İsabey Köşkü Gün Işığına Çıkıyor

439

isabey-kosku-gun-isigina-cikiyorSelçuk Kalesi içinde yürütülen kazı çalışmalarında, Aydınoğulları Beyi İsabey’in ikamet ettiği Köşkün bulgularına rastlandı. Kazı Başkanı Büyükkolancı, ‘Selçuk’un başına taç gibi konulmuş olan Ayasuluk Kalesi, içindeki yapılarla birlikte 3 yıl sonra ziyaretçilere kapısını açacak’ diye konuştu.

İzmir’in Selçuk ilçesindeki Ayasuluk (Selçuk) Kalesi içinde yürütülen kazı çalışmalarında, Aydınoğulları Beyi İsabey’in ikamet ettiği Köşkün bulgularına rastlandı.

Ayasuluk Tepesi ve St Jean Kilisesi Kazı Başkanı, Yardımcı Doçent Mustafa Büyükkolancı, yaptığı açıklamada, Pamukkale Üniversitesi kazı ekibi olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve Selçuk Belediyesinin desteğiyle iki yıldır çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Büyükkolancı, 5 yıllık proje kapsamında çalıştıklarını, geride bıraktıkları iki yılda önemli çalışmalara imza attıklarını belirterek, Kalenin sur duvarlarının onarımı ve içindeki yapıların kazıların birarada yürütüldüğü bilgisini verdi.

Büyükkolancı, ‘Selçuk ilçesinin başına taç gibi konulmuş olan Ayasuluk Kalesi, içindeki yapılarla birlikte 3 yıl sonra ziyaretçilere kapısını açacak’ diye konuştu.

Ekibin geçen yaz kale içinde daha önce hiç çalışma yapılmamış bir yapıyı belirlediğini ve bu yapının sınırlarını çizdiğini ifade eden Büyükkolancı, Haziran ayında ise belirlenen alanda kazı çalışmalarına ağırlık verdiklerini söyledi.

KOMUTAN EVİ OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR

Büyükkolancı, yapı ortaya çıkmadan da burasının bir ‘komutan evi’ olduğunu tahmin ettiklerini, 1670 yılından kalma bir gravürde yer alan yapıyla, bulunan yapının yeri ve mimarisinin benzeşmesinin de bu görüşlerini desteklediğini anlatarak, yapının giderek ortaya çıkmasıyla burasının büyük olasılıkla İsabey’in konutu olduğunun tahmin edildiğini kaydetti. İsabey’in bölgeyi 30 yıl yönettiğini, 1375 yılında hala ayakta olan ve her yıl çok sayıda ziyaretçiye kapılarını açan İsabey Camisini yaptırdığını hatırlatan Büyükkolancı, bulunan yapıdaki bezeme ve profillerin camidekilerle çok benzediğini ifade etti ve ‘Hatta iki yapı aynı ustaların elinden çıkmış bile diyebiliriz’ dedi. Büyükkolancı, yapının en ilginç bölümlerinin mermerden yapılmış Doğu ve Güneybatı kapıları olduğunu ifade ederek, yapıda Efes’in Roma ve Bizans çağı mimari süslemeciliğinin örneklerinin görülebileceğini söyledi.

SELÇUK İLÇESİ YENİ BİR DEĞER DAHA KAZANDI

Selçuk’un çok sayıda tarihi zenginliği barındırdığını, bunların arasında kalenin ayrı bir öneme ve güzelliğe sahip olduğunu belirten Büyükkolancı, şu bilgileri verdi: ‘Selçuk Kalesi yeni ve görkemli bir yapıya kavuşmuş oldu. Kale içinde yükselen, iki katlı, üst katı ahşap yapı, yanındaki mescidi ve arka bölümünde yer alan hamamıyla birlikte, sanıyorum ki, 3 yıl sonra burayı gezmeye gelenler için gerçekten önemli bir merkez olacaktır.’

Büyükkolancı başkanlığındaki ekip, 15 arkeolog ve 30 işçiyle çalışmalarını sürdürüyor.

19.08.2009 Yeni Şafak