Kentsel dönüşüm projesi gerekçesiyle yıkılan Fatih’teki Neslişah ve Hatice Sultan mahallelerinde (Sulukule) bilimsel kazı yapılması kararı alındı.

HaberVs, geçen hafta yayınladığı haberde İstanbul Tarihi Yarımada’nın batı sınırında yer alan Sulukule’de arkeolojik kazı yapılması zorunluluğunu gündeme getirmişti (Sulukule’nin altı). Çünkü Tarihi Yarımada, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 17 Haziran 1995 tarihli kararıyla tarihi ve kültürel sit alanı ilan edilmişti. Bölgede inşaat izni ancak, binlerce yıldır yerleşim gören bu alandaki kültür varlıklarının tespit edilmesi ve muhafaza edilmesi gerekli olanların korunması koşuluyla verilebilirdi.

Haberin yayına girdiği gün söz konusu alanda arkeolojik kazı yapılmasına dair hazırlıkların yürütüldüğünü öğrendik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Vekili Zeynep Kızıltan bu bilgiyi doğruladı:

“Henüz nihai proje ortaya çıkmış değil, avan proje üzerinde çalışıyoruz. Ancak bölgeden sorumlu Yenileme Kurulu (Koruma Kurulu) arkeolojik kazı yapılması yönünde kararını bildirdi. Biz de projede yapılan düzenlemeleri ada ada, parsel parsel kontrol ediyoruz. Bu birimlere dair dosyaların tamamlanmasını bekliyoruz. Kurul, söz konusu alanın tümünde kazı yapılmasını karara bağlar ise araştırma çalışmalarımızı buna göre düzenleriz.”

Sulukule’de -yasalar gereği- bilimsel araştırma yapılması işlemi, Fatih Belediyesi Etüt ve Proje Dairesi Başkanlığı’nın Yenileme Kurulu’na başvurusuyla başladı. Nihai projenin kurul tarafından onaylanmasıyla birlikte İstanbul Arkeoloji Müzeleri Başkanlığı, kazı izni için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuracak ve inşaatı yürütecek firmayla (Özkar İnşaat) protokol imzalamayacak.

İhaleyi alan firma endişeli

Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) inşaat ihalesini Eylül 2009 sonunda kazanan ve 6 Ekim itibarıyla alanı devralan Özkar İnşaat, gelişmeleri yakından takip ediyor. İnşaat alanını sac bariyerlerle çevreleyen ve alana konteynırlarını yerleştiren firma, araştırma projesinin takviminin belli olması için belediye, müze ve kurulla görüşmelerini sürdürüyor. Ulaştığımız bir firma yetkilisi, gecikmeden duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getiriyor: “Kentsel dönüşüm projesi yıllardır devam etmesine rağmen biz ihaleyi alana kadar arkeolojik araştırma için hiçbir adım atılmamış. Şimdi hepsini biz yapmak ve sonuçlandırmak durumundayız.

Arkeologları neler bekliyor?

Şüphesiz Sulukule için alınan bilimsel araştırma kararı, İstanbul ve dünya tarihi önemli bir fırsat. Çünkü tarihi boyunca dünyanın en büyük yerleşimlerinden biri olan ve yoğun yerleşime sahne olan Tarihi Yarımada’da gerçekleşecek en büyük kazılardan birine şans tanıyor. Bugüne kadar gerçekleşen kısıtlı sayıdaki yüzey araştırması, Sulukule’nin toprak altında neler sakladığını anlamak için yeterli değildi. Yakın zamanda başlaması umulan araştırma, kent tarihinin karanlık köşelerine de ışık tutabilecek.

İÜ Bizans Sanatı ABD Öğretim Üyesi Engin Akyürek, HaberVs mikrofonlarına şunları söylemişti:

“Sur içinde (Tarihi Yarımada) herhangi bir yerde toprak altında buluntu olmaması çok uzak bir ihtimal. Sulukule’nin hemen kuzeyinde bugün Kariye Müzesi olarak isimlendirilen Khora Manastırı var. Günümüze sadece kilise kısmı ulaştı ama aslında bu manastır geniş bir yapılar topluluğudur. Yine Kariye’nin kuzeyinde, Tekfur Sarayı olarak bilinen ve Ortaçağ’da Bizans imparatorları tarafından kullanılan Blakhernai Sarayı’na ait yapılar mevcut. Her iki yapı grubunun da Sulukule’de devam ediyor olması olası. Yerini kesin olarak belirleyemesek de o bölgede önemli yapılar olduğu biliniyor.”

Buzdağının görünen yüzü?

Diğer taraftan Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi 13 Ocak’ta yayınladığı “Sulukule’de Yenileme Projesi ve Arkeolojik Kalıntılar” başlıklı duyuruda, alandaki hafriyat arasında olasılıkla Bizans dönemine tarihlenen kültür varlıklarının bulunduğuna dikkat çekiyordu. Buluntular dozer kepçeleri tarafından tahrip edilmişti.

Marmaray Projesi sayesinde son beş yılda Tarihi Yarımada’da, İstanbul’da bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı kent içi arkeolojik araştırmalar yapıldı. Başta Yenikapı olmak üzere bu “zorunlu” kazılar, İstanbul ve dünya tarihine somut katkılarda bulundu.

Görünen o ki Sulukule’de -kentsel dönüşüm projesini yürütenleri olmasa da- arkeolog ve tarihçileri renkli günler bekliyor.

19.01.2010 Habervesaire