Zonguldak’ta sürdürülen Antik Tios kentindeki bulgular, Kazı Başkanı Prof. Dr. Atasoy’u da şoke etti. Yabancı arkeologlardan kazıya katılma teklifi yağdığını belirten Atasoy, “Gün yüzüne çıkarmaya çalıştığımız Antik Tios kenti, Karadeniz sahilinde bu kadar önemli tek antik kenttir. Kazılarda, tarih ile arkeoloji açısından sadece Türkiye’de değil, dünya literatürüne girecek bir takım bulgular ulaştık” dedi.

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos Beldesi’nde yürütülen Antik Tios kenti kazı çalışmalarında ortaya çıkan bulgular, Kazı Başkanı Prof Dr. Sümer Atasoy’u da şoke etti. Atasoy, Zonguldak Eğitim ve Kültür vakfı tarafından düzenlenen “Dünden Yarına Filyos” konulu konferansta önemli bilgiler verdi. Kazı başlamadan önce yaptığı araştırmalarda küçük bir yerleşim yeri olarak gözüken Filyos Beldesi’ndeki antik kentin yaptıkları incelemelerde ise büyük ve önemli bir yerleşim merkezi olduğunu anladıklarını anlatan Atasoy, “2006 yılında eski Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen’in daveti ile geldim.Bu kadar önemli bir yer olduğunu doğrusu ben de bilmiyordum. Kazıya başlamadan önce antik kaynaklar da araştırırız. Toprak üstündeki kalıntılara bakarız. Bu öyle olmadı. Tarih boyunca küçük bir kent olarak gözüküyor. Toprak üstünde de pek az kalıntı var. Ama radar ölçümleri ile biz de şoke olduk. Toprağın altında çok büyük bir kent var. Hiç de bahsedilmeyen büyüklükte bir kent. İnceleme ve sondajlardan sonra anladık ki, burada tarihte pek bilinmeyen ve günümüzden 2 bin 600 yıl önce kurulmuş olmasına rağmen çok güzel bir kent ortaya çıkacak. Bunun için kolları sıvadık, kazıya başladık” dedi.

Bütçe ve kalacak yer gibi birçok sıkıntıya rağmen kazıda çok iyi sonuçlar elde ettiklerini belirten Atasoy, çalışmaların ekonomik nedenlerden dolayı ağır yürüdüğünü de ifade etti.

İğneada’dan Batum’a kadar Karadeniz sahilinde benzer bir antik kentin olmadığını vurgulayan Atasoy, dünya literatürüne girecek bulgulara ulaştıklarını anlattı. Atasoy, şöyle devam etti:

“Filyos Antik Tios kenti, Türkiye’nin Karadeniz sahilinde tek örnek. Başka örnek yok. Karadeniz sahilinde kurulmuş tüm kentlerin hepsi, eski Milattan önce 10. yüzyıldan sonra kurulmuş. Bizim kazı yaptığımız Kale bölgesinde M.Ö 6. yüzyılın sonuna yani, yaklaşık 2 bin 600 yıl önce kurulmuş ve günümüze kadar gelmiş. Tüm tabaları görebiliyoruz. Helenlerden sonra Romalılar, daha sonra Bizanslılar, sonra Cenovalılar gelmiş, sonraları da Türkmenler, Türkmen beylikleri gelmiş, Osmanlılar gelmiş. Günümüze kadar kullanılmış. Bir şansı var. Bir kentin üzerine yani antik kentin üzerine başka bir kent kurulmamış. Bugünkü Filyos beldesi daha batıya kurulmuş. Sadece 1945 yılında Sümerbank’ın Ateş Tuğla Fabrikası yapılırken antik kentin bir bölümü tahrip edilmiş ama ondan sonra bir tahribat olmamış. O bakımdan şanlıyız. Yani Karadeniz sahilinde tek örneğimiz olan Antik Tios kenti, tarih ve arkeoloji açısından sadece Türkiye’de değil, Dünya litaretürüne girecek bir takım bulgular bulduk.”

Gerek bulguların yayınlanmasında, gerekse uluslar arası panellerde yaptığı konuşmalarda Antik Tios kentinin tanıtımı olduğunu vurgulayan Atasoy, kentteki kazı çalışmalarına katılmak için yabancı arkeologlardan teklif yağdığını kaydetti. Rusya, Romanya gibi Karadeniz’de kazı yapan ülkelerin oluşturduğu bir konseyde ikinci başkan olduğunu da hatırlatan Atasoy, “Türkiye’de kimse ilgilenmediği için bulguları, Türkçe de yayınlamıyoruz. Yabancı dilde yayınlıyoruz. Tüm Karadeniz sahillerinde kazı yapan tüm ülkelerin, Bulgaristan, Romanya, Gürcistan, Ukrayna ve Rusya’nın da ortak olduğu konseyde ikinci başkanım. Kazı çalışmalarının başladığı 2006 yılından itibaren yurt dışında pek çok konuşma yaptım. Buralarda Tios’u anlatıyorum. Dolayısıyla herkes buraya gelmek istiyor, kazıya katılmak istiyor. E mailler ya da mektup gönderiyorlar. Kazıya kendilerini de almamızı istiyorlar. Çünkü buranın önemini biliyorlar. Çıkacak buluntulara ortak olmak istiyorlar. Ben de kabul etmiyorum. ‘Biz Türkler kazalım, Türk öğrencileri yetiştirelim, ondan sonra’ diyorum” dedi.

Bu sezonki kazı çalışmalarının tamamlandığını, bir sonraki çalışmaların ise akademik yılın bitiminin ardından başlayacaklarını ifade etti.

02.03.2010 Beyaz Gazete