Kyme Kazıları Sürüyor

583

kyme-kazilari-suruyorEge kıyılarında kurulan en eski kentlerden biri olarak kabul edilen, kuruluşu MÖ 700’lü yıllara dayanan İzmir’in Aliağa İlçesindeki Kyme Antik Kentinde, Dellacalabria Üniversitesi’nden Antonio La Marca başkanlığında sürdürülen bu yılki kazı çalışmalarına İtalya’dan 4 ayrı üniversiteden arkeologlar katılmakta.

Kazı Başkanı Antonio La Marca, 27 yıldır sürdürülen kazıların bu yılki bölümünde; Agora, Ortaçağ döneminde yapılan kalenin, tiyatro bölümünün ile uzunluğu 130 metreyi bulan portik bölümde kazı çalışmalarının sürdürüleceğini belirtti.

Kültür Bakanlığı gözetiminde; Cellacalabria, İtalyanın Catania, Napoli ve Milano üniversitelerinin ortak bir çalışması olarak kazıların yürütüldüğünü belirten kazı başkanı Antonio La Marca, bu yılki kazı çalışmalarının bir bölümünün sponsoru olan İzmir Demir Çelik A.Ş.’nin katkıları ile Kyme’nin son geldiği hali tanıtan bir kitapçık bastırdıklarını söyledi.

İki yıldan bu yana Dellacalabria Üniversitesi’nden Antonio La Marca başkanlığında yürütülen ekipte; 4 öğretim görevlisi, 8 arkeolog bulunuyor. Ayrıca 12 kişilik Türk kazı elamanı ile birlikte toplam 24 kişilik ekip her yıl Temmuz-Kasım döneminde yaklaşık 4 ay yapılan kazı çalışmalarını bu yıl sadece 2 ay yapabilecekler ve 2 ay boyunca yeni kalıntılara ulaşmaya çalışacaklar.

KYME ÇOK BÜYÜK TARİHİ BİR KENT

27 yıldır Catania Üniversitesi’nden Ord. Prof. Sabastiana Lagona, 2 yıldır da onun öğrencisi olan Dellacalabria Üniversitesi Öğretim Üyesi Antonio La Marca başkanlığında sürdürülen kazılarda, Helenistik ve Roma dönemlerine ait, aralarında su kemeri, hamam gibi çok sayıda önemli eser ortaya çıkarıldı.

Kazı Başkanı Antonio La Marca, 19. yüzyılın ikinci yarısında Venedikli Demostene Baltazzi’nin, Kyme Antik Kenti’nde yer alan arazisinde bulduğu mermer heykeller, Helenistik ve Roma dönemlerine ait kent merkezi, tapınak, anıtlar, tiyatro alanı, sur duvarı, rezidanslar, hamam, yol ve limanlardaki kemerlerin belirli bölümlerinin ortaya çıkarıldığını belirtti.

Marca; “Kyme, Akdeniz’de Midilli ile aynı dönemde kurulmuş 30 şehrin en önemlilerindendir. Ticarette çok önemli bir yere sahip olan Kyme şarapçılık, zeytin, üzüm, buğday ve seramik alanlarında çok gelişmiş bir bölgeydi” dedi.

Marca, sınırlı sayıda ziyaretçi kabul ettiklerini belirterek “Kazı alanında Kyme’nin ilgili bölümlerini tanıtan 9 adet resimli tanıtıcı pano yapıp yerleştirdik. Bunun yanı sıra İDÇ’nin sponsorluğunda bir de tanıtıcı bin adet kitapçık bastırdık. Sponsorlar çoğalırsa Kyme’yi daha çabuk gün ışığına çıkarırız” dedi.

”KYME AKDENİZ’İN EN ÖNEMLİ KENTİ AMA MAALESEF HALA TOPRAK ALTINDA”

Kyme’de çok büyük bir tarih yattığını belirten Marca, Kyme’nin belki de Efes, Bergama gibi bilinenden daha büyük bir şehir olduğunun altını çizdi.

