Tarihin İlk Saray Kapısı Burada!

435

Aslantepe’de açık hava müzesi kurulacak.

Dünyanın ilk sarayının kapısı, köy yerleşimleri, ok uçları, bronz iğneler, pişmiş topraktan çanak çömlekler, takılar, mühür, geç Hitit dönemine ait hayvan mezarı ve bir sur duvarı bulunan Aslantepe’de açık hava müzesi oluşturulmasına yönelik çalışmaların son aşamaya geldiği, müzenin gelecek yıl açılacağı bildirildi.

Malatya Arkeoloji Müzesi Müdür Vekili Ziya Kılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aslantepe Ören Yeri’nde geçen yıl haziran ve ağustos aylarında 2 alanda kazı yapıldığını hatırlattı.

Kılınç, ”Haziran ayında MÖ 3300’lere tarihlenen ve daha önceki kazılarda çıkarılan sarayın tadilat çalışması ve açık hava müzesine dönüştürülmesi için müteahhide verilen proje uygulanmaya başlandı. Ağustos ayında ise höyüğün kuzey yamacında Hitit dönemine ait ören yerinin batı yamacına düşen saray ve sarayın güneydoğusundaki tunç dönemindeki çalışmalar gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda sarayın giriş ve kapı kısmı bulundu. Kapı kısmı kerpiçle yapılmış” dedi.

Sarayın açık hava müzesine dönüştürülmesi için projeyi kazıyı yürüten İtalyan La Spienza Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Aslantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Marcella Frangipane başkanlığındaki ekibin hazırladığını belirten Kılınç, ödeneğin Malatya Valiliğince çıkarıldığını, sarayın çatısının kapatılma işleminin tamamlandığını söyledi.

-”GEÇEN YIL 26 ESER BULUNDU”-

Açık hava müzesinin gelecek yılın sonlarında açılacağını ifade eden Kılınç, şöyle konuştu:

”Sarayın batı yamacında tunç dönemine tarihlenen küçük köy yerleşimleri ortaya çıktı. Bu köy yerleşimlerinde odaların çok küçük olduğu, minyatür şeklinde yapıldığı görüldü. Bunların çobanlara ait kulübeler olabileceği tahmin ediliyor. Bunlar da bize şunu gösteriyor ki Aslantepe Ören Yeri kompleks bir alan. Burası insanların hem dini hem kültürel hem de ekonomik açıdan yaşamını devam ettirdiği bir şehir alanı olarak görülmekte.”

Geçen yılki kazılarda 26 eser bulunduğunu, bunların arasında mühürlerin de olduğunu anımsatan Ziya Kılınç, ”Halkın topladığı tahıllar saraya getiriliyor. Bu tahılları alan memurlar mühürlüyor. Tahıllar sarayda depolanıyor. Halka bunun karşılığında buğday ve arpa veriliyor. Memurlar mühürlerini pişmiş topraktan yapıyor. Bu şekilde devlet yönetimi devam ediyor” dedi.

2008 yılındaki kazılarda geç Hitit dönemine tarihlenen alandaki tabakalarda bir mezar ortaya çıkarıldığını ifade eden Kılınç, ”Buradaki kemik parçaları analiz için İtalya’ya gönderildi. Kemiklerin hangi hayvana ait olduğu tespit edilecek” diye konuştu.

21.04.2010 Gerçek Gündem