Gaziantep’in Zengin Bir Kültürü Var

740

Gaziantep’in eski çağlardan günümüze çok önemli kültürlere beşiklik ettiğini ve çok önemli eserlere sahip olduğuna işaret eden Gaziantep Müzesi Müdürü Ahmet Denizhanoğulları, kentin, bu konumuyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olduğunu vurguladı.

Kentte gerçekleştirilen tarihi yapı restorasyonlarının kültür turizmine çok önemli katkıları olduğunu belirten Denizhanoğulları, “Gaziantep sanayi şehri ama sanayi de belli bir yere kadar. Emek yoğun olan turizm sektörünün canlanması gerekir. Turizmin canlanması için tarihi eserlerimizin gün ışığına çıkarılması, sergilenmesi ve reklâmının yapılması gerekmektedir” dedi.

Gaziantep eski çağlardan beri çok önemli bir merkez. Özellikle Zincirli, Karkamış, Tilmen Höyük, Taşlıgeçit Höyük, Dülük ve benzeri birçok höyüklerde ilmi araştırmalar yapıldı ve Gaziantep’in Geç Hitit merkezi olduğu belgelendi. Dolayısıyla kent merkezinde bile tarihi eserlerimiz oldukça zengin. Yakın çağımıza, Osmanlı dönemine ve Cumhuriyet dönemine ait eserlerimiz var. Eserlerimizin çeşitliliği ve zenginliğinden dolayı da müzemiz önemli bir ziyaretçi potansiyeline sahip.

*Zeugma’dan çıkarılan tüm mozaikler şu an sergileniyor mu?

Bin 500 metrekare mozaiğimiz var, bunun şu an sadece 550 metrekaresini sergileyebiliyoruz. Yeni müze faaliyete geçtiği zaman bu bin 500 metrekare mozaiğin tamamını sergileyebileceğiz ve depolarımızda hiç mozaik kalmayacak. 110 bin dolayında arkeolojik eserimiz var. Bu eserlerin de ancak 3 bin kadarını sergileyebiliyoruz. Yeni yapılan Zeugma Müzesi’ne taşınmamızla birlikte yine örnek teşkil edebilecek eserlerin büyük çoğunluğunu sergileyebileceğiz. O zaman da müzemiz başlı başına turizm merkezi olacaktır. Başka illere baktığınızda turistler denize, ören yerlerine ve çeşitli alternatiflere yöneliyorlar. Ancak Antep’e gelen turistlerin yüzde 50’si özellikle müzeyi görmeye geliyorlar ve geldikten sonra da diğer tarihi ve kültürel dokuyu geziyorlar. Müzeler, turizmi sürükleyici önemli bir faktördür. Tüm eserlerimiz sergilenmeye başladığında ziyaretçilerimizin de artmasını bekliyoruz. Gaziantep sanayi şehri ama sanayi de belli bir yere kadar. Emek yoğun olan turizm sektörünün canlanması gerekir diye düşünüyorum. Turizmin canlanması için tarihi eserlerimizin gün ışığına çıkarılması, sergilenmesi ve reklâmının yapılması gerekmektedir.

*Şehirdeki restorasyon ve kültür turizmini canlandıran gelişmeleri nasıl karşılıyorsunuz?

Gösterilen çaba ve gerçekleştirilen çalışmalar çok önemli. Tarihi eserlerimizin restorasyonlarının yapılması ebetteki büyük bir gelişme. Harabe ve atıl vaziyetteki eserler kimsenin ilgisini çekmeyecektir. Ayrıca bu eserlerin yenilenmesiyle birlikte ileride gelir getirici faktörler ortaya çıkacak. Restore edilen yapılardan Butik oteller ya da el sanatlarının sergilenip satıldığı yerler açılacaktır. Dolayısıyla bu eserler restore edilerek ölümden kurtulacak ve yaşayan eserlere dönüşecek. Bu açıdan baktığınızda Gaziantep’te oldukça başarılı ve güzel gelişmeler var.

*Geçen yılın bu aylarıyla kıyaslarsak bu yıl müzeyi ziyaret edenlerde bir artış var mı?

