Tarihi Eserlere Koruma Sözde Kalınca Tahrip Edilmesine Engel Olunamıyor

496

tarihi-eserlere-koruma-sozde-kalinca-tahrip-edilmesine-engel-olunamiyorMersin’de binlerce yıllık tarihi eserler koruma altında iken yok oluyor. Özellikle Erdemli-Silifke arasındaki tarihi eserler çeşitli nedenlerle tahrip ediliyor.

Kültür Bakanlığı tarafından kapısına bekçi konularak bilet kesilen tarihi mekanlar koruma altında iken yok ediliyor. Tarihi Kanlıdivane’de girişinde bilet kesilirken arka kısmından rahatlıkla girilmesi dikkat çekiyor. Etrafı bir tel örgü bile çekilmeyen binlerce yıllık tarihi eserler adeta kaderleri ile baş başa bırakılmış durumda.

Bu bölgelerin birinci derece sit alanı olmasına rağmen yeterli derecede korunamadığını belirten Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Serra Durugönül, kapısında bilet kesilen Kanlıdivane tarihi şehrinin çevresine tel örgü çekilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Erdemli-Silifke arasındaki köylerde sulu tarıma geçilmesi ile son on yıldır tahribatın hızlı bir şekilde arttığını ifade eden Durugönül, “Bunun da belli nedenleri var. Buralarda eski eserler tahrip edilip teras oluşturularak düz bir alan oluşturuyor. Onun üzerine verimli toprak dökülüyor. Eski eser tahrip edilmeden de tarım yapılabilir. Ama vatandaşımız aceleci hareket ediyor, sormadan yapıyor. Özellikle son beş yılda bu sulu tarım pek çok antik kentin yok olmasına neden oldu” dedi.

Batıda insanoğlunun geçmişine yönelik kültür zenginliklerini içeren dersler olduğunu dile getiren Durugönül, “Bizde ise, değil Yunan-Roma, okullarda Osmanlı’dan kalan eserlerin bile değeri öğretilmiyor. İnsanımızda bu yönde bir ilgi de uyanmıyor dolayısıyla, merak edilmiyor. Birçok tarihi eser ülkemizde ya ahıra dönüşmüş durumda ya da tuvalete.” şeklinde konuştu.

Eski eser korumacılığına ve dolayısıyla kültüre daha fazla kaynak ayrılması gerektiğine dikkat çeken Durugönül, bir kişinin arazisi sit alanı ilan edilmesi halinde o şahsa da kamulaştırma yapılarak eş değer başka bir yer gösterilmesi gerektiğini kaydetti. Durugönül, “Bu uygulama işlemiyor. O yüzden vatandaş mağdur oluyor ve ister istemez sit ilan eden kişilere düşman oluyor. Burada bizler de bir ikilemde kalıyoruz; görevimizi mi yapmalıyız, insani duygularla o insanı evinden çıkarmamalı mıyız? Bu durumda iki alternatif çıkıyor karşınıza; ya göz yummak ya da savaşmak. Açıkcası, eski eserleri korumak çok zor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca kamulaştırma için para ayrılması ve kamulaştırmaya önem verilmesi gerekiyor. Yoksa arkeologun eli kolu bağlı oluyor.”

17.06.2006 haberler.com