Oyuncağın Tarihi İnsanlık Kadar Eski

456

Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Diler, “Oyuncağın tarihi insanlık kadar eski. Antik çağlarda, oyun ve oyuncak, çocuğu yaşama hazırlayan önemli bir eğitim aracıydı” dedi.

Muğla Metin Bilim Enstitüsü tarafından düzenlenen “Arkeolojik Buluntularda Oyun ve Oyuncak” konulu konferans, Muğla Müze Müdürlüğü Mustafa Pabuçcuoğlu Salonu’nda yapıldı. Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Diler’in verdiği konferansı, öğretim üyeleri, öğrenciler ve davetliler izledi.

Oyun ve oyuncakların tarihinin M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayandığını belirten Prof. Dr. Adnan Diler, “Oyun bir davranış biçimidir, oyuncak da bunun aracıdır. Oyuncak hayatı öğretir, zekayı geliştirir. Antik çağlarda oyuncaklar çocukların bir eğitim aracı olarak kullanılmıştır. Oyuncağın çıkışı avcılığa, dinsel motiflere ve savunma sanatına bağlıdır. Mağara duvarındaki resimlerde oyuncağın büyükler tarafından oynandığını gösteriyor. Oyuncak memeliler ve kuşların bir davranış şeklidir. Öğrenme, anlama, savunma, savaşta ve avlanmada oyuncağın büyük etkisi vardır. Bunu keşfeden büyükler çocukları oyuncaklarla hayata hazırlamıştır” dedi.

Oyuncakların antik dönem çocuk mezarlarında çok görüldüğünü belirten Prof. Dr. Diler, şunları söyledi: “Çocuk mezarlarının içinden misket, minyatür kaplumbağa, topaç ve şak şak adı verilen oyuncaklar çıktı. Antik çağlarda aile bağları günümüzdekinden daha iyiydi. Aileler çocukların eğitimine daha fazla önem veriyordu. Eğitimin yanında savunma sanatlarını da öğretiyorlardı. Bunları antik vazoların üzerindeki resimlerden görebiliyoruz. Deniz kabukları oyuncak olarak kullanılmıştır. Üç santimetrelik seramik yuvarlak cisimler üzerine iki delik açılarak fır fır adı verilen oyuncaklar üretilmiştir. Bazı oyunlar kralların çocukları için üretilmiştir. Özellikle topaça M.Ö. 8. yüzyılda çok rastlıyoruz. Kemiklerle oynanan aşık oyunu da bu dönemde çok yaygındır. Bu oyunların temelinde mücadele vardır.”

Prof. Dr. Diler, dama ve satrancın antik dönemde önemli bir yere sahip olduğunu vurgularken, “Achilleus (Aşil) ve Ajax gibi ünlü komutanlar Troya’da dama oynayarak savaşlara hazırlanmışlardır. Savaş taktiklerini geliştirmek için sürekli dama oynadılar. Hindistan’da doğan Arap Yarımadasında yayılan satranç da komutanlar tarafından çok oynanırdı” dedi.

Antik dönemde top oyunlarının da yaygın olduğunu ifade eden Prof. Dr. Diler, “Yunanistan başta olmak üzere antik dönemde top oyunları çok fazlaydı. Büyüklerin de oyun oynadığını görüyoruz. El ve ayakla oynanan top oyunları için karşılaşmalar da yapılırdı. Top oyunları şekil değiştirerek günümüzde futbol, voleybol ve basketbol olarak karşımıza çıkıyor. Dini inanışa göre oyuncakların tanrılar tarafından çocuklara hediye edildiğine inanılıyordu. Kızlar büyüdüklerinde oyuncaklarını Artemis tapınağına erkekler ise Apollon tapınağına bırakırdı. Ağaçtan, fildişinden ve pişirilmiş topraktan yapılan oyuncaklar antik çağların vazgeçilmezleriydi. Bu oyuncaklar gelişerek günümüzdeki hallerini almıştır. Her çocuğun oyuncağa ihtiyacı vardır. Oyuncak insanlığın doğuşu kadar eskidir” diye konuştu.

28.03.2010 Hürriyet