cesme-baglararasi-kazisi-suruyorÇeşme Bağarası’ndaki kazı çalışmaları Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Vasıf Şahoğlu başkanlığında sürüyor.

Yapılan arkeolojik kazılar sayesinde Çeşme sadece deniz ve güneş cennet değil aynı zamanda tarih cenneti olma yolunda ilerliyor.

Eski Liman kalıntıları bulundu

Çeşme Bağlararası’ndaki arkeolojik kazıların, Ankara Üniversitesi ve Çeşme Arkeoloji Müzesi’nin 2002–2005 yılları arasında ortaklaşa yaptıkları çalışmaların ardından, bu yıl Ankara Üniversitesi tarafından tekrar başlatıldığını dile getiren Doç. Dr. Vasıf Şahoğlu, “Kazı yaptığımız bu alanda Çeşme’de günümüzden 4500–4400 yıl öncesine, yani M.Ö. 2400-2500 yıllarına tarihlenen çok önemli bir liman kentinin kalıntılarına rastlandışını söyledi. Kazılarda ortay açıkarılan kalıntıların ve buluntuların çok iyi korunmuş olduğunu belirten Şahoğlu, binlerce yıl öncesine ait bu kadar iyi korunmuş ve az tahrip olmuş yapıların ortaya çıkmasının, çok rastlanan bir durum olmadığını belirtti. Çeşme’nin en eski yerleşmesi olan Bağlararası’nda yollar ve yolların etrafındaki yapılardan oluşan planlı bir yerleşim düzeni ortaya çıkmaya başlamıştır. Evler arasındaki dar sokaklardan oluşan yerleşim modelinin, Çeşme’de ve bölgede günümüze kadar ulaşan geleneksel bir yerleşim modeli olduğu ortay açıkmay abaşlamıştır. Kazılar, bu bölgenin en azından M.Ö. 3. Bin’den günümüze kadar sürekli bir şekilde iskân edildiğini göstermektedir. Yapılan kazılar, yerleşme binlerce yıllık tarihi boyunca, bazı yaşanan doğal afetlerden, bölgede tespit ettiğimiz derenin konumuna ve sahil şeridinin yer değiştirmesine bağlı olarak zaman içerisinde sağa sola, öne arkaya kayarak genişlemiş veya yer değiştirmiş olduğunu ortaya koymuştur. Şahoğlu, zaman içerisindeki bu değişimler sonucunda, bugünkü limanın eski dömnemlere göre daha batıya kaymış olduğunu söyledi. Yaptıkları çalışmaların sadece yapıları ortaya çıkarmak olmadığını belirten Doç. Dr. Şahoğlu, “Yaptığımız çalışmalarla yapıları ortaya çıkardığımız gibi, buluntular sayesinde o dönem insanları hakkında bilgi sahibi de oluyoruz. O dönemde yaşayan insanların günlük yaşayışları, sosyal ve dini faaliyetleri, kullandıkları aletler, ev araç ve gereçleri, yedikleri ve yemedikleri hayvanlar ile bölgede o dönemde görülen bitkilerle ilgili bilgiler elde ediyoruz” dedi.

Şaraphane tespit edildi

Bu yıl yapılan kazı alanının az ilerisinde bulunan alanda geçtiğimiz yıllarda yapılan kazılarda bir şaraphane ortaya çıkardıklarını belirten Şahoğlu, “Bulunduğumuz alan Çeşme Bağlararası ve biz bu alanda günümüzden 3700 yıl öncesine, yani M.Ö. 1700’lü yıllara ait bir şaraphane tespit ettik. Burada bir şaraphane olduğunu bulduğumuz üzüm çekirdeklerinden, şarapların konulduğu amforalardan, yonca ağızlı testilerden, şarap ezilen haznelerden ve şarabın muhafaza edildiği depolardan anlıyoruz. Tüm bu önemli keşifler, bağcılığın ve şarap üretiminin binlerce yıldır Çeşme’nin önemli ekonomik faalietlerindne biri olmaya devam ettiğini ortay akoymaktadır” dedi.

O dönemde Çeşme’nin önemli bir liman kenti olduğunu ve yaşayan insanların Girit ve Ege adalarıyla ticaret yaptığını da tespit ettiklerini dile getiren Doç. Dr. Vasıf Şahoğlu, “Elimize geçen örnekleri incelediğimizde Girit ile çok yakın bağlantı içinde olduğunu gördük. Örneğin Girit adasında yapılmış ve deniz yoluyla Çeşme’ye gelmiş kırılmış bir testi bulduk. Bu da bize Girit ile ticari faaliyetlerin gerçekleştirildiğini gösteriyor” dedi.

Çeşme, tarihi ile de çekim merkezi oluyor

Şaraphanenin olduğu kazı alanının üzerini geçici bir konstrüksiyonla kapattıklarını belirten Şahoğlu “Kış şartlarından korumak ve tahrip olmasını engellemek için alanı bu tür bir koruma altına aldık. Önümüzdeki yıllarda hem bu alana hem daha eski kalıntıları tespit ettiğimiz bölgeye yönlendirici tabelalar koyacağız. Böylelikle vatandaşlarımız ve turistler burada yaptığımız kazı çalışmaları hakkında daha detaylı bilgilere ulaşabilecek. Bu yıl, sadece kazı alanlarını görmek için Çeşme’ye gelenler var. Bölgenin, zaman içersinde turizm açısından daha da önem kazanacağına inanıyoruz. Böylece Çeşme yeni bir turist çekim merkezine kavuşacak” dedi. Çeşme – Bağlararasındaki bu yeni keşfin bölge tarihi açısından çok önemli bir bulgu olduğunu belirten Şahoğlu, sonunda Çeşme’nin de Efes, Didim, Bergama, Assos gibi tarihi ile bir bütün olan kentler araısna girebileceğini ve geçmişi ile övünebileceğini belirtti. Şahoğlu, Çeşme- Bağlararası’ndaki bu yeni bulguların, yukarıda bahsedilen klasik çağ kentlerinden binlerce yıl daha eskiye ait olduğunu da sözlerine ekledi.

31.08.2009 Gözlem Gazetesi

Bunlarda İlginizi Çekebilir!