış Türkiye’deki ender binalardan birisi olduğuna dikkat çeken Günay, “Hatta dünyada müze olarak yapılmış ender binalardan birisidir. Çok ender ve görkemli eserler var” diye kaydetti.

İstanbul’daki projeler hakkında da bilgi veren Günay, kentin arkeoloji eksenli bir müzeye kavuşacağını aynı zamanda da Topkapı Müzesi’nin bugünkü teşhir ve depo alanlarının iki katına çıkacağını bildirdi. Güney, “Bunlar hayal değil, bunlarla ilgili ciddi proje çalışmaları yapıyoruz. Uygulamada düğmeye basmak üzereyiz. Adı da Türkiye Uygarlıklar Müzesi” ifadelerini kullandı.

HEDEF ANKARA’NIN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRMEK VE KENTE 5 MİLYON TURİST ÇEKMEK

Söz konusu projelerin ne kadar turist çekebileceği konusunda da değerlendirmede bulunan Ertuğrul Günay, şöyle devam etti: “Sadece Ankara’ya bakmayın. Ankara aynı zamanda Finike’dir. Eskişehir, Afyon, Kütahya, bütün buralar Finike’dir. Dünyada paranın ilk ortaya çıktığı ve borsanın ilk kurulduğu alanlarla Ankara’nın bir iki saatlik mesafesi var. Ankara aynı zamanda Hitit’tir. İki saatte Çorum’a, Hattuşaş’a ulaşıyorsunuz. Aynı zamanda Ankara Kapadokya’dır. Yani Ankara birkaç uygarlığın merkezi ve Türkiye’nin merkezi. Cumhuriyetin 100. yılına kadar hayal ettiğim Ankara gerçekleşirse Ankara böyle Türkiye’nin sıradan, cumhuriyetin başkenti olmuş ama gençlik parkından başka da nefes alınacak alanı olmayan keşmekeş bir şehir olmaktan kurtulup doğru düzgün, belki Atatürk’ün hayal ettiği hale gelebilir. Yani sadece Ankara’ya 5 milyon insan gelebilir turist olarak”

Hayalinde Nemrut’a bir milyon turist gelmesi olduğunu da sözlerine ekleyen Günay, “Şu anda Nemrut’a, Adıyaman’a 100 bin kişi gidiyor. Türkiye bu hayalleri kurmalı. 80’lerde bunlar telaffuz edildiğinde Türkiye’ye bir milyon turist gelmesi bahsedildiğinde ‘güldürmeyin insanı’ deniyordu. Hepimiz yaşadık gördük. Şu anda Türkiye 25 milyonu azımsayan bir noktada. O zaman bunlar da yapılabilir” diye belirtti.

DİYARBAKIR’DA BÖLGENİN EN BÜYÜK MÜZESİ İNŞA EDİLİYOR

Türkiye’ye gelen turist potansiyelini artırma konusunda sadece Ankara ve İstanbul’la sınırlı kalmadıklarına da değinen Kültür Bakanı Günay, kısa zaman içinde Van ve Hakkari’ye gideceğini ve Mardin, Urfa, Gaziantep ve Diyarbakır’da da önemli çalışmalar yaptıklarını aktardı. Bu bölgenin yüksek bir kültür turizm potansiyeli olduğunu vurgulayan Günay, “Urfa’da rastlantıyla Zeugma mozaikleri ile kıyaslanabilir mozaikler çıktı. Mardin’de müthiş bir sivil mimari yapı var, Diyarbakır’da İçkale’de bölgenin en büyük müzesini yapıyoruz. Antep’te önümüzdeki hafta kent müzesinin açılışını yapacağım. Bu arazilerde de çalışmalar yapılacak” dedi.

“TOPRAKLARIMIZIN ALTINDA MAYIN, ÜSTÜNDE HAYIN OLMASIN; BAKIN NE KADAR ZENGİNLİK OLACAK”

Bölgedeki mayınlı araziler temizlendikten sonra buraların tamamının tarıma bırakılacağı gibi bir düşüncenin söz konusu olmadığını aktaran Bakan Günay, şöyle devam etti: “Orada doğal ya da arkeolojik bir özelliğin çıkması halinde belki yeni kazılar çıkacak, ortaya yeni arkeolojik buluntular çıkacak. Çıkabileceğine çok inanıyorum çünkü burası Mezopotamya. İnsanlığın ilk ayak izlerini olduğu yer. O çağlarda şükür olsun mayın yoktu. O çağlarda uygarlık bu mayınlı araziye de ayak basmıştır mutlaka. Ve biz o mayınlardan kurtulursak tarım da olacak arkeoloji de olacak. Geçen ben Urfa’da söylemiştim, topraklarımızın altında mayın üstünde hayın olmasın, bakın ne kadar zenginlik olacak”

AMAÇ TURİST SAYISINI ARTIRMAK DEĞİL, TURİSTLERİN TÜRKİYE’DE DAHA FAZLA YER GÖRMESİNİ SAĞLAMAK

Bir gazetecinin hedeflenen turist sayısı ile ilgili olarak somut bir hedef belirlenip belirlenmediğinin sorulması üzerine Bakan Günay, “Kriz yılında İspanya ve Yunanistan’dan iyiyiz. Domuz gribinden de ekonomik krizden de Akdeniz çanağındaki ülkelerden daha az etkilendik. Kriz yılında bir rakam söylemek spekülatif olabilir. Ama ben 2010 veya 2011’de 30 milyon rakamını yakalayacağımızı tahmin ediyorum” cevabını verdi. Ancak hayalinin sadece sayıyı artırmak olmadığını belirterek, gelen insanların bıraktığı bir aşınma payı olduğuna dikkat çeken Ertuğrul Günay, “Gelenlerin sayısını artırmaktan çok gelen insanların Türkiye’de daha fazla yer görmesini, daha fazla gecelemesini sağlayarak daha fazla para harcamasını gerçekleştirmek istiyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ GÖRMEK BİR PRESTİJ OLMALI”

Bakan Günay son olarak şunları ekledi: “Bir hayalim daha var. Nasıl dünyada bazı yerler var. Oraları görmek eş dost arasında prestij meselesi yapılabiliyor. Türkiye’nin böyle olmasını hayal ediyorum. Avrupa’da belli bir kültür düzeyinde ve belli bir gelir seviyesine sahip biri Türkiye’yi görmediyse çok şey kaçırmış olduğunun farkında olmalı. Türkiye’yi görmek bir prestij sorunu olmalı. Türkiye’yi anlatmak bir keyif vesilesi olmalı. Böyle bir Türkiye hayal ediyorum.”

15.06.2009 Yeni Şafak