İstanbul Üniversitesi tarafından Amasya kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan Oluz Höyük’te yapılan kazı çalışmalarında köylü kadınlar istihdam ediliyor.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında Amasya’ya yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Oluz Höyük’te sürdürülen kazı çalışmaları, ekonomisi zayıf olan yöre halkı için umut oldu. Dünyaca ünlü Fırtına Tanrısı Teşup heykelciğinin bulunduğu Doğantepe beldesine 5 kilometre uzaklıkta ve Hitit Uygarlığı için önemli bir yerleşim yeri olan höyükte Kültür ve Turizm Bakanlığı DÖSİM Genel Müdürlüğü ve İstanbul Üniversitesi’nin finanse ettiği kazı çalışmalarını 4 yıldır sürdürdüklerini, bu sene 45 günlük bir kazı programı yaptıklarını söyleyen Doç. Dr. Şevket Dönmez, “Kazıların tarihi ve arkeolojik katkısının yanı sıra çok büyük ekonomik katkısı da var. Her yıl ortalama 200 bin liralık bütçeyle buraya geliyoruz ve