Sulukule: Üstü Dümdüz, Altını da Merak Eden Yok!

547

Sulukule’nin üstündekiler ‘temizlendi’, arkeologlara göre altındakiler de inşaat temelleri altında yok olabilir. Bölgede yapılan kazılarda kısa süre içinde kentin eski su şebekesinin izlerine ulaşıldı. Ama kazı alanının yanı başına inşaat temelleri atıldı.

Sulukule’nin kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılmasının ardından, mart ayında bölgede İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne bağlı kazı başladı. Kazılar başlar başlamaz Osmanlı, Bizans ve Roma’ya ait seramik parçaları ve künk sistemi (su yolu) bulundu. Ama arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bölgenin yanı başında şimdi temel çubukları yükseliyor.

Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Derya Nüket Özer, bölgenin önemini şöyle anlattı:

“Sulukule, 5. yüzyılda yapılan II. Theodosios surlarına bitişik. Burası Dünya Miras Listesi’nde. Şehrin ana su kaynağı Lykos deresi de bölgeden geçiyor. Sulukule altında Roma ve Osmanlı dönemlerinde geliştirilerek günümüze ulaşan iki ana su sistemi var. Bu iki su sistemi 2. yüzyıla ait İmparator Hadrinaus su sistemi ile 16. yüzyıla ait 2. Bayezid su yolları. Erken Bizans döneminde bu bölgede çok sayıda manastır inşa edilmiş. İmparator II. Iustinos’un, sarayının bulunduğu Deuteron bölgesi, bazı araştırmacılara göre Sulukule çevresindeydi. Yenikapı’daki, günümüzden 8 bin 500 yıl önceye giden Neolitik kültüre ait buluntular Lykos deresinin denize döküldüğü noktada ortaya çıkarıldı. Lykos deresi çevresi, Bizans’tan çok daha gerilere giden buluntular vermeye aday.”

Sulukule’deki evler ‘kentsel dönüşüm’ kapsamında yıkılınca ilgili yasa gereği bölgede kazı başlatılmıştı. Daha ilk adımda Osmanlı, Bizans ve Roma dönemlerine ait su kuyuları, seramik, cam parçaları, künk sisteminin bir bölümü bulundu. Ama arkeoloji dünyasını heyecanlandıran bu gelişmeler, 6 Mayıs’ta kazı alanının yanı başında temel atma çalışmaları başlayınca sekteye uğradı.

Ertesi gün TMMOB Mimarlar Odası, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’na Belediye Başkanı Mustafa Demir ve TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar hakkında suç duyurusunda bulundu.

Mimarlar Odası, belediyeyi ve TOKİ’ye bölgedeki arkeolojik kazılar bitmeden temel atmakla suçladı. Oda bunu Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18 Şubat 2010 tarihli kararına dayandırdı. Buna göre Sulukule’de önce jeoradar çalışması yapılacak, sonuçlar kurula ulaştıktan sonra değerlendirme yapılacak, bundan sonra inşaata izin verilecek veya verilmeyecekti.

Özer ve Mimarlar Odası bölgenin arkeolojik sit alanı ilan edilmesi için kurula başvurdu. Ama bölgeye 45 işyeri ve 620 konut yapımını hedefleyen inşaatlar başladı bile.

Arkeologlar Derneği Şube Başkanı Doç. Dr. Necmi Karul’a göre ise kimi zaman jeoradar ölçümleri ‘bile’ altta ne yattığını tahmin için yeterli değil: “Nitekim bir su sızıntısı, metal bir nesne ya da elektrik su gibi altyapı düzenekleri, üstten geçen bir gerilim hattı dahi bu ölçümlerin doğruluğunu etkiler.”

‘Nereyi kazsanız bunlar çıkar’

Sulukule’de mart ayından beri yapılan kazılarda ulaşılan seramik parçaları ve künk sisteminin ‘tarihi yarımadanın neresini kazarsanız kazın çıkabileceğini’ öne süren Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’e göre ise ‘Sulukule’de bugüne kadar bulunanlar çok önemli değil; hem kazı hem de inşaat külfetine rağmen kurallara uygun olarak ilerliyor’:

“Proje toplam 12 adadan oluşuyor. Jeoradar çalışması yapılmadan inşaatın başlayamayacağı yönündeki kurul kararı, sığınak ve otoparklarla ilgili. Projeye göre bazı bölgelerde sığınak ve otoparklar var. Buralarda jeoradar çalışması sürüyor. Şu ana inşaatı yapılan çalışmaların hiçbirinde sığınak ya da otopark çalışması yok. Arkeologların beş metre derinlikte elle kazı yapmasının da gereği yok. Normal şartlarda bakılır, üzerinde kültür toprağı vardır. Kültür toprağında arkeolojik kalıntı varsa çıkar. Her şeye rağmen arkeologlar gözetiminde, çok yavaş gitmesine, bizi sıkıntıya sokmasına rağmen işimiz devam ediyor. Nitelikli bir buluntuyla karşılaşılırsa bunun kararını kurul verecek. (Kazılarda) Kayda değer bir şey çıkarsa onları alanında sergileyecek mekânlar yapmak gerekir. Buranın altındaki değerler bizim değerlerimiz. Belediye olarak bunları görmezden gelerek proje bitirmeyiz.”

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Derya Nüket Özer göre temel sorun, bölgenin mevzuatta ‘arsa’ gözükmesi. Bu bölgede kazılara ancak belli bir inşaat kotuna kadar izin verilmesi. Bu nedenle Sulukule’de Helenistik döneme kadar ulaşan kazı ekibi, daha derine ve eskiye ulaşmak istese bile, kazı yapamıyor.

14.05.2010 Radikal