Kazıdan Nazım çıktı

556

Danıştay’ın durduğu kazıda en ilginç buluntu Nazım Hikmet’in hapse girmesine neden olan şiir kitabı oldu.

İstanbul’da Tarihi Yarımada’da 12 yıl önce başlayan ve bir süre önce Danıştay’ın durdurduğu “Büyük Bizans Sarayı Kazısı”nda, geçmişi MÖ 7. yüzyıla uzanan 10 binin üzerinde arkeolojik buluntu çıkarıldı. En ilginç buluntu ise Nâzım Hikmet’in 1933’te toplatılan ve hapse girmesine neden olan “Gece Gelen Telgraf” adlı şiir kitabı oldu.

Bizans İmparatorluğu’nun ilk sarayı olan Sultanahmet’ teki Büyük Bizans Sarayı’nda, 12 yıl süren kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan arkeolojik buluntulara ilk kez Habertürk ulaştı.

Buluntular arasında Büyük Bizans Sarayı’nın ana giriş kapısı olan MS 5. yüzyıl tarihli Bronz Kapı (KhalkePue) ile hemen yanında “İsa Şapeli ” olarak bilinen bir kilisede var. Çalışmalar sonucu Bizans İmparatoru 1. Romanos (MS 920-944) döneminde yaptırılan “Soter Khristostes Khalkes Şapeli ” de asırlar sonra gün yüzüne çıktı.

Kazı alanında Geç Roma ve Erken Bizans dönemne ait zemin döşemeleri, Roma dönemine ait pişmiş figürünler, 13. yüzyıla ait çaydanlık ve fincanlar, Osmanlı dönemine ait tükrük hokkaları bulundu. Üzerinde “Lailaheillallah” yazılı, 1515-1520 yıllarına tarihlenen İznik işi vazo da çıktı. Ayrıca Ayasofya inşa edilirken kullanılan, üzeri “Megale Ekklessia” yani Büyük Kilise damgalı tuğlalar bulundu.

SOYLULAR MEZARLIĞI

Üniversite olarak yaptırılan ve adliye sarayı olarak kullanılan Darül fünun’un altındaki kalıntılarda, MS 5-6. yüzyıllar ile MS 11-13. yüzyıllar da kullanılan gömü alanları da bulundu.

Soylu İstanbullulara ait gömü alanından 81 adet iskelet çıkarıldı. Bazılarının başında gümüş taçlar ‘diademler) bulunan iskeletlerin yanında 11 ve 12. yüzyıllara ait pişmiş toprak kâseler, cam koku şişeleri ve soyluluğun sembolü olan mor renkli kumaş parçasına ulaşıldı.

Bizans’ta kemik erime hastalığı

Araştırmalar için Hacettepe Üniversitesi’ne gönderilen iskeletlerin cinsiyetleri, yaşları ve geçirdikleri hastalıklar belirlendi. Bizans döneminde yaşayan insanların da günümüz insanıyla benzer hastalıklardan mustarip olduğu ortaya çıktı. İskeletlerin dişlerinde iskorpit ve kemiklerinde erime bulgularına rastlandı. Araştırma sonuçlarına göre, o dönemde ortalama insan ömrü 35-40 yaş olarak tespit edildi.

Izgarada balık ve şarap seviyorlarmış

Çöplük amaçlı kullanılan 2 adet kuyuda yapılan kazılarda ilginç eserler çıkarıldı. Çok sayıda çanak çömlek, bugünkü balık ızgarasına bire bir uyan ızgaralar, 75 balık tabağı ve 113 şarap kadehi (kantharos), testiler, şeftali çekirdekleri, yılan kafaları ve çam kozalağı ile dinlenen Hermes figürü bulundu.

Nazım’ın şiiri çıkınca çok şaşırdık

Büyük Bizans Sarayı kazı sorumlusu Arkeolog Asuman Denker, şunları anlattı: “Son kazımızda, üzeri yazılı bazı kâğıt parçaları bulduk. Okunabilen yanık parçalar arasında Nâzım Hikmet’in 1933’te toplatılan ve ünlü şairin 6 ay 3 gün hapse çarptırılmasına neden olan Gece Gelen Telgraf adlı şiir kitabından parçalar vardı. Aynı alanda, şaire ikinci bir dava açılmasına yol açan Hiciv Vadisi’nde Bir Tecrübei Kalemiye adlı şiire de ulaştık. Adliye’ye ait mürekkep şişeleri, porselen fincan ve tabaklar, çeşitli mühürler ve yanık evraklar da çıktı. Osmanlıca dava dilekçelerine ulaşıldı. Bizim için çok heyecan verici.” Denker, İstanbul Adliyesi 1933’te yandığında kalıntılarının bu araziye yayıldığını da anlattı.

Otele açılan dava kazıyı da durdurdu

Danıştay 6. Dairesi, 11 ay önce aldığı bir kararla 1/5000 ölçekli tarihi yarımada üzerindeki tüm inşaatları davalar sonuçlanıncaya kadar durdurdu. Eski Sultanahmet Cezaevi üzerine kurulu Four Seasons Otel’in kazı alanında kalan 50 odalı ek bina inşaatı da, Mimarlar Odası’nın açtığı dava nedeniyle durduruldu. Kazı alanı ile otelin ek binasının yükseldiği inşaat aynı parselde olduğu için de mahkeme kararıyla inşaatla hiç ilgisi olmamasına rağmen asrın kazısı da durmuş oldu.

16.08.2009 Haber Türk