Beyşehir’e bağlı Gölyaka beldesinde, Beyşehir Gölü kıyısında bulunan Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad’ın yazlık sarayı Kubadabad, kazı ve restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkıyor.

Kazı Başkanı 18 Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüçhan Arık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir kısmı halen toprak altında bulunan göl kıyısındaki Kubadabat Sarayı’nın kalıntılarında bu yıl kazı çalışmalarının 30’uncusunun yapılacağını söyledi. Temmuz ayında başlayacak çalışmaların tahsis edilen ödenek doğrultusunda sürdürüleceğini ifade eden Arık, geçtiğimiz yıl bölgede yapılan çalışmalar sonunda çok sayıda cam buluntularla birlikte saray şantiyesinin de ortaya çıkarıldığını anımsattı.

Bu saray şantiyesinde içlik, atölye ve depoların gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Arık, ‘Sarayın mensuplarının kaldığı yer ya da misafirlerin ağırlandığı yerler olabileceğini düşündüğümüz bir alanı da ortaya çıkarıldık’ dedi.

– KAZISI YAPILMAKTA OLAN TEK Selçuklu SARAYIDIR-

Arık, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Burası küçük küçük hamamları olan bir yer. Emirlerin kaldığı yer de olabilir. Fakat düşünün bunların hepsinin de hamamları var. Yani Türkler’in suya verdikleri önem burada ortaya çıkıyor. Kubadabad Sarayı’nda göl içindeki bir adada yer alan Kızkalesi’nde yapılan kazılarda bugüne kadar 4 adet hamamın bulunarak gün yüzüne çıkarıldı. Mesela büyük sarayda, küçük bir hamamdan başka, bir de odalardan birinde hem tuvalet hem akarsu tesisatı var. Bu yine sarayın planlarına benzer, içleri çinilerle süslü. Yanında hamamı olan binalar geçen sene ortaya çıkardıklarımız arasında yer alıyor. Kubadabad Sarayı bugün, Türk-İslam dünyasında kazısı yapılmakta olan tek Selçuklu sarayıdır.’ Arık, bu sarayın sadece Türk-İslam dünyasında değil, tüm dünya ve saray sanatı için önemli olduğunu, yaptıkları kazıda çıkacak sonuçların, özellikle Osmanlı saraylarının Selçuklu sarayından ne kadar etkilendiği konusunda kendilerine yeni bilgiler verecek olması açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Arık, Kubadabat Sarayı’nın Milli Saray statüsüne girmesi için girişimleri olduğunu anımsatarak ‘Tarihi mekan milli saraylar kapsamına alınırsa çalışmalar daha da hızlanabilir. Bu doğrultuda Meclise bir rapor vermiştim. Konya Milletvekilleri ve genel sekreter birtakım çalışmalar yapacaklarını söylediler ancak bugüne kadar bir yıldan fazla oluyor, bir şey olmadı. Şuan bu kazıyla ilgili, Kültür ve Turizm İl Müdürümüzün samimi desteğini görüyoruz’ diye konuştu.

– SARAY KALINTISININ RESTORASYONU 27 MAYIS’TA İHALEYE ÇIKIYOR-

Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Çıpan ise Kubadabat Sarayı’nın ortaya çıkarılan kısımlarının 25 Mayıs’ta rolöve ve restorasyon çalışması için ihaleye çıkılacağını belirtti.

Bu yıl Kubadabat kazılarının 30’ncu yılı münasebetiyle birtakım etkinlikler düşündüklerini dile getiren Çıpan, ‘Bu konudaki program netleştiği zaman kamuoyuyla paylaşacağız’ dedi.

Bir yandan kazı çalışmaları yapılırken, diğer yandan rolöve ve restorasyon projesi kapsamında farklı değerlendirmelerin yapılacağını vurgulayan Çıpan, ‘Tarihi mekanda nasıl bir ihya, yani yeniden yapılandırma çalışması gerçekleştirilebilir? Bu da çalışma sonucu ortaya çıkacak. Buna bağlı olarak da işlem yapılacak. Bizim tabi gönlümüzden geçen önce binaların olabildiğince tamamlanması, tamamlanamayacak durumda olanların korumaya alınması ve çevre düzenlemesi yapılmak suretiyle mekanın turizme kazandırılmasıdır’ diye konuştu.

15.05.2010 haberler.com