İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu, M.S. 2. yüzyıl ortalarında yapılan Side Antik Tiyatro’nun dünyanın Grek-Roma yapılarından biri olduğunu söyledi.

Haluk Abbasoğlu, Side Antik Kent’te bulunan çoğu Roma dönemi eserlerinin İtalya Roma’da olmadığını belirtti.

Mevcut tiyatronun, daha ufak Helenistik bir tiyatro üzerine kurulduğunun tahmin edildiğini ifade eden Abbasoğlu, 15 bin kişi seyirci kapasiteli olan tiyatronun arkasına destek teşkil edecek bir tepe bulunmadığı için Doğu Akdeniz Bölgesi’nin tek Grek-Roma eseri olduğunu kaydetti.

Abbasoğlu, “M.S. 2. yüzyıl ortalarına doğru yapılan Side Antik Tiyatro günümüzde ayakta kalan nadir Grek-Roma eserlerinden biridir. Arkasına destek teşkil edecek bir tepe bulunmadığı için çok üstün mimari teknikle yapılmıştır. Kemerleri ise kendine özgüdür. Dış görünüşüyle Batı Roma İmparatorluğu büyük amfi tiyatrolarını andırmaktadır. Tiyatronun ortasındaki yoldan (diazoma) aşağı doğru 29 sıra mevcuttur. Tiyatronun sahnesi 3 kattan ibarettir. Sahnenin üst cephesi çok zengin mimariye sahip. M.S. 5. yüzyılda şapeller yapılar Erken Hristiyanlık döneminde açık hava kilisesi olarak kullanılmıştır.” diye konuştu.

Abbasoğlu, Türkiye’de Efes’ten sonra ikinci kazı yapılan tarihi ören yerinin Side Antik Kent olduğunu söyledi.

Side Antik Kent’in gün yüzüne çıkmasında Ordinaryüs Prof. Dr. Arif Müfid Mansel, Prof.Dr. Jale İnan, Dr. Ülkü İzmirligil’in büyük katkılarının olduğuna işaret eden Abbasoğlu, Perge kazıları öncesi kendisinin de bir dönem Side Antik Kent’te kazı çalışması yaptığını kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Side Antik Tiyatro’yu sahne kısmı ve ön bölümlerde yıkılma tehlikesine karşı 2009 yılından itibaren konser ve uluslararası etkinliklere kapatmıştı.

13.04.2010 Gaste Bursa