Ahmet Kocabıyık’ı “Göbeklitepe”ye de bekleriz

517

Göbeklitepe adını daha önce duydunuz mu? Sanırım pek çoğunuzun cevabı “Hayır.” Oysa insanlık tarihinin aydınlatılması açısından son derece önemli bir yer.

Tahminen 14 bin yaşında. Piramitlerden 7 bin yıl eski yani. Tarihçiler ve arkeologlar “önceden bilinen medeniyet tarihini” değiştirebilecek ölçüde keşiflerin yapıldığı bir yer olarak tanımlıyor burayı.

Kutsal kitaplara atıfta bulunarak “Garden of Eden” (Cennet Bahçesi) benzetmesi yapan uzmanlar bile var. Gerek ortaya çıkartılan tapınakların şekli-büyüklüğü gerekse göçebe toplulukların yerleşik yaşama tarımı öğrenerek geçtiği tezini çürütme iddiasıyla dünyada da çok ses getiren bir yer. Burası nerede biliyor musunuz? Türkiye’de, Şanlıurfa’nın 15 kilometre kuzeydoğusunda.

Gelelim ekonomi sayfasında bunları neden yazdığıma… Kültür sanat alanında özellikle son beş yıldır her geçen gün profilini yükselten bir şirket var: Borusan Holding.

Geçtiğimiz haftalarda Efes Vakfı’nın kuruluşunda öncülük yaptılar. Cumartesi günü de Kapadokya’da yine bu grubun desteğiyle Andrew Rogers’ın “uzaydan görülebilen heykellerinin” tanıtımı gerçekleşti. Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, “Göreceksiniz Kapadokya’nın ünü dünyaya daha fazla yayılacak” dedi.

Efes için de Kapadokya için de yapılanlar çok önemli. Ancak… Adı geçen iki yer de Türkiye’nin en “bilinen” tarihi-turistik bölgeleri. Turistlerin müze ve ören yerleri ziyaret sayısına baktığınızda her iki alan da her zaman ilk üçte yer alır. Keşke Borusan da Türk iş dünyasının önde gelen şirketleri de desteklerini “ülkenin bilinmeyen cevherlerine de “ yöneltebilseler…

Koç’un Geyre Vakfı örneği

Üniversite eğitimimde “arkeoloji ve sanat tarihi” ağırlığımı bilen öğretim üyesi arkadaşlarımdan biri dün beni aradı. Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi’nden Doçent Şevket Dönmez. Amasya’da Oluz Höyük’ü kazıyor. Burası Perslerin satraplık merkezi. Şevket diyor ki: Göbeklitepe, Oluz Höyük ve Anadolu’nun daha pek çok yerindeki önemli merkezler. Buralar bu tip güçlü şirketlerin sponsorluk ve tanıtım desteğine ihtiyaç duyuyor.”

Şevket bir de hatırlatma yapıyor bana. “Geyre Vakfı’nı mutlaka an, oradaki az bilineni tanıtım başarısını anlat” diyor. 1986 yılında Koç Holding’in özellikle Sevgi Gönül’ün büyük emeğiyle kurulmuş bir vakıf burası. Vakıf, o yıllarda “küçük bir grup meraklının dışında” adı hemen hiç duyulmamış Afrodisias’ın hem ülkede hem dünyada tanınması, Prof. Dr. Kenan Erim’in liderliğindeki kazıların desteklenmesi için çok önemli bir misyon üstlenmişti. Bugün Afrodisias onların sayesinde geniş kitlelerin çok iyi bildiği bir arkeolojik bölge.

Uzaydan gözükmek

Bitirirken Kapadokya’daki Andrew Rogers’ın çalışmalarından bahsetmek istiyorum. 2009 yılında Rogers’ın bölgedeki eserlerinin bir kısmını yerinde görmüştüm. Dünya çapındaki bu sanatçının çalışmalarından etkilenmemek mümkün değil.

Benim favorilerim “Siren” ile “The Gift” çalışmaları. Balon yolculuğunda mutlaka görüyorsunuz. Burada da anlayamadığım bir detayın altını çizmek istiyorum. Rogers’ı ünlü yapan çalışmaları “Land Art” yani arazi sanatı olarak Türkçeleştirilecek bir alanda. Sadece Türkiye’de değil Çin’den Şili’ye 12 ülkede Kapadokya’da olduğu gibi “yukarıdan baktığınızda görülebilecek eserler” kazandırmış dünyaya.

Ancak adı geçen ülkelerde eserlerini genelde “çöl” bölgelerinde ya da doğanın “kendi sanatını” oluşturamadığı yerlerde yaratmış. Oysa Kapadokya belki de dünyanın en iddialı “doğal sanat alanlarından” birisi. Diyebilirsiniz ki Göreme Karadağ’daki bir bölge burası. Yine de “uzaydan görünecek eserleri” için acaba Rogers’a Türkiye’de daha farklı, boş alanlar mı önerilseydi?

31.05.2010 Milliyet