Muğla´nın ünlü Dalyan beldesindeki kanalın karşı tarafında Köyceğiz ilçe sınırları içinde kalan tarihi kaya mezarlarını iki büyük tehlike bekliyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi Arkeolog Altan Türe, hava şartlarının büyük oranda etkilediği ve her geçen gün erimekte olan kaya mezarlarının bir başka korkulu rüyasının da çok yakından geçen uçaklar ile helikopterler olduğunu açıkladı.

Türe, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay´ın ´turistler daha iyi görsün´ diye yaptırmak istediği ahşap seyir teraslarından da hemen vazgeçilmesi gerektiğini savundu.

Türkiye´nin en önemli kültür hazinelerinden biri olarak kabul edilen tarihi Kaya Mezarları gerek hava şartları gerekse de uçak ve helikopterlen kaynaklanan tehlikelere karşı direniyor.

1970-71 yılları arasında Kaunos harabelerinde görev yapan DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Altan Türe, 2 bin 500 yıllık tarihe dayanan ve turistlerin en büyük ilgi odaklarından birisi olan Dalyan Kaya Mezarları´nın her geçen gün biraz daha yok olmasının en önemli nedenlerinden birisinin gürültü kirliliği olduğunu söyledi.

Mezarların oyulduğu kayanın kireçtaşından bir yüzeyi bulunduğunu ve yer yer çatlaklar meydana geldiğini belirten Türe, koşulların hızla değişmesi nedeniyle tehlikenin boyutlarının büyüdüğünü anlattı.

Türe, “Örneğin havadaki sülfür miktarının baca gazları nedeni ile artması, belki Yatağan Termik Santrali´nden yapılan baca gazlarından gelen sülfür ile teknelerin egzozlarından çıkan gazlarla kireç taşı üzerinde tahripler meydana gelmeye başladı. Bu tahripler doğal çatlakların içerisine sızan asit biçimine girdi. Havadaki nem ile birleşen sülfür, sülfürik asit oluşturur ve kireç taşının can düşmanıdır. Bunun yanı sıra bir pilot dostumuz çok ilginç bir tez getirdi ki çok mantıklı. Bu çevrede bazen çekimler için bazen de turist gezdirmek için sık sık helikopterler geçiyor ve Kaya Mezarları´nın çok yakınlarına sokuluyorlar. Bunların pervanelerinin yarattığı vibrasyon da bu tahribatı hızlandıran nedenlerden biri” dedi.

Muğla´nın ünlü Dalyan beldesindeki kanalın karşı tarafında Köyceğiz ilçe sınırları içinde kalan tarihi kaya mezarlarını iki büyük tehlike bekliyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi Arkeolog Altan Türe, hava şartlarının büyük oranda etkilediği ve her geçen gün erimekte olan kaya mezarlarının bir başka korkulu rüyasının da çok yakından geçen uçaklar ile helikopterler olduğunu açıkladı.

Türe, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay´ın ´turistler daha iyi görsün´ diye yaptırmak istediği ahşap seyir teraslarından da hemen vazgeçilmesi gerektiğini savundu.

Türkiye´nin en önemli kültür hazinelerinden biri olarak kabul edilen tarihi Kaya Mezarları gerek hava şartları gerekse de uçak ve helikopterlen kaynaklanan tehlikelere karşı direniyor.

1970-71 yılları arasında Kaunos harabelerinde görev yapan DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Altan Türe, 2 bin 500 yıllık tarihe dayanan ve turistlerin en büyük ilgi odaklarından birisi olan Dalyan Kaya Mezarları´nın her geçen gün biraz daha yok olmasının en önemli nedenlerinden birisinin gürültü kirliliği olduğunu söyledi.

Mezarların oyulduğu kayanın kireçtaşından bir yüzeyi bulunduğunu ve yer yer çatlaklar meydana geldiğini belirten Türe, koşulların hızla değişmesi nedeniyle tehlikenin boyutlarının büyüdüğünü anlattı.

Türe, “Örneğin havadaki sülfür miktarının baca gazları nedeni ile artması, belki Yatağan Termik Santrali´nden yapılan baca gazlarından gelen sülfür ile teknelerin egzozlarından çıkan gazlarla kireç taşı üzerinde tahripler meydana gelmeye başladı. Bu tahripler doğal çatlakların içerisine sızan asit biçimine girdi. Havadaki nem ile birleşen sülfür, sülfürik asit oluşturur ve kireç taşının can düşmanıdır. Bunun yanı sıra bir pilot dostumuz çok ilginç bir tez getirdi ki çok mantıklı. Bu çevrede bazen çekimler için bazen de turist gezdirmek için sık sık helikopterler geçiyor ve Kaya Mezarları´nın çok yakınlarına sokuluyorlar. Bunların pervanelerinin yarattığı vibrasyon da bu tahribatı hızlandıran nedenlerden biri” dedi.

Hava sahasının kapatılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, ancak bir irtifa sınırı konulabileceğini kaydeden Türe, çizilen bu sınırın altına inilmesinin yasaklanması gerektiğini söyledi.

Türe, “Ben de birkaç kez izledim. Helikopter neredeyse kaya mezarının 100-150 metre yakınından geçiyor. Çok yazık. Bu tarihi mirası korumak için her türlü önlemin alınması gerekiyor” dedi.

“Seyir teraslarına hayır”

Türe, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay´ın da turistlerin Kaya Mezarları´nı çok daha iyi izleyebilmeleri için ahşap seyir terasları yaptırmak istediğini ve buna da kesinlikle karşı olduğunu belirtti.

Türe, “Benim her şeyden önce kavrayamadığım bir şey var. Sayın Bakanım gerçekten eski eserlere ve arkeolojiye son derece meraklıdır ve büyük destek sağlar. Sayın Günay buraya seyir platformu yapılmasından çok, Kaya Mezarları´nın restorasyonunun yapılması için geldi ve söz verdi. Şimdi bu restorasyon yapılmadan, mezarların yüzeyinde sağlamlaştırma gerçekleştirilmeden, ki bu çok uzun bir çalışmadır, böyle bir teras yapılamaz” dedi.

Dalyan´ı Dalyan yapan en önemli özelliğin doğal peyzajın çok iyi korunması olduğunu ifade eden Türe, “Bu yapıyı bozmak bana katliam gibi geliyor. Maki ve sazların içerisinden geniş bir ahşap platform yükselecek. Buradaki silueti tamamen öldürecek ve Kaya Mezarları´nın görüntüsünü de bozacak. Bu konuda çok endişeliyim. Bilimde bir kişinin görüşü esas değildir. Birçok uzman ile derinlemesine tartışmak gerekir. Hangisinin doğru olduğunu araştırmak gerekir” dedi.

Arkeolojide, ören yerleri için en büyük kaygının yapının içine insan girmesi olduğunu da belirten Altan Türe, “Turistin gereğinden fazla yaklaşması ve sokulması biz arkeologları rahatsız eder. Zaten denge zor sağlanmış yapılardır. Bence kanalın karşı tarafında belediyenin yapmış olduğu çok güzel bir park alanı var. Oraya teleskoplar yerleştirilebilir ve insanların kaya mezarlarını detaylı olarak incelemesi temin edilebilir. Kesinlikle burada bir platform yapılıp doğal peyzajın bozulmasına karşıyım. Bu beni ürpertiyor” diye konuştu.

25.03.2010 CNN TURK