Geçen yıl içerisinde müzemizi toplam 193 bin 561 kişi ziyaret etti ve eserlerimiz hakkında bilgi aldı. Bu yıl itibariyle son üç ay içerisinde 18 bin kişi müzemizi ziyaret etmiş. Geçen yılın ilk üç ayına baktığınızda aşağı yukarı aynı sayıda kişiye tekabül ediyor. Müzemizde ilkbahar ve sonbahar aylarında çok daha fazla ziyaretçimiz oluyor. İnsanlar yaz aylarında denizi tercih ettikleri için kültürel gezileri bahar aylarında gerçekleştiriyorlar. Bu aylarda bir yoğunluk bekliyoruz.

*Gaziantep’in çeşitli bölgelerinde kazılar yürütülüyor. Bu kazılarda son durum nedir?

2009 yılı içerisinde Müze Müdürlüğü Başkanlığında altı tane kazı gerçekleştirildi. En önemlisi de Nizip merkezde çıkan mozaik alanımız. Üç arkeoloğumuz orada çalışıyor. Kazılar bütün kış boyunca sürdü ve şu an çıkan mozaik 3 yüz metrekareyi geçti. Çıkan mozaikleri yerinde korumayı düşünüyoruz. Çünkü oralarda sonra daha farklı şeyler de çıkabilir ve o bölgede turist çekebilecek bir zenginlik oluşabilir. Onun için oradaki mozaikleri kaldırmıyoruz. Kazı bitiminde restorasyonu yaparak yerinde sergileyeceğiz. Açık hava müzesi gibi olacak. Çıkan eserler çok büyük önem taşıyor çünkü üzerlerinde yazıt var. Tarihe ışık tutuyor olması yazıtların önemini arttırıyor. Eserlerin yapılış tarihi 412. Çok yakında bu konuda gereken bilgileri daha geniş bir şekilde açıklayacağız. Şu an kazı devam ediyor.

Nizip’te Aşağı Çardak Köyü’nde vatandaşlarımızın ihbarı üzerine bir kazıya başladık. İki ay süren kazılar neticesinde Hıristiyanlarca kutsal sayılan 5. ve 6. yüzyıl dönemine tarihlediğimiz şehitlik gibi bir mozaik alanı ortaya çıktı. Bu mozaikleri yerinde korunmaya müsait olmadığı için müzemize getirdik. Ortaya çıkardığımız 30 metrekare mozaik üzerinde Grekçe yazıtlar var. Yazıt olması biraz önce de sözünü ettiğimiz gibi eserin ne kadar önemli olduğunun en açık göstergesi. Mozaiklerin üzerinde ayrıca geometrik, hayvan ve bitki motifleri de var.

Sam Mezeresi dediğimiz yerde bir ihbar üzerine mezar kazısı yaptık. Roma dönemine ait bir mezardı. İçerisinden 16 adet envanterlik eser çıkarttık. Bunlardan beş tanesi cam şişe. Öyle ki cam şişenin sağlam olarak çıkması çok nadir görülen bir durumdur. İki adet bronz ayna ve sekiz adet de dokuma ile ilgili ağırşak çıkarttık. Zaten bunlar aile mezarlığı olduğu için hem bayan hem erkek mezarları var.

Rumkale kazımız 2009 yılı boyunca ara ara restorasyona dayalı olarak gerçekleştirildi. Restorasyon çalışması süresince bizim kazı yapmamız gereken yerler vardı. Buralarda kazılar yaptık. Birçok toprak ve taş yığını kaplı bölgeyi açtık ve ortaya çıkarttık. Rumkale o kadar zengin bir kültür hazinesine sahip bir bölge ki kazıları da bu yıl ve önümüzdeki yıllarda devam edecektir.

*Karkamış kazısı mayın temizleme çalışmaları biter bitmez başlayacak mı?

Karkamış kazısının farklı bir durumu var. İlk önce tabii ki mayınların temizlenmesi gerekiyor. Bu tarz kazılar büyük kazılardır ve müzeler o kadar büyük çapta kazılara giremiyor. Zaten buna Bakanlığımız da izin vermiyor. Bu çapta kazıları üniversiteler yürütüyorlar.

