Hititlerde Yaşam ve Toplum

Hititlerde Yaşam ve Toplum

0 722

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. Turgut Yiğit, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda “Hititlerde Yaşam ve Toplum” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Hititlerin ortaya çıkışını, kurdukları medeniyeti ve toplum yaşamını anlatan Prof.Dr. Turgut Yiğit, Hititlerin, yerli halk mı yoksa dışarıdan gelenler mi olduğunun tam olarak bilinmediği gibi nereye gittiklerinin de bilinmediğini, kimliklerini yitirerek tarih sahnesinden çekildiklerini söyledi.

Anadolu’da Osmanlı’dan başka en uzun süre hüküm süren medeniyetin Hititler olduğunu kaydeden Yiğit, Hititlerin başkenti Hattuşa’nın aynı zamanda tapınaklar mabedi ve o çağın en büyük kenti olduğunu, anıtsal nitelikte büyük bir kente yakışır kapılar olduğunu, şehrin giriş kapıları önlerinde arslan figürlerinin bulunduğunu kaydederek bunların şehrin ihtişamını vurgulaması açısından önemli olduğunu kaydetti.

Yiğit, Anadolu’daki Hattuşa’daki Hititlere ait kalıntıların ilk kez 1839 yılında Charles Texier tarafından tanıtıldığını belirterek, buradaki doğal yapının ve eserlerin dünya kültür mirası listesinde bulunduğunu ve Türkiye’nin en iyi korunan kentlerinden biri olduğunu söyledi.

Yiğit, Hititlerin yaşamına ilişkin bilgilerin çivi yazılı belgelerden sağlandığını belirterek, yazılı belgelerin halkın nasıl yaşadığına dair bilgi vermediğini, bu belgelerin daha çok yönetenlere ve onların yaşantılarına ilişkin bilgiler verdiğini ifade etti.

Hititlerde canlı bir ticaret olduğunu ifade eden Yiğit, dokumacılık, seramik, madenciliğin o dönemde Hititlerin ticari yaşamında önemli olduğunu kaydetti.

“HİTİT BARAJI GÜNÜMÜZDE DE KULLANILIYOR”

Alacahöyük’te Hititler medeniyetinden günümüze kadar gelen ve halen kullanılan Hitit barajı olduğuna dikkat çeken Prof.Dr. Yiğit, kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla temiz su havuzları ve su depoları yapıldığını, Hattuşa’da temiz ve pis su kanalizasyon kalıntılarına rastlanıldığını belirterek, Hititlerde dinsel açıdan temizliğin önemli olduğunu, banyo tekneleri imal ettiklerini söyledi.

“HİTİT TOPRAK SİSTEMİ OSMANLI’YA ÇOK BENZİYOR”

Yiğit yazılı belgelerle arkeolojik bulguların birlikte değerlendirilmesinin eski çağ tarihçileri için büyük öneme sahip olduğunu vurguladığı konferansta, Hititlerdeki yaşamı ve o dönemden günümüze kalan tarihi ve arkeolojik bulguları görsel olarak da göstererek medeniyetler arasındaki etkileşimi gözler önüne serdi.

Hititlerde toprak sistemine değindiği konuşmasında Yiğit, Hititlerdeki toprak sistemi ile Osmanlı toprak sisteminin çok benzerlik gösterdiğini, Osmanlı’da miri arazi, mülk arazi ve vakıf arazi olmak üzere üç tür arazi sistemi bulunduğunu, bu arazi sisteminin Hititlerde de aynı olduğunu ve Osmanlı’daki “tımar” sistemine benzer uygulamanın Hititlerde de bulunduğunu ve etkileşime dikkat çekerek, “Aklın yolu birdir, aynı sistem Osmanlı’da da uygulanmıştır denilebilir.” şeklinde konuştu.

Bazı sembollerin Anadolu’da kurulan medeniyetler tarafından kullanıldığını, çift başlı kartalın Hititler öncesinde de, Hititlerde de, Bizans’ta da, Selçuklularda da kullanıldığını, çift başlı kartalın egemenliği sembolize ettiğini belirten Yiğit, Hititler zamanında da kullanılan çarığın Anadolu’da kullanılan çarığa benzediğini bunun da etkileşimi gösterdiğini ifade etti.

PROF.DR. NEJAT BİLGEN: “ANADOLU KÜLTÜRÜNE TOPLUCA SAHİP ÇIKAN TARİHÇİLER OLUN”

Konferansta kısa bir konuşma yapan Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof.Dr. Nejat Bilgen, arkeolog olduğu için konferansı çok heyecan verici olduğunu belirterek Prof.Dr. Turgut Yiğit’e aktardığı bilgilerden dolayı teşekkür etti.

Bilgen, Anadolu’da devlet olma fikrine kapılanların, kendilerinden önceki bir medeniyet olan Hatti’lerden türettikleri Hitit kelimesini kullandıklarını, Hitit isminin çatma bir isim olduğunu söyledi.

Hititlerin teknolojideki durumuna da değinen Bilgen, Hititlerin ilk demiri keşfeden topluluk olduğunu ve Ramses’in Anadolu’ya teknoloji siparişi verdiğini, Hititlere daha çok Almanların sahip çıktığını, birkaç merkez dışında Hitit kazıları yapılmadığını, kazı çalışmalarının kökenini arayan Almanlar tarafından yapıldığını ifade etti.

Anadolu’da kurulan medeniyetlere ve birikimlerine dikkat çektiği kısa konuşmasında Bilgen, Anadolu’daki medeniyet eserlerinin Anadolu’nun muhteşemliğini gösterdiğini belirterek, tarih bölümü öğrencilerine “Anadolu’nun kültürüne topluca sahip çıkan tarihçiler olmanızı öneriyorum” dedi.

Dekan vekili Prof.Dr. Nejat Bilgen, Prof.Dr. Turgut Yiğit’i konferans nedeniyle ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, günün anısına bir çini tabak takdim etti.

Konferansı öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci ilgiyle izledi.

12.05.2010 Beyaz Gazete

NO COMMENTS

Leave a Reply