Seyitömer’de Kazılar Başladı

530

4 bin yıl öncesine ait karbonlaşarak korunmuş insan beyinleriyle mercimek tohumları gibi bulgular elde edilen kazıya yeniden başlandı.

Kütahya’ya 25 kilometre uzaklıkta yer alan ve önceki yıllarda 4 bin yıl öncesine ait karbonlaşarak korunmuş insan beyinleriyle mercimek tohumları gibi bulgular elde edilen Seyitömer Höyüğü’nde, kurtarma kazısına yeniden başlandı.

Kazı grubu başkanlığını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, AA muhabirine, 2006 yılından bu yana her yıl 6’şar aylık dönemlerde gerçekleştirdikleri kazıların, bu yılki bölümüne başladıklarını bildirdi.

Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğü ile DPÜ arasında yapılan protokol doğrultusunda Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) sahasında bulunan ve altındaki kömürün ekonomiye kazandırılması amaçlanan höyükte kurtarma kazısı yapıldığını anımsatan Prof. Dr. Bilgen, geçen yıllarda yaklaşık 100 olan işçi sayısının bu yıl 40 arkeoloji öğrencisi dahil olmak üzere, 250’ye çıkarıldığını söyledi.

Höyükte çalışan işçilerin SLİ tarafından görevlendirildiğini belirten Prof. Dr. Bilgen, şöyle konuştu:

”Üniversitemizin kazıları ele almasının ardından 5’inci dönem kazılara başladık. Bu yıl özellikle işçi sayısının SLİ tarafından artırılması bir avantaj olarak hesaplandı. Bu yıl 2, 3 ve 4’üncü sınıfta olan öğrencilerimiz, zaten geçmiş yıllarda kazıya katılmış ve tecrübe kazanmıştı. Ekibe yeni dahil ettiğimiz öğrencilerle birlikte büyük bir grupla çalışıyoruz. Bu hem öğrencilerin yetişmesi, hem bu höyüğün daha iyi kazılması ve buluntuların daha iyi değerlendirilmesi açısından önemli. Çünkü gerek lisans, gerekse yüksek lisans tezleri olarak da bütün buluntuların incelenmesinde öğrencilerimiz çalışıyor. Bir taraftan kazı, diğer taraftan bilimsel değerlendirme açısından hızlı ve geniş ekibe dayalı çalışma yapıyoruz.”

-ERKEN TUNÇ ÇAĞI KATMANI KAZILIYOR-

Prof. Dr. Bilgen, geçen yıl mayıs ile kasım ayları arasında yaptıkları çalışmalarla Orta Tunç Çağı katmanını kaldırıp sınıflandırdıklarını anlattı.

”Bu yıl Erken Tunç Çağı katmanının 5 metre derinliğine inmeyi, önümüzdeki yıl da kültür katmanından kalacak 3 metreyi kazıp, çalışmanın tamamını sonuçlandırmayı hedefliyoruz” diyen Prof. Dr. Bilgen, geçen yılın kasım ayından bu yana 4 yıldır elde ettikleri buluntuları sınıflandırıp Kültür ve Turizm Bakanlığınca üniversitede kurulmasına onay verilen müzede sergilemek için hazırladıklarını söyledi.

Prof. Dr. Bilgen, höyükte bundan sonra yazılı eser elde etmeyi beklemediklerini belirterek, şöyle devam etti:

”Geçen yılın sonlarında Orta Tunç Çağı katmanında çalışmıştık. Sümerlerin Mezopotamya’da MÖ 3200 yıllarında buldukları kil tabletler üzerine işlenen çivi yazısı, Anadolu’da MÖ 2000’li yıllarda kullanmaya başlanmış. Geçen yıl Orta Tunç Çağı katmanında yazılı belgeye rastlamadık. Anadolu’nun batısına doğru yazı çok geç geldiği için bu yıl kazacağımız MÖ 3000’li yıllara ait Erken Tunç Çağı katmanında yazılı belge bulmayı beklemiyoruz. Ancak arkeolojide büyük sürprizler her zaman vardır. Geçen yıl bulduğumuz beyinler, yanmamış mercimek tohumları buna önemli bir örnektir. Sürprizler olabilir ama yazılı belgeye ulaşacağımızı düşünmüyoruz.”

-HÖYÜĞÜN ÜRETİM VE TİCARET MERKEZİ OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR-

Prof. Dr. Bilgen, Seyitömer Höyüğü’nde askeri ya da savunma amaçlı bulgulara ulaşmadıklarını ve elde ettikleri bulgulardan burasının bir üretim ve ticaret merkezi olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.

Asur kolonilerinin MÖ 2000’li yıllarda Orta Anadolu’da önemli ticari ilişkilerde bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Bilgen, buna ilişkin önemli tarihi eserlere Kayseri Kültepe’de rastlandığını anlattı.

Prof. Dr. Bilgen, şunları kaydetti:

”Kültepe, uluslararası çok büyük bir ticaret ağının Anadolu’da sanat, sosyal düzen ve inançları etkilediğini gösteriyor. Batıda en meşhur ve en görkemli eserler ise Çanakkale’deki Troya’da ele geçmiştir. Orta Anadolu ve Troya’nın yüksek kültürü arasında geçiş bölgesi sayılabilecek Kütahya’nın bulunduğu bu bölgede çok fazla bu dönemleri araştıran çalışmalar yapılmamış. Seyitömer’de MÖ 3000’li yıllara ait bulgular, Batı ve Orta Anadolu’nun ticaret yollarını göstermesi bakımından çok önemli olacaktır. Orta Anadolu’nun batıya açılan ticaret yollarının önemi, buradaki kazılarla ortaya çıkabilecektir.”

Seyitömer’de seramik, metal ve kilden üretilen eserlerin fazlaca bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bilgen, burasının Yunanistan, Ege Adaları, İç Anadolu ve Mezopotamya arasında önemli bir ticaret merkezi olduğunu düşündüklerini sözlerine ekledi.

-SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ-

Seyitömer Höyüğü’nde kazı çalışmaları, altındaki 12 milyon ton kömürün ekonomiye kazandırılması amacıyla 1989’da Eskişehir Müze Müdürlüğünce başlatıldı. Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünün 1990-1995 yılları arasında yürüttüğü çalışmalar, 2006’dan itibaren DPÜ Arkeoloji Bölümünce ele alındı.

TKİ Genel Müdürlüğü ve DPÜ Rektörlüğü arasında imzalanan protokol gereğince her yıl 6’şar aylık dönemler halinde yürütülen kazı çalışmalarının gelecek yıl tamamlanması ve höyüğün kaldırılmasının ardından yaklaşık 500 milyon lira değerinde linyit kömürü çıkarılmaya başlanması hedefleniyor.

11.05.2010 Gerçek Gündem