arkeolojihaber.net 1 YAŞINDA

arkeolojihaber.net 1 YAŞINDA

7 693

12 Mart 2009 tarihinde güncel arkeoloji haberlerini ilgililerine ulaştırmak için çıktığımız yolda bir yılı doldurduk. Bu bir yılda Türkiye’nin farklı farklı yerlerinden ve yayın kuruluşlarından yararlanarak 1133 haber yayımladık. Yayınladığımız haberler yaklaşık 30.000 tekil ziyaretçiyle buluştu.

arkeolojihaber.net her geçen gün okuyucularımızdan aldığımız görüş ve yorumlar sayesinde gelişmeye devam etmekte. Yolu arkeolojiden geçen ve bizlerin yanında yer alan okurlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Sizlerden aldığımız güç ve destek ile yayın akışımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerle…

arkeolojihaber.net ekibi

7 COMMENTS

  1. Böyle bir sitenin bulunması çok güzel. Umarım bu şekilde nice seneler yayın hayatına devam eder. :)

  2. Gençlerin mesleki çalışmalarla ilgili gelişmeleri yakından takip edebildikleri ve arkeolojiyle ilgili haberleri anında alabildiğimiz arkeolojihaber.net ekibinin 1. yaşı kutlu olsun! İleride daha büyük hizmetlerde bulunmanız dileğimle yaş gününüz hayırlı olsun..

  3. Arkeoloji haberleri için gösterdiğiniz çabayı tebrik ederim. 1.yaş gününüz kutlu olsun, dilerim varlığınız artan başarılarla sürsün. Emeğinize sağlık…

  4. Bir İTÇ (ilk tunç çağı) uzmanı olarak, Bu sitenin fikir sahibi ve moderatörü, arkeoloji sevdalısı, yakın dostum Sayın Murat BAŞLAR’ı verdiği emeklerden dolayı kutlarım. Nice nice senelere hep beraber inşallah, Doğum Günün Kutlu Olsun arkeolojihaber.net :)

  5. Başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.Japonya’dan takip ediyoruz sitenizi :)

  6. ArkeolojiHaber.net, henüz bir yaşında olmasına rağmen, Türkiye’de daha önceden yapılmamış türde bir siteydi. Kısa yayın hayatına rağmen, ArkeolojiHaber’den sonra aynı türde, arkeolojiyle ilgili haber yayınlayan benzer sitelerin açılması da, ArkeolojiHaber’in doğru, önemli bir işi gerçekleştirdiğini kanıtlıyor. Tabi, ArkeolojiHaber’in kalitesi ve hassasiyetiyle diğerlerinden ayrıldığını söylememiz gerekir.

    Açıkçası, ArkeolojiHaber.net’ten önce, Türkiye’de günlük basında arkeoloji ile ilgili bu kadar çok şeyin yazılıp çizildiğini fark etmemiştim. Bir yılda 1100’den fazla haber, günde en az üç arkeoloji haberinin yayınlanması demek. Yıllardan beri yabancı basını da arkeolojiyle ilgili olarak takip ediyorum. Türkçe olarak yayınlanan haberlerin sayısının yabancı kaynaklı haberlerden az olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

    İzin verirseniz, burada, Türkçe kaynaklar ile yabancı kaynakların bir mukayesini yapmak isterim. Zira, sevgili dostum Murat Başlar’ın kurduğu ArkeolojiHaber.net sitesi olmasaydı böyle bir genel analizi yapmak mümkün olamayacaktı.

    Türkçe kaynaklarda çıkan arkeoloji haberlerinin büyük çoğunluğu “Tarihi Eser Kaçakçılığı” ile ilgilidir. Türkiye gerçeğini, ve halkımızın büyük çoğunluğunun arkeolojiye bakışını yansıtmakta olsa da, bu konunun yabancı ülkelerdeki haberlerle karşılaştırılması mümkün değildir. Ne yazık ki, Tarihi Eser Kaçakçılığı haberlerinde, Türkiye lider ülkelerden bir tanesidir.

    Bilimsel nitelikli arkeoloji haberlerinin kaynaklarına baktığımızda, Türkçe arkeoloji haberlerinin genel olarak, arkeologlar tarafından yapılan yazılı ya da sözlü basın açıklamalarının öncelikli olduğunu görüyoruz. Hatta pek çok zaman, arkeologlar, daha arazi çalışmaları bile sonlanmadan, “canlı yayın” yapıyorlar.