*Vatandaşların bulup size getirdiği eserleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mozaikler genelde yüzeyde olan eserlerdir. Vatandaşlarımız tarla sürerken bile mozaiklere rastlayıp bizlere haber verebiliyorlar. Biz de gidip bakıyoruz, gerekli incelemeleri yapıyoruz. Gerçekten tarihi bir eser olup olmadığı yönünde karar veriyoruz.

Vatandaş tesadüfen bir yerde kültür varlığı bulduğu takdirde üç gün içerisinde bize bildirmek zorunda. Üç gün içerisinde bildirmezse bu suç sayılıyor. Bulduğu eseri üç gün içerisinde getirdiğinde biz bunu inceleriz, komisyonumuz tarihi eser olup olmadığını değerlendirir. Kıymet takdir komisyonu da inceler bir fiyat belirler. Vatandaşın bulduğu eserin parasını yüzde yüz vererek eseri satın alırız. Yalnız burada önemli olan husus vatandaş bu eseri iyi niyetle getirirse parasını alır. Sizde bir eser var diyelim ve başka birisi de sizi ihbar etti. Yakalanırsanız sizi ihbar edene değişik oranlarda ikramiye veriliyor. Sizler de takip ediyorsunuz insanlar sürekli kaçak kazılar yapıyorlar ve sürekli de yakalanıyorlar.

*Türkiye’de Ermenilere ait eserlerin olduğuna dair söylemler var.

O yöndeki söylemler tamamen asılsız. Bizans, Roma dönemi ya da gayri Müslimlerle ilgili herhangi bir eser hemen Ermenilere mal edilebiliyor. Aslında konunun esası öyle değil. Ermeniler zaten tarih boyunca bir devlet kuramamışlar. Osmanlı döneminde yaşamışlarsa Osmanlıların boyunduruğu altında, Selçuklular döneminde yaşamışlarsa Selçukluların boyunduruğu altında kalmışlar. Bundan dolayı da o boyunduruğu altında yaşadıkları devletlerin kültürlerini ortak kullanmışlar. Kendilerine has bir kültürleri olmamış. Söylemlerin bilimsel bir kaynağı yok.

*Vatandaşın köylerde bulduğu eserleri müzeye taşımıyorsunuz. Bunun nedeni nedir?

Taşınmaz kültür varlıklarını müzelere taşımıyoruz. Taşınmaz kültür varlığı nedir? Örneğin bir tarihi bir binadır, mezar taşıdır. Bunların yerinde korunmaları esastır. Mecbur kalınmadıkça bu eserler alınıp müzelere getirilmezler. Tahrip olacağı ya da korunamayacağı gerekçesiyle taşımaya mecbur kalınırsa getirilip müzeye konulabilir. O da ancak kurul kararıyla olabilir. Normalde muhtarlar köyün mülki amiridir ve köydeki her şeyden onlar sorumludur. O eserlerin korunmasıyla muhtarlar ilgileniyorlar.

*Müzede çok daha fazla merak edilen ve ziyaret edilen eserler var mı?

Bizim müzemize gelen ziyaretçilerin en çok merak ettiği eserler Çingene Kızı ve Mars heykelidir. İnsanların müzelerdeki eserlere bakış açıları farklılıklar gösterebiliyor. Bilim adamları olaya bilimsel açıdan ve farklı gözle bakarken, halkımız biraz daha görsel eserlere yönelebiliyor. Örneğin bilim adamı küçük bulleler (mühür baskı) ile onların üzerlerindeki şekiller ya da tarihçeleriyle çok daha fazla ilgileniyorlar. Ama dediğim gibi en çok ilgiyi Çingene Kızı ve Mars heykeli çekiyor. Sadece bu eserleri görmek için müzemize binlerce kilometre uzaktan gelen insanların sayısı çok fazla.

*Batalhöyük’te son durum nedir?

Batalhöyük’te bildiğiniz gibi bir park yapılması gündemdeydi. Parkın yapımı kurul kararıyla durduruldu ve o şekilde bekliyor. Höyüklerdeki kazıları ancak ve ancak büyük kazı ekipleri gerçekleştirebilir. Bir üniversite ‘Ben burada kazı yapmaya talibim’ der ve bu talebi de kabul edilirse kazı başlayabilir. Ama bu çaptaki kazılar müzelerin kaldırabileceği kazılar değil.

14.04.2010 Gaziantep Haberler