40 Yılını Harcadı, 5 Bin Yıllık Yerleşimi Ortaya Çıkardı

733

40-yilini-harcadi-5-bin-yillik-yerlesimi-ortaya-cikardiİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Klasik Arkeoloji bölümleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu, Antalya’nın Aksu ilçesinde bulunan Perge Antik Kenti’ne 40 yılını harcadı.

Prof. Dr. Abbasoğlu, asistanlığı döneminde kazı çalışmalarına başladığı Perge Antik Kenti’nin kendisi için bir nevi yurt olduğunu söyledi.

Perge Antik Kenti’ndeki ilk kazıların 1946 yılında Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından başlatıldığını kaydeden Abbasoğlu, Perge kazılarının, klasik arkeoloji alanında Anadolu’da yapılan en uzun soluklu Türk kazısı olduğunu bildirdi.

Kendisinin Perge’deki kazıların üçüncü başkanı olduğunu belirten Abbasoğlu, “Kazının ikinci başkanı Prof. Dr. Jale İnan’dır. Kazı 1988 yılından beri tarafımdan yönetiliyor. Asistanlığımda başladığım kazılar dolayısıyla 40 yılım Perge’de geçti. Bu bağlamda Perge benim bir nevi yurdum oluyor ve ona karşı farklı bir duygusal yaklaşımım mevcut” dedi. Perge’de 40 yıllık çalışmaları sonucu ortaya çıkan bulguları da anlatan Abbasoğlu, kazılar sonunda kentin kuruluş tarihini 3000 yıl geriye götürdüklerini dile getirdi.

Abbasoğlu, şunları söyledi:

“Eskiden Perge’nin kuruluşunun milattan önce 1200’lerde Troya savaşından sonra olduğu kabul ediliyordu, ama bizim çalışmalarımız sonucunda bu tarih yaklaşık 3 bin yıl daha geriye gitti. Yani çok daha eski, Akropoliste 5 bin yıllık bir yerleşim var. Bu çalışmalarımızın en önemli kısmı odur. Milattan önce 4. bin erken bronz çağı, bronz çağı, tunç dönemi ve demir çağına ait sürekli bir yerleşim var.” Abbasoğlu, mezarlık kazılarına da önem verdiklerini ancak mezarlığın bulunduğu bölgenin özel mülkiyette olması ve kamulaştırmada yaşanan sorunlar nedeniyle sıkıntılı olduklarını ifade etti.

Bazı mülk sahipleriyle anlaşarak kazıların bir kısmını gerçekleştirebildiklerini anlatan Abbasoğlu, “Burada arazinin dönümü için yaklaşık 30 bin TL istiyorlar. Geçen yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teklif ettiği para 25 bin liraydı. Anlaşma olmadı. Parsellerin çok geniş olması sorun oluşturuyor. Mesela parsellerden biri 106 dönüm. 32 hissedar var. O hissedarlardan 2 tanesi hayır diyor, 30 tanesi evet diyor ancak çözülemiyor. Kendi aralarında bölüşmüşler, ancak yasal olarak bölüşmemişler, o yüzden sorunu çözmek biraz zor” diye konuştu.

Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu, özel mülkiyette olan arazilerdeki mezarlıkların bazılarında kaçak kazıların yapıldığını, bu yıl da Nekropol’ün batısında bir kaçak kazı tespit ettiklerini ve sit alanı dışında olan bu bölgenin de sit alanı içine alınmasını önereceklerini anlattı.

Abbasoğlu, “Kaçak kazılar Türkiye’nin bir hastalığı ve maalesef oluyor. Tabii ki büyük tahribat da oluyor. Bilimsel kazılar dışındaki bütün kazılar zararlı” dedi. Antik mezarların bulunduğu alanın bir an önce kamulaştırılması ve kendilerinin de rahat bir şekilde çalışmalarını sürdürmeleri gerektiğini vurgulayan Abbasoğlu, kaçak kazıların yanı sıra yangınların da kent için tehlike arz ettiğini bildirdi.

Abbasoğlu, Perge’deki çalılıklarda bazen kuru hava dolayısıyla yangın çıktığını, bazen de Antik Kent’te bekçilik yapan görevlilere karşı kin duyan ya da kızan kişilerin kızgınlıkları nedeniyle kibrit ya da sigara atarak yangın çıkardıklarını kaydetti.

Prof. Dr. Abbasoğlu, Perge Antik Kenti’nde yer alan ve şu an “Z yapısı” olarak adlandırdıkları ancak yazıtlara dayanarak bir meclis binası olabileceği düşünülen bir yapının kazılarının da sürdürüldüğünü bildirdi.

Abbasoğlu, meclis binasının Patara Antik Kenti’ndeki kadar görkemli olmadığını ve zamanla bir çok değişikliğe uğradığını belirterek, “Yapının Milattan onra 2. yüzyıla ait olabileceğini düşünüyoruz.

Şimdilik Z yapısı olarak nitelendirdik. Bunun dışında da yeni buluntular var. Antik çağda kırılmış olan bir çocuk mezarı ortaya çıkardık. Sütunlu caddenin tam köşe taşını bulduk, bir tanrıça başı ortaya çıktı. Antalya Müzesi’nin yüzde 80’i Perge’den çıkmış eserlerden oluşuyor” diye konuştu.

17.08.2009 Turkish Journal