UNESCO Kültür Mirası listesinde, Türkiye’den daha fazla yer bulunmalı

509

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Laodikya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, UNESCO Kültür Mirası listesinde Türkiye’den 9 bölgenin bulunduğunu belirterek, daha fazla yerin listeye girmesi gerektiğini söyledi.

AA muhabirine açıklama yapan Şimşek, UNESCO Kültür Mirası listesine giren bir antik yerlerin, dünyada büyük önem kazandığına dikkati çekerek, ”Pamukkale’nin ve bütünleştiği Hierapolis Antik Kenti’nin, bu listede yer almasından dolayı, Türkiye’nin ve Denizli’nin tanıtılmasına büyük katkı sağlamaktadır. Gerçekten Anadolu’daki 9 alan UNESCO Dünya Kültür Miras listesinde koruma altında. Esasen bu 9 değil 30, 300, 3 bin olması gerekiyor. Çok güzel Anadolu… Hem arkeolojik veriler bakımından, hem mimari yapılar bakımından, hem doğal güzellikler bakımından dünyada eşsiz” dedi.

İzmir’deki Efes Antik Kenti’nin dünya kültür mirası listesine girmesi gerektiğine işaret eden Şimşek, Kültür Bakanlığının bu konuda ciddi çalışmalar yaptığına dikkati çekti. Şimşek, şunları kaydetti:

”Şimdi Dünya Kültür Miras listesine girmenin belirli ölçütleri var, kriterleri var. O kriterleri sağladıktan sonra alan, Kültür Mirası listesine alınıyor ve bununla da ilgili dünyada uzmanlar denetliyorlar burayı. Eğer Dünya Kültür Miras listesine alınan bir yer, eğer o kriterlere uymuyorsa, çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Türkiye’de 9 yerin değil de daha fazla yerin miras listesine girmesiyle ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığının da çok ciddi çalışmaları var. Mesela bir Efes var yanımızda, hemen söyleyelim.”

Dünya Kültür Mirasıyla ilgili fonlar bulunduğunu dile getiren Şimşek, bu fonlardan antik kentlere veya doğal güzelliklere belli miktarlarda para aktarıldığını, aktarılan bu paraların o ülkenin tanıtımını sağladığını anlattı.

Celal Şimşek, Türkiye için Dünya Kültür Mirası listesine girmenin çok önemli olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Pamukkale ve içinde bulundurduğu Hierapolis Antik Kenti, antik dönemde de kutsal bir yer. Çünkü bu traverten alanları ve termal kaynaklar, özellikle halk arasında ‘cin deliği’ olarak adlandırılan Plitinyum, yer altı tanrısının ülkesine geçişi sağlayan giriş anlamında olması, insanların burayı kutsal görmesine ve antik dönemlerden itibaren çok sayıda ziyaretçi çekmesine neden olmuş. Bu kutsallık bugün güzelliğe dönüşmüş. Bu nedenle milyonlarca insan bu güzelliği görmeye geliyor. Gurur verici bir olay.”

Dünya Kültür Merkezi yerleri konusunda yapılan en küçük bir araştırmada, Pamukkale travertenleri ve yakınındaki Hierapolis Antik Kenti’nin dünyadaki herkesin karşısına çıktığını dile getiren Şimşek, Denizli’ye yaklaşık 2 milyon turist gelmesinde, buranın dünya kültür mirası listesinde yer almasının etkisinin olduğunu söyledi.

Kültür turizmine önem veren turistlerin, yabancı bir ülkeye giderken, ”Dünya kültür mirası listesinde nereler var” diye araştırma yaptığını kaydeden Prof. Şimşek, şöyle dedi:

”Yerli ve yabancı turistler, özellikle yabancı turistler, bir antik kente gelirken veya geleceklerinde, ‘Türkiye’ye geldiğimizde Dünya Kültür Mirası Listesinde nereleri var, neleri görmeliyiz’ diye araştırma yapıyorlar. Bu çok önemli. Turistleri yönlendiren bir olgu. Tabi ki kültür turizmiyle ilgili, doğa turizmiyle ilgili özellik bu.”

-ANTİK ÇAĞDAKİ BÜYÜK DEPREMLERİN İZİNE RASTLADIK-

Prof. Dr. Şimşek, arkeolojik kent dokusu kapsamında, Laodikya ve Hierapolis antik kentlerindeki deprem izleri üzerinde önemli bulgulara ulaştıklarını açıkladı.

Hierapolis ile Laodikya’yı içine alan Likos ovasındaki tarihten gelen depremlerin, yapılar üzerinde etkiler oluşturduğunu belirten Şimşek, buluntuları jeoloji ve jeofizik mühendisleriyle inceleyeceklerini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

”Ortaya çıkardığımız yıkıntılardaki bulgular, bu bölgenin antik çağda büyük depremler yaşadığını göstermektedir. Bizim ilk izlenimlerimiz, bu bölgenin büyük depremleri antik çağda yaşadığı, şimdi daha küçük sarsıntıların olduğu yönünde. Ama, buluntuları jeoloji ve jeofizik mühendisleriyle incelediğimizde daha ayrıntılı sonuçlara ulaşabiliriz. Sonuçları da kamuoyuyla paylaşacağız. Batı Anadolu’da Likos ovasında tarihten gelen deprem izlerinin ortaya çıkarılması bakımından burası çok önemli. Hierapolis’i gezdiğinizde, orada bulunan fay kırıklarının ve bu depremlerin yapılar üzerindeki yaptığı etkileri çok güzel görebiliyorsunuz. Her bir büyük depremin katman olarak izleri görülebiliyor. Aynı özellikleri Laodikya Antik Kenti’nde de görmekteyiz.”

-DENİZLİ’YE AVANTAJ-

Denizli Valisi Yavuz Erkmen de Pamukkale ve bütünleştiği Hierapolis Antik Kenti’nin Dünya Kültür Mirası listesinde yer almasının Denizli’ye büyük avantajlar sağladığını söyledi.

UNESCO’nun listesinde olmanın, tanınırlık ve bilinirliği artırdığına vurgulayan Vali Erkmen, şöyle konuştu:

”Herkes tarafından gelip ziyaret edilmesi ve buraların görülmesi isteği daha da yoğunlaşıyor. Türkiye’ye gelenlerin ilk ziyaret edecekleri yerlerde bu listeye bakmaları, bölgeye olan ilgiyi artırıyor. Nitekim şu anda Denizli’yi yıllık 2 milyona yakın turistin ziyaret ettiğini düşündüğümüzde, bu ziyaretçilerin yüzde 90’lık bir bölümünün Pamukkale’yi mutlaka gördüğünü biliyoruz.”

16.07.2009 Zaman