Her yıl ziyaretçi akınına uğrayan ve bünyesinde bulunan Kral Mezarları ile herkesi büyüleyen Kaunos Antik kentini geçtiğimiz yıl içinde 44 bin 876 yerli ve yabancı turist ziyaret etti, 2009 yılında antik kenti gezen ziyaretçilerden ise 227 bin 760 lira gelir elde edildi.

Muğla Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre Kauonos Antik Kenti aldığı ziyaretçi sayısı ile birlikte Sedir Adası’ndan sonra en çok ziyaret edilen ören alanlarından biri oldu. Kaunos antik kentini 2006 yılında 46 bin 893, 2007 yılında 35 bin 963, 2008 yılında ise 50 bin 771 yerli yabancı turistin ziyaret etti. Kaunos Antik kentinin tarihte de önemli bir kent olduğunu belirten uzmanlar antik tarihteki yeri, içinde bulundurduğu çeşitli eserleri ve Dalyan’dan izlenilebilen Kral Mezarları ile herkesin ilgisini çekmeye devam ettiğini kaydettiler.

1966 YILINDAN BU YANA KAZILAR DEVAM EDİYOR

Çandır köyü sınırları içerisinde bulunan Kaunos Antik Kenti’nde 1966 yılında başlayan kazı çalışmaları halen devam ediyor. Günümüzde kazı çalışmaları Prof. Dr. Cengiz Işık başkanlığında gerçekleştiriliyor. Cengiz Işık tarafından Liman Agorası ve Çeşme Binası bölgesinde ağırlık verilen kazı çalışmalarında o döneme ait önemli bulgular tespit edildi. Prof. Dr. Cengiz Işık tarafından yapılan kazı çalışmalarında geçtiğimiz yıllarda antik kent içinde tuzların depolandığı tuzlak alan ile yine antik kente ait anfi tiyatro bugünkü döner sahne sistemlerinin prototipi olan Periaktos (antik çağ tiyatrolarının döner sahnesi) isimli sahnede gün ışığına çıkarılmıştı.

KAUNOS ANTİK KENTİ

Kaunos Antik Kenti’ne Dalyan’dan tekneyle gidilebiliyor. Tekneyle ören yeri iskelesine ulaştıktan sonra on dakikalık bir yürüyüşle Kaunos Antik Kenti’ne ulaşılıyor. Denizden yatla gelenler Delikli Ada çevresinde demirleyip tekneyle kanalı izleyerek iskeleye çıkabiliyorlar. Kaunos Kenti tarihte, ticari açıdan önemli bir liman kentiydi. Zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetti. Tarihin babası Heredot’a göre Kaunoslular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Giritli sayıyorlardı. Coğrafyacı Strabon da Kaunos’un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanının bulunduğunu yazıyor.

Perslerin Anadolu’yu bütünüyle ele geçirmesi üzerine kent Mausolos’un yönetimine girdi. MÖ. 334’de İskender’in Persleri yenmesi üzerine kent önce Prenses Ada’nın, sonra Antigonos’un, daha sonra Ptolemaios’un yönetimine girdi. Rodos Krallığı, Bergama Krallığı ve Roma egemenlikleri altında kaldı. Limanın dolmasıyla önemini yitirmeye başladı.

Antik kentte yer alan tiyatroda 33 oturma sırası bulunmaktadır. Tiyatronun batı yönündeki yapı kalıntılarından biri bazilika tipi kiliseye aittir. Diğerleri Roma Hamamı ve tapınağa aittir.

Aşağıda tamamlanmayan bir daire biçiminde örülmüş ve yivsiz sütunları bulunan yapının arkasında üç basamakla yükseltilmiş podyum bulunuyor. Burada tapınağın kalıntıları görülüyor. Daire biçimindeki yapının ne olduğu ise bilinemiyor. Surları ve kuleleri bütünüyle görmek için uzunca bir keşif gezisine çıkılması gerekiyor. İskelede kayalara oyulmuş kovuklar bulunur. Bunlar, Kaunos’a yük taşımak için antik limana yanaşan gemilere fener görevi gören dev ateşlerin yakıldığı kovuklardır.

06.02.2010 Güney Ege