Milas’a bağlı Gölyaka köyüne hakim Beşparmak Dağları’nda bulunan ve her geçen gün daha da harap olan Hz. İsa ve 12 havarisinin fresklerinin de bulunduğu Yediler Manastırı, önlem alınmaması halinde tamamen yıkılacak.

Bafa Gölü manzaralı her yıl binlerce turistin ziyaret akınına uğrayan ve doğal güzelliğiyle de dikkat çeken bölgeye ulaşmak için yaya olarak yaklaşık 3 saatlik yolculuk yapılması gerekiyor. Öte yandan bölgede bulunan ve Alman arkeologlar tarafından tarihte tespit edilen en eski insan tasvirlerinin bulunduğu mağaralar da tarihsel öneme sahip. Özellikle yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kapıkırı ve Gölyaka’daki alanlar Hıristiyanların kutsal mekanlarından kabul ediliyor.

M.S. 7.yüzyılda inşa edildiği öğrenilen yapıda manastır, kilise ve kale kalıntıları bulunuyor. Yapıtlar arasında en dikkat çekeni yaklaşık 5 metre yüksekliğindeki oyuk bir kayada bulunan Hazreti İsa ve 12 Havarilerinin resmedildiği fresk. Yaklaşık Bin 230 yıllık fresk yıllara meydan okusa da yapımında kullanılan kireç ve dış şartlar nedeniyle özellikle Hazreti İsa ve havarilerinin yüz kısımlarında yıpranmalar olduğu gözlendi.

STYLOS MANASTIRI

Bölgedeki manastırlar içinde Hristiyan dünyası için en önemlisi olduğu söylenebilir. Bugün Karpuzlu Köyü yakınlarındaki ” Arap Avlusu ” olarak adlandırılan mevkide yer alan manastıra ulaşabilmek hayli yorucu olmaktadır. Kapıkırı köyünden başlayan yürüyüş, Beşparmak dağları üzerine tırmanılarak devam etmekte ve 5 saat kadar sürmektedir.

Lokantaların yanından Kapıkırı Köyü Yaylası’na doğru giden yolu izleyerek yaylaya ulaştıktan sonra, yayla girişinde sağdan dağa doğru giden bir patika var. Bu patika, antik Kral Yolu’na ait olduğu için zemini düz taşlarla döşenmiş ve oldukça belirgin. Antik yolu takiben devam eden yürüyüş sırasında zamanın tahribi nedeniyle yol, yer yer gözden kaybolmakta ve rotayı belirlemek güçleşmektedir. Yürüyüş parkuru olarak oldukça güzel olan bölgeye, bir rehber eşliğinde gitmek daha akılcı olabilir.

Alman arkeolog A. Perchlow bölgede yaptığı araştırmalar sırasında yolun gözden kaybolduğu kısımlarda kaya ve ağaçlar üzerine kırmızı ve mavi boyalarla işaretleme yaparak ( ! ) yolun hattını belirlemeye çalışmış. Arap Avlusu dağın üst kısımlarında genişçe bir düzlük. Bu düzlükte bugün bir yörük ailesi yaşıyor. Stylos Manastırı, çevresi surlarla çevrilmiş bir şekilde bu düzlüğün biraz yukarısında yer alıyor. Manastırın durumunun çok iyi olduğu söylenemez. Asıl yapıya ait iç odaları gezilebilen manastırda 10.yy’da Paulos adlı bir keşiş yaşamış. Bu keşişe ait çilehane olarak kullanılmış küçük bir mağara ise manastırın az yukarısında görülebilmektedir. Söylentiye göre Paulos burada meşe palamudu ve bitki kökleri yiyerek yıllarca yaşamış. Çilehanenin freksleri belli oranda zarar görmekle birlikte çok kötü durumda değildir. Paulos’un buraya yerleşerek Stylos Manastırının temelini attığı söyleniyor. Fırtınalı bir gecede mağarasına giren bir panterin ona dokunmaması, Poulos’la ilgili mucizevi bir olay olarak aktarılıyor.

YEDİLER MANASTIRI

Eski adı Bucak Köyü olan Gölkaya Köyü’nden ( Kapıkırı’na gelmeden bir önceki köy ) bir saatlik yürüyüşle Yediler Manastırına ulaşılabilir. Manastıra giden yol kırmızı boyalarla işaretlenmiş durumda. Zeytinlikler içersinden oldukça rahat bir yürüyüşten sonra ulaşılabilen manastır, göle hakim bir tepenin üzerine kurulmuş.

Sur duvarları ve iç yapılarının bir kısmı ayakta olan manastırın yakınlarında bir düzlükte küçük bir kilise kalıntısı daha vardır. Yuvarlak ve doğal bir kayanın içi oyularak kovuk haline getirilmiş ve içi frekslerle süslenmiştir.

29.01.2010 Kent Haber