Taşla Tarım Yaptılar

717

tasla-tarim-yaptilarAksaray’daki Aşıklı Höyük kazı alanından elde edilen bilgi ve bulgulardan yola çıkan Türk ve Fransız bilim adamları, Neolitik dönemde kullanılan tarım aletlerinin birebir kopyasını yaparak, aynı yöntemlerle buğday hasadı gerçekleştirdi.

Türk ve Fransız bilim adamlarından oluşan bir ekip, ‘Tarih Öncesinde Obsidyen Kullanımı Projesi’ni, geçmişi 10 bin 500 yıl öncesine tarihlendirilen ve insanların ilk kez tarım yapmaya başladığı yer olduğu ileri sürülen Aşıklı Höyük neolitik yerleşimi bulgularından yararlanarak uygulamaya başladı.

Türkiye’nin çok zengin kültürel özelliklere sahip olduğunu ve kültürlerin oluşmasına kaynaklık eden obsidyen yataklarının da Anadolu’da olduğunu belirten Astruc, ‘Orta Anadolu’daki volkanik Nenezi ve Göllüdağ ile Doğa Anadolu’da Bingöl ve Van çevresindeki obsidyen yatakları, tarih öncesi devirlerde Anadolu’daki iki önemli obsidyen kaynağıydı’ dedi.

-TOPLUMLAR ARASI İLETİŞİM ADETA OBSİDYENLE BAŞLADI-

Obsidyenin tarih öncesindeki insanların günlük yaşamında ve toplumların etkileşiminde çok önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Astruc, şunları kaydetti:

‘Kolayca işlenebilen ve oldukça keskin hale gelebilen obsidyen, tarım yapılmaya başlanan Neolitik dönem insanı için alet, süs eşyaları, kap kacak gibi çeşitli nesnelerin yapımında kullanılan en önemli ham maddedir. Obsidyen aynı zamanda bütün Yakın Doğu’ya, ilkel şekilde yapılan ticaretle dağılan bir ham maddeydi. Obsidyen sayesinde toplumlar arasındaki etkileşimin nerelere kadar uzandığını tespit edebiliyoruz. Obsidyen, alet yapımında kullanıldığı için Neolitik dönem insanının günlük yaşamıyla ilgili çok güzel bilgiler sunmaktadır. Obsidyen, Neolitik dönem insanının besin kaynakları, uzmanlık alanları, iş bölümleri ve zanaatlarını, bir başka ifadeyle yaşamlarını bize yansıtan önemli bir ham maddedir.’

Aşıklı Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Mihriban Özbaşaran’ın 2006 yılında başlayan yeni dönem kazı çalışmalarında obsidyen ekibinde görev alması için kendisini davet ettiğini anlatan Astruc, Orta Anadolu’yu da kapsayan, 3 yıl sürecek uluslararası obsidyen kullanımı projesinde, Fransa ve Türkiye’den 30 bilim adamının görev aldığını anlattı.

-TIPKI 10 BİN YIL ÖNCESİ GİBİ…-

Balta sapına benzer bir ağaca keskinleştirilmiş obsidyen parçalarının takılı olduğu ilkel tarım aletiyle buğday hasadı yapmaya başladıklarını belirten Astruc, ‘Obsidyen kullanarak yaptığımız aletlerle, bölgedeki saz ve otları da keseceğiz. Amacımız, bu deneysel aletleri kullanarak, arkeolojik kazılarda elde edilen benzer aletlerin tam olarak ne amaçla kullanıldığını belirlemek. Bu proje kapsamında, 10 bin yıl önce kullanılanın birebir aynısını yaptığımız aletlerle bir referans koleksiyonu oluşturacağız’ dedi.

Kendilerinin de, tarih öncesi insanlarının obsidyenden yapılan alet hazırlamada özel bir tekniği olan baskı tekniğini kullandıklarını ifade eden çalışma ekibinden Dr. Jacques Pelegrin, ‘Bu teknikle kesici dilgicikler (bıçak gibi keskin hale getirilmiş obsidyen) elde ediyoruz’ diye konuşu.

Obsidyenleri mikroskop altında inceleyen Dr. Bernard Gassin ise, ‘Mikroskop altında karşılaştırmalar yapıyoruz. Örneğin Aşıklı Höyük yerleşiminde bu şekilde çıkan parçaların niçin kullanıldığını tespit etmeye çalışıyoruz.

Mikroskop altında gözlemlenen kesiklerden, bu ilkel orakların hangi otların biçilmesi için kullanıldığını tespit edebiliyoruz. Aşıklı Höyük’te bulunan ilkel oraklarla buğday hasat edildiğini öğrendik’ diye konuştu.

Projenin Aşıklı Höyük’ün uluslararası tanıtımına da katkı sağlayacağını belirten Gassin, ‘Projemiz için bir internet sayfamız olacak. Ardından bilimsel yayınlarla tanıtımını yapacağız. Örneğin bu yıl ilk sunumumuz Japonya’da yapılacak. Japonya’daki ‘iz analizi’ üzerine uluslararası bilimsel toplantıda projeyi sunarken, Aşıklı Höyük’ün de tanıtımını gerçekleştirmiş olacağız’ diye konuştu.

20.07.2009 TIMETURK