Arkeoloji Dünyasını Heyecanlandıran Tünel!

2
707

İzmir’de bir efsane gibi konuşulan Agora ile Kadifekale’yi birbirine bağlayan binlerce yıllık tünel ortaya çıkarıldı.

Kentte yıllardır Kadifekale ile Agora arasında bir dönem tünelden gidilip gelindiği konuşuluyordu. Yılların sırrı, Agora kazılarını yöneten Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy başkanlığındaki ekip tarafından ortaya çıkarıldı.

DHA muhabiri, ekipte yer alan Arkeolog Çağdaş Yılmaz ile Agora semtindeki eski bir evin avlusundan bu efsanevi tünele girdi, bir süre tünelin içinde birlikte yürüdü.

Yüksekliği 2 metre, eni 1 metre olan tünelin, binlerce yıl öncesinde olduğu gibi, gidilebilen bölümüne kadar hala sağlamlığını koruduğu görüldü. Tünelin bir bölümünün düz olduğu, zaman zaman ise kıvrılarak ilerlediği dikkati çekti.

Tünelin uzunluğunun nereye kadar devam ettiği tam olarak belirlemedi. Oksijensiz bir ortam olması ihtimaline karşı, daha sonra tam donanımlı olarak tünele girilerek, uzunluğunun ve nereye kadar ulaştığının ortaya çıkarılacağı belirtildi.

Arkeolog Çağdaş Yılmaz, büyük heyecan yaratan ve yıllardır, kuşaktan kuşağa var olduğu konuşulan tünelin bir girişinin de Agora’daki kazı alanında bulunduğunu belirtti.

Yılmaz, “Tünelin şimdiki Kadifekale eteklerine uzandığını tarihi bulgular da ortaya koyuyor” dedi. Yılmaz, yüksekliği 2 metre, genişliği yer yer 1 metreyi geçen tünelle ilgili şunları söyledi:

“Efsaneye göre; Makedonya kralı Büyük İskender’in Bayraklı’daki ilk Smyrna kentini ve çevresindeki küçük yerleşimleri ele geçirdiği sırada gördüğü bir rüyaya dayanıyor. İskender avlanmak üzere geldiği Pagos (şimdiki Kadifekale) eteklerinde Nemesis Tapınağı önündeki bir pınarın başında ve bir çınar ağacanın altında uykuya dalar. İskender’in uyuduğu pınardan akan suyun yolu tünel olarak anılmıştır.

Roma dönemi su kanalları aslında tünel büyüklüğündedir. Bu su da tam 2500 yıldır bu kanallardan kesintisiz Agora’ya akmaktadır. Şu anda tünelin gidebildiğimiz kadarının içi diz hizasına kadar pınarın suyu ile dolu. Sikkelerde zaten bu olayın temsili var. Gerekli restorasyon ve güçlendirmeler yapılırsa, tünel ziyarete açılabilir. Gidebildiğimiz kadarıyla tünel hala dimdik ayakta duruyor. İskender’in Kadifekale efsanesi ve tünelin ortaya çıkarılması tüm dünyanın gözlerinin İzmir’e çevrilmesini sağlar”

“İzmir için büyük kazanç”

Konak Belediye Başkanı CHP’li Hakan Tartan, yıllardır İzmirliler’de büyük merak uyandıran ve Agora ile Kadifekale’yi bağlayan tünelin ortaya çıkarılmasının kent için büyük kazanç olduğunu dile getirdi. Tartan, tünelin giriş kapısının bulunduğu Agora semtindeki evin, sahibi tarafından satılacağını duyunca, satın alınması için gerekli talimatları verdi, “O evi aldık bilin” diye konuştu.

Başkan Tartan, “Avlusundan tünele girilen ev, bizim desteklerimizle süren Altınpark kazı alanına çok yakın. Üstelik bu bölgede müze evler oluşturmak için çalışmalarımız sürüyor. Basmane ve çevresi tarihi bir hazine. Tüneldeki evi satın alıp restore ettireceğiz. Konunun uzmanları Arkeologlar ile görüşüp halkın ziyaretine açılması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Tünelin bulunması sadece kentimizde değil hem ülke genelinde hemde yurt dışında büyük bir heyecan yaratacaktır. Yeraltında gezmek ziyaretçilere büyük heyacan verecektir, bundan İzmirimiz kazançlı çıkacaktır” dedi.

15.02.2010 CNN TURK

2 YORUMLAR

  1. Arkeolog Çağdaş Yılmaz’ı tünel yerine su yolu dediği için tebrik ederim. Söz konusu kalıntıları görmedşm ama haberdeki fotoğrafı görür görmez aklıma ilk gelen Su yolu oldu. Yapı Agora içinde belki bir Nymphaion ile sona eriyordu. Yine Agoraların alışveriş yeri olarak temizliği de önemli olduğu için mutlaka suya ihtiyaç vardı.

  2. Macaristanda Eger kasabası civarında bulunan Aggtelek Mağaraları dünyanın bilinen en uzun mağaralarında biri olarak isim yapmıştır. Birçok amatör ve profesyonel araştırmacıların sık sık ziyaret ettikleri bir mağaralar zinciri şeklinde olan bu tarihi alan, 2 nci dünya savaşı sırasında Macar ve Çekoslovak halkının kaçış ve gizlenme yeri olarak çok insani bir hizmeti de vermiştir. Halen faal olarak gezi ve turlarda yer alan ve merak uyandıran bir yerdir.
    1975-76 senelerinden civardaki Kazincbarcika kasabasındaki bir kimyevi fabrika inşaatında görev yaparken duyup merakla gezme duygusu tatmini için, ailecek gittim, gördük ve bilgilendik. Mağara içinde bazı bölümlere cami ve minare isimleri verilip istanbuldan isimler alınmıştı. Tabii burada Türk olmanın başka bir gururu var, zira türklere karşı çok nazik ve yakınlık gösterisini birçok yerde gördük.
    Mağara içi güvenlik ve emniyet bakımından, gerek aydınlatma ve gerekse tabii afetlerde yardımcı hizmet verilmesini sağlamak amacı ile yangın cihazları ilede donatılmış idi. Birçok kesimlerinde yapma köprüler ve derin su ikazları için tabelalar vardı. Yani çok dikkatli olarak turist ziyaretlerine açılmıştı.