Başta mülkiyet sorunu olmak üzere bazı sorunlar nedeniyle kazı çalışmalarının yavaş ilerlediğini kaydeden Marca, tiyatro, kale, güney ve kuzey tepedeki yerleşim alanı, sütunlu cadde, agora (pazar yeri) stoa (Portik), mezarlık alanı gibi bölgelerde kazıların sürdürüldüğünü belirtti.

Antonio La Marca, sponsor bulunduğu taktirde yaklaşık 10 bin kişilik tiyatronun bir yıl gibi bir süre içerisinde tamamlanarak gösteriler yapılabileceğini belirtti.

KYME

Yunanistan’dan gelen halklar tarafından İ.Ö XI yüzyılın ortalarında kurulmuş en büyük Aiolis kentidir.

Kyme’lilerin deniz yoluyla yaptıkları ticaret ve tarım ekonomileri için çok önemli iki unsurdur. Side ve Güney İtalya’daki Cuma’nın da aralarında bulunduğu bir çok kentin ana şehri olmuştur.

Önemli bir liman kenti olan Kyme’nin antik kaynaklardan elde edilen bilgiler ve günümüzde açığa çıkarılan arkeolojik buluntular ışığında, arkaik dönemde ekonomik açıdan çok geliştiği bilinmektedir ve sikke basan ilk şehirlerden biri olduğu anlaşılmaktadır.

Klasik dönemde Aiolis Birliği’nin lideri sonrasında Atina Birliği üyesi olan Kyme Ege şehirlerinin politik tablosu içinde önemli bir yere sahip olmuştur ve İ.Ö dördüncü yüzyılın ikinci yarısında dikkat çeken bir ticaret merkezidir.

Büyük İskender Apollon Tapınağı’na bronz bir şamdan hediye etmiştir.

Hellenistik Dönemde kentte bazı önemli anıtların inşasıyla birlikte yeniden düzenlemeye gidilmiştir: tiyatro, iki tepe arasındaki düzlüğe inşa edilen görkemli sur duvarları, kıyıdaki portik, güney tepedeki yerleşim alanı, mendireğin genişletilmesi. Bu dönemde de Kyme, önemli bir ticari merkezdir.

Erken İmparatorluk Dönemi’nde biri İ.S 17 diğeri 94 yılında olan ve şehre büyük zarar veren iki deprem yaşanmıştır.

Yazıtlar, antik kaynaklar ve ele geçen buluntulardan anlaşıldığına göre, şehir yaşadığı iki deprem sonrasında dahi önemini kaybetmemiştir. Çalışmalar ışığında Genç Antik Dönem-Erken Bizans Dönemi’nde kentin geniş bir alana yayıldığı ve VII. yüzyılda terk edildiği anlaşılmaktadır. XII-XIII yüzyıllarda yaşam limanı savunma amaçlı inşa edilmiş kale çevresinde, liman alanında odaklanmıştır.

Kyme’de araştırmalar ve kazılar

Kentin ilk tanımları, burayı 1429-30 ve 1446’da ziyaret eden Ciriaco de Pizziolli d’Ancona tarafından yapılmıştır. Şehrin öneminin ortaya konması Venedik kökenli Baltazzi ailesi ile başlar. Aristide Baltazzi ve 1874 yılından sonra şehirde ilk kazıları yapan oğlu Demostene birçok buluntuyu gün ışığına çıkarmışlardır.

1980 yılından 2008 yılına kadar Ord.Prof. Sebastiana Lagona Başkanlığında yürütülen kazılar, 2008 yılından itibaren de Prof. Lagona’nın öğrencisi olan ve Calabria Üniversitesi öğretim görevlisi Antonio La Marca’nın başkanlığında devam etmekte.

Diğer yandan Aliağa Belediyesi ve İtalyan’nın Catania Üniversitesi işbirliği ile 1997 yılında yapımına başlanan Aliağa Müzesi de tamamlandı. Bugüne kadar Kyme’den çıkartılan eserlerin Aliağa Müzesi’nde sergilenmesi için çalışmalar da başlatıldı.

Ord. Prof. Sabastiana Lagona, müze kapsamında Arkeoloji Kütüphanesi kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

12.08.2009 Aliağa Expres