    Yurtdışındaki bilimsel nitelikli arkeoloji haberlerinin kaynaklarına baktığımızda, gazetecilerin çoğunluğunun, doğrudan doğruya, bilimsel bir dergide yeni çıkmış bir yazıyı kaynak olarak gösterdiklerini görüyoruz. Bunlar yazıların yazarları tarafından basına servis edilmiş olsa bile, arkeoloji haberini okuyanlar, haberin nitelikli, hatta çoğu zaman da uluslararası indekslere girmiş hakemli bir dergideki, gerçekten bilimsel bir kaynağa dayandığını biliyorlar.

    Dolayısıyla, haber kaynaklarının basit bir değerlendirmesi bile, Türkiye’deki arkeoloji çalışmalarının seviyesini göstermeye yetebiliyor. Ne yazık ki, Türkiye’de, arkeologlar tarafından basına, dolayısıyla da halka sunulan çalışmalar nitelikli bilimsel çalışmalardan çok, spekülatif, hatta çok zaman açıklamayı yapanın uzmanlık alanı dışındaki bulunan “ilk fikirlerden” oluşuyor.

    Dolayısıyla, hayatında kabak bitkisini sofrasından başka yerde görmemiş olanlar, kabak bitkisinin kökeninin orası değil de burası olduğu; arkeometrik tarihleme yöntemlerini hiç bilmeyenler, bilmem neyin tarihinin aslında çok daha eskiye gittiği hakkında (özür dilerim ama daha uygun bir kelime yok) “sallama” sonuçlarını halka sunuyorlar.

    Bir arkeolog yılda bir ay ya da bilemediniz en fazla üç ay kazı, araştırma yapar. Uluslararası yayınlara baktığımızda, bu kadar bir sürede gerçekleşen araştırma sonuçlarının ortaya çıkması, en iyi ihtimalle birkaç yıllık bir çalışmayı gerektirir. Analiz çalışmaları, kazılardan her zaman için daha uzun sürer. Dolayısıyla, kazıevi basın toplantıları, bilimsel anlamda geçerli analizler değil, istenen, arzu edilen, daha doğrusunu söyleyelim, hayal dünyasından gelen sonuçlar içindir (tabi çok nadiren, istisnalar olabileceğini de unutmamak gerekir)

    Tabi bu sansasyonel haberlerin ne amaçla yapılmakta oldukları da belli. Ne yazık ki, Türkiye’deki arkeologlar, kazı ve benzeri araştırmaları için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin almak zorundalar. Ayrıca, arkeolojik arazi çalışmaları pahalı bir araştırma yöntemi olduğundan, özellikle üniversiteler gibi sponsor bağlantılarına ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısıyla arkeologların pek çoğu, gazete haberlerini, politik ve ekonomik amaçları için kullanıyorlar.

    Ne yazık ki, bunu yaparken, zaten tarihi eser kaçakçılığı haberlerinde lider ülke durumuna gelmemizi sağlayan halkımızın tarih anlayışını nasıl darmadağın ettiklerini pek de umursamıyorlar. Çünkü arkeologların pek çoğu, önümüzdeki sene, bakanlıktan araştırmasına izin çıkıp çıkmayacağının derdinde. Bu izinlerin alınıp verilmesinin çok zaman bilimsellik dışında, politik nedenlerinin olduğu herkes tarafından bilinirken arkeologlarımızı çok da suçlamamamız, ya da en azından anlayabilmemiz gerekiyor.

    Ancak bunların, günümüzdeki ve gelecekteki kuşakların tarih ve arkeoloji bilincini ne ölçüde “televole”leştirdiğinin de arkeologlar tarafından anlaşılması gerekiyor. Basının da, “sayfa boş durmasın” mantığıyla sallama açıklamaları, hiç kontrol etmeden aynen yayınlamaması gerekiyor.

    ArkeolojiHaber’i gerçekleştiren Murat Başlar’a, Türk arkeolojisinin bilimselliği ve sorunları hakkındaki bir çarprazkesiti bizlere sunduğu için bir kez daha teşekkür ediyorum. ArkeolojiHaber ve buna benzer nitelikli çalışmaların ülkemizdeki eski eserlerle ilgili bilgilenmeye, bilinçlenmeye önemli katkıda bulunduğuna inanıyorum.

    Ve her şeyden öte, gelecekte basında çıkacak arkeoloji haberlerinin, Türk arkeolojisinin, bilimsel gelişmesine paralel olarak daha nitelikli ve daha az mide bulandırıcı olmasını ümit ediyorum.

  7. ben bu sitede bir haber bulamadım çünkü 2009 a aitti benim isdediğm 2010 olması lazım ynede çalışmalarınız için teşekkür ederim :)

Leave a Reply