İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Kadifekale sur duvarları restorasyon çalışmalarına destek kazılarında, daha önce ortaya çıkarılan kentin ilk sur duvarlarına ek olarak, farklı dönemlere ait objeler de ortaya çıkarıldı.

Kadifekale’deki kazı çalışmaları sırasında Büyük İskender’in generalleri Antigonos ve Lysimakhos (M.Ö. 4. yy. sonu – 3. yy. ilk yarısı) dönemine ait sur duvarları ve çeşitli arkeolojik objeler bulundu. Özellikle yıkık durumda olan Güney yönündeki surların ortaya çıkarılmasının, İzmir’in tarihi açısından büyük önem taşıdığı bildirildi. Yine aynı bölgede devam eden çalışmalar sırasında Helenistik dönem, Roma dönemi, Bizans dönemi ve Osmanlı dönemine ait eserler gün yüzüne çıkarılmaya başlandı. Son dönem kazılarda ortaya çıkarılanlar arasında tabak, kase, lüle taşından pipo, yüzük ve ok ucu bulunuyor. Bölgenin tarihi açısından büyük önem taşıyan buluntuların farklı dönemlere ait olduğu tespit edildi.

Bölgedeki kazı çalışmaları hakkında bilgi veren Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy, “Kadifekale’deki kazı çalışmalarında farklı dönemlere ait birçok obje tespit ettik. Ama yine de Helenistik dönem tabakasını yakalayabildik ve surların inşa dönemiyle bunu çakıştırabildik. Bu yıl çalışmalarımızla kazı sürecini devam ettirmek istiyoruz. Kadifekale’de bir de Athena tapınağı olması gerekiyor. Onun yerinin de muhtemelen mevcut Sarnıç’ın yanlarında olduğu düşünülüyor” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy, İzmir’in zengin tarihi birikimine dikkat çekerek, başta Agora olmak üzere çeşitli yerlerde yürütülen arkeolojik çalışmalarda ise son dönemde; tanrıça ya da imparatoriçe olduğu tahmin edilen kadın başı, pişmiş toprak ve camdan koku şişeleri ortaya çıkarıldığını bildirdi.

Tarihçesi

186 m. yüksekliğindeki Pagos Dağı eteklerinde bir tepe üzerinde bulunan Kadifekale, ilk defa MÖ.334 yılında Anadolu’yu Pers egemenliğinden kurtaran Makedonya Kralı Büyük İskender’in (MÖ. 356–323) isteği ile yapıldı. Kale, Roma döneminden sonra Ortaçağ’da Timur orduları tarafından 1402’de tahrip edildi; bunu İzmir’deki 1668 yılında olan deprem izledi.

Kale’den günümüze gelebilen az sayıdaki kalıntı ise daha çok Ortaçağ’a ait. Ortaçağ kale duvarlarının altında yapılan araştırmalarda Helenistik döneme (MÖ. 330-MS. 20) ait duvar kalıntıları ile karşılaşıldı. Günümüze gelen kalıntılardan, kalenin moloz taş, kesme taş ve tuğladan yapıldığı anlaşılıyor. Kadifekale’den günümüze, yalnızca kalenin batısındaki beş kulesi ile güneyindeki duvarlarından bir bölümü kaldı. Bunlara dayanılarak, kalenin uzunluğunun 6 km. olduğu ve sur duvarlarını destekleyen kulelerin 20–35 m. yüksekliğinde olduğu anlaşılıyor. Kalenin bunun dışında kalan doğu ve kuzey kısımları tamamen yıkılmış durumda. Kale içerisinde ise bir dehliz ve bir de su sarnıcı kalıntısı görülüyor.

Kadifekale surlarının bir bölümünün, Çelebi Mehmet tarafından yıktırıldığı biliniyor. Yalnızca Doğu yönündeki surlardaki rektangonal (çok iri taşlar) parçalardan birkaç adedi, Basmane Garı’ndan Tilkilik’e uzanan ve Altınpark’a giden yolun başında bulunuyor.

26.06.2010 Egenin Sesi