Mal Giriş ve Çıkışı, 8 Bin Yıl Önce Kontrol Altına Alınmış

530

Diyarbakır’ın Bismil ilçesindeki Hakemi Use’de yapılan kazılarda, günümüzden 8 bin yıl öncesine ait mal giriş çıkışını kontrol altına alan bulgular ile silolar gün ışığına çıktı.

Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin’in başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen Hakemi Use kazısının bu yılki bölümü tamamlandı.

Kazılarda günümüzden 8 bin yıl öncesine ait 5 tahıl silosu ile mal giriş çıkışının kontrol altına alındığını kanıtlayan kil nesneler, geometrik damga ve mühür baskılar bulundu.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Halil Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dicle Nehri üzerinde inşası süren Ilısu Barajı gölü altında kalacak kültür varlıklarını kurtarmaya yönelik proje kapsamında yürütülen Hakemi Use kazısında bu yıl da önemli buluntuların çıkarıldığını bildirdi.

Kazılarda daha önce Neolitik döneme ait özellikle de tarımcı ve köy topluluğunun önemli bir evresini tespit ettiklerini belirten Tekin, Mezopotamya uygarlığının çok önemli bir döneminin varlığını Türkiye sınırları içerisinde ortaya çıkardıklarını anımsattı.

Bu dönemin, arkeoloji literatüründe ”Hassuna Dönemi” olarak bilindiğini hatırlatan Tekin, ”Tarımcı bir topluluk. Basit bir yaşam biçimi sürüyorlar. Kerpiç tam olarak henüz kullanılamamış ama onun yerine dökme çamurdan, dörtgen planlı, birkaç odadan oluşan mekanlarda yaşıyorlar ya da bu mekanları kullanıyorlar” dedi.

-ORTAK DEPOLAMA ALANI-

Tekin, Hakemi Use’nin bu yılki kazılarında oldukça ilginç mimari kalıntılara rastlandığını belirterek, şöyle dedi:

”Bismil İlçesi, Tepe Beldesi sınırları içinde yer alan Hakemi Use’de günümüzden yaklaşık 8 bin yıl öncesine ait yerleşim bulunmaktadır. 2009 yılında yerleşimin orta kesimine denk düşen bir alanda yan yana beş büyük silo ve bu siloların etrafını çeviren bir duvara rastlandı. Söz konusu yapılar kompleksini önemli kılan ise siloların arasında çoğu yan yana ele geçen çok sayıda kil nesneler. Bu nesnelerin bazılarının üzerinde ip izleri, bazılarında ise geometrik damga, mühür baskıları bulunuyor.”

Silolların, etrafının duvarla çevrili olduğunu ve yerleşimde yaşayanların ortak depolama alanı olduğunun anlaşıldığını ifade eden Tekin, bu alana mal giriş ve çıkışlarını kayıt altına almak için kilden yapılmış nesneler kullanıldığını anlattı.

Kazı Başkanı Doç. Dr. Tekin, şöyle konuştu:

”İlk yazılı belgelerin günümüzden yaklaşık 5 bin yıl önce, Sümerlerde yine depolama amaçlı binalarda sayısal işaretler olduğu hatırlanacak olunursa, Hakemi Use kazılarında ortaya çıkartılan farklı şekillerdeki kil nesneleri bir bakıma rakamların üç boyutlu hali şeklinde yorumlamak yanlış olmasa gerek.”

-LİTERATÜRDE JETON VEYA TOKEN OLARAK İSİMLENDİRİLİYOR-

Tekin, benzerlerine Yakın Doğu’nun pek çok tarih öncesi yerleşiminde de rastlanan bu kil nesnelerin arkeoloji literatüründe ”jeton” veya ”token” olarak isimlendirildiğini ifade etti.

Henüz merkezi gücün oluşmadığı bir dönemde, topluluğun artı ürünü düzenli bir şekilde depoladığını anlatan Tekin, en önemlisinin de depoya giriş çıkışın sıkı bir kontrol altında tutulmaya başladığının anlaşıldığına dikkati çekti.

Tekin, benzer sistemin günümüzde Yemen ve Libya’nın kırsal kesimlerinde bilindiğini, okuma yazma bilmeyen toplulukların ortak depolama alanlarında herkesin güvendiği bir görevlinin bulundurulduğunu aktaran Tekin, şöyle devam etti:

”Depolama alanından mal giriş ve çıkışı bu görevli tarafından denetlenmektedir. Her işlem sırasında kil, taş veya kemikten yapılmış nesneler deri veya sepet içine atılıyor, böylece topluluğa karşı günü geldiğinde hesap veriliyor. Hakemi Use’de de benzer bir sistemin olduğu anlaşılıyor.

Ayrıca kapların ağız kısımlarının kil topraklarla kapanması uzak mesafeli ticarete de işaret ediyor. Malın yerine açılmadan ulaşmasını kontrol etmek için bu kil kaplamalar kullanılmış.”

Doç. Dr. Halil Tekin, tüm bu arkeolojik verilerin, Hakemi Use’nin, günümüzden 8 bin yıl önce karmaşık bir ticaret ve depolama sisteminin varlığına işaret ettiğini vurguladı.

Tekin, Hakemi Use’nin M.Ö. 6200-5900 Hassuna dönemi yerleşimi olduğunu, dönemin Mezopotamya tarih öncesinin ilk boyalı seramiğinin kullanıldığı dönem olmasıyla dikkati çektiğini belirterek, ”Uygarlık tarihinde gerçek seramik fırının kullanılmaya başlandığı, kaliteli mühürlerin üretildiği bir dönem olarak tanınan Hassuna Dönemi’nin Türkiye sınırları içinde kazısı yapılmakta olan tek temsilcisi Hakemi Use’dir. Bugüne kadar ilkleri gün ışığına çıkaran Hakime Use’nin, önümüzdeki yıllarda da bilim dünyasına ışık tutacağını düşünüyorum.”

26.09.2009 Zaman