Muğla’nın Hasankeyf’i Sular Altında Kalıyor

919

Eski Muğla-Aydın karayolu üzerinde bulunan tarihi İnce Kemer Köprüsü, köprünün bulunduğu çay üzerine yapımı tamamlanmak üzere olan Çine Barajı’nın suları altında kalacak.

İzmir 2 Nolu Anıtlar Kurulu, tarihi İnce Kemer Köprüsü’nün taşınması yönünde karar alırken, Muğla sınırları içinde kalan tarihi köprü, Muğla Anıtlar kurulu tarafından 50 yıl sonra suların çekileceği gerekçesi ile baraj suyunun altında kalması yönünde karar aldı.

1995 yılında yapımı başlanan Çine Barajı ve HES inşaatının başlamasından sonra barajın kurulduğu çay üzerinde 2400 yıllık tarihi İnce Kemer köprüsünün ne olacağı ile ilgili tartışmalar başladı. 9,4 km2’lik bir göl alanına sahip Çine Barajı’nın göl sahası içinde kalan İnce Kemer Köprüsü ile ilgili olarak Kültür Bakanlığı İzmir 2 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 21.02.2001 tarih 9835 sayılı kararı ile “İnce Kemer Köprüsü” nün taşınması konusunda yer tespiti yapılarak belirlenen bölgeye nakledilmesi kurulca kararlaştırılmıştır” denildi. Barajın Aydın sınırları içinde, İnce Kemer Köprüsü’nün de Muğla il sınırları içinde kalması nedeniyle nihai kararı Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü verdi. Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu 23.08.2002 tarihi ve 1709 sayılı kararında, “2000 yılı aşkın bir geçmişi bulunan tarihi mirasın su altında kalmasının taşıma gerekçesi olamayacağına, bu nedenle su altında kaldığına göre, su içinde bozulma ve yıpranmasını önleyici teknik ve bilimsel önlemlerin kurulumuza da bilgi verilerek, ve yine kurul kararıyla uygun görülecek şekilde olmasına, bu işlem yerine getirilmeden söz konusu anıtsal yapıyı su altında bırakacak uygulamaya geçilemeyeceğine’ karar verdi.

Yatağan Belediye Başkan Vekili ve Araştırmacı Yazar Tarcan Oğuz, İnce Kemer Köprüsü’nün sular altında kalacak olmasını tepki gösterirken, “Eski Muğla-Aydın karayolu üzerinde bulunan, Çine barajı nedeni ile baraj inşaat sahası içersinde kalan tarihi “İncekemer Köprüsü” ve “İsa Meryem Havarileri Freskleri” eğer gerekli Müdahaleler yapılmazsa inşaat çalışmaları nedeni ile ya tahrip edilecek, veya barajın suları altında kalarak yok olacak. Roma dönemini yansıtan kabartmalar, Bizans dönemine ait ilk Hıristiyanların tapınmak amacıyla yaptığı 5.ve 6. yüzyıla ait “İsa ve Meryem Havarileri Freskleri”nin de içersinde bulunduğu alanın kurtarılması konusunda Yatağan Belediyesi birçok kez girişimlerde bulunulmasına rağmen, bürokratik engeller nedeni ile bir adım bile yol alınamadı. İzmir 2 Nolu Anıtlar Kurulu tarihi köprünün taşınmasına karar veriyor. Fakat aynı bakanlığa bağlı Muğla Anıtlar Kurulu tarihi köprünün sular altında kalmasını istiyor. İki kurulun kararları birbirleri ile çelişiyor. Hak sahibi Muğla olması nedeniyle Muğla’nın verdiği karar geçerli oluyor” dedi.

Halk arasında “Gelin Geçmez Köprüsü” olarak da bilinen İnce Kemer Köprüsünün kimler tarafından yaptırıldığı yönünde bir bulgu bulunmuyor.

İNCE KEMER KÖPRÜSÜ’NÜN HİKÃYESİ

Roma döneminde, Çine Çayı üzerinden karşıdaki bir yerleşim yerine borularla içme suyu götürülmesi için köprü yaptırılır. Ancak her yapılışının ardından bir sel geçince yıkılır. Kralın çok güzel bir kızı vardır. Köprü yıkılmayacak şekilde sağlam yapabilen ustaya kızını vereceğini açıklar. 20 yaşında yağız bir yapı ustası, yardımcılarını da yanına alarak gece gündüz çalışıp taşları işledikten sonra bu günkü İnce Kemer’i yapar. İçme suyu da köprü üzerine döşenen borularla karşıya geçirilir. Köprü, yağışlardan ve sellerden etkilenip yıkılmaz, ancak bir süre sonra kral sözünde durmaz, bir işçi ve usta olan gence kızını vermekten vazgeçer. Genç de bir gece kazmasını balyozunu alıp köprüyü yıkmaya başlar. Bu sırada kralın adamları haber alıp genci ölesiye dövdükten sonra köprüden atarlar ve ölümüne sebep olurlar. Genç ise son nefesinde kralın kızının mutlu olmaması ve köprüden geçtiği takdirde evlat yüzü görmemesi için kötü dua eder. Bu hikaye, kuşaktan kuşağa devam eder. Yöredeki genç kızlar ve gelinler de uğursuz saydıkları bu köprüden geçmez. O sebeple yörede ‘Gelin Geçmez Köprüsü’ olarak anılır.

16.02.2010 Beyaz Gazete