Avusturyalı mimar ve arkeolog Anton Bammer, 50 yıldır antik Efes kentinin tarihi zenginliklerinin ortaya çıkarılması için çalışıyor. Efes’te 1895 yılından bu yana Avusturyalılar tarafından yürütülen kazılara, 25 yaşında mesleğinin ilk yıllarında katılan Bammer, 50 yıldır yılın büyük bölümünü Selçuk’ta geçiriyor ve çalışmalarını sürdürüyor. Bammer, yaptığı açıklamada, antik kentin kendisini çok etkilediğini ve yıllardır yorulmadan çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, ”Hayatımı Efes’e adadım” dedi.

Efes’e geldiği ilk yıllarda Roma şehrinde çalıştığını ve Memmius anıtının rekonstrüksiyonunu yaptığını anlatan Bammer, 1965 yılında Artemision kazısına başladığını, 1970 yılında büyük tapınağın bir sütununu yeniden ayağa kaldırmayı başardığını, bu yıldan sonra her yıl Artemis’te çeşitli kazılar yaptığını, çok sayıda kutsal temeller ve tapınaklar bulduğunu söyledi. MÖ 8. yüzyıla ait ”Hekatompedos” ve ”Peripteros” buluntularının kendisi için ayrı bir önemi olduğunu belirten Bammer, 29 Mayıs 2009’da 75. yaşını Efes’te kutlamanın mutluluğunu yaşadığını kaydetti.

Efes’in, Antik Çağ’ın siyasi, ekonomik, dinsel ve kültürel açıdan en önemli kentlerinden biri olduğuna işaret eden Bammer, Efes’in Roma dünyasında, ”Asya’nın Işığı” (Lumen Asiae) olarak ünlendiğini hatırlattı. Mimarlık eğitiminin ardından jeofizik okuyan ve doktora tezini de Efes’in tuğla mimarisi üzerine hazırlayan Bammer, uluslararası alanda özellikle Artemis üzerine yaptığı çalışmalarla, 1965 yılında, o döneme kadar yeri tespit edilemeyen tapınak sunağını bulan kişi olarak tanınıyor.

KAZI DİREKTÖRLÜĞÜ DE YAPTI

Bammer’in uzun yıllar süren çalışmaları sonunda Antik Çağ mimarisinde birçok anıtsal sunağın öncüsü olarak kabul edilen Artemis sunağının, Arkaik Çağlar’dan beri var olduğu ve MÖ 4.yüzyılda görkemli bir şekilde yeniden inşa edildiği ortaya çıkmıştı. Artemis Tapınağı’ndaki kazılarını her yıl devam ettiren Bammer, 1973 yılında Hekatompedos’u da günyüzüne çıkararak, altar ve tapınak arasındaki alanı araştırmaya başladı. Bammer, Efes’teki kazılarda geçici olarak kazı yardımcı direktörlüğü ve diğer meslektaşları ile birlikte kazı direktörlüğü de yaptı.

Yalnızca arkeoloji ve mimariyle ilgilenmeyen, Türkiye ve Yunanistan gezileri sırasında rastladığı özgün tasarımlı ahşap evlerle ilgili yazılar yazan, suluboya resim çalışmaları yapan ”Selçuk’un fahri hemşehrisi” Bammer, 2008 yılında kurulan, Artemis Tapınağı’nı bir Dünya Harikası olarak yeniden ayağa kaldırmayı amaçlayan, Zürih’teki ”Artemis Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı”nın da kurucu üyeleri arasında yer alıyor.

22.06.2009 Yeni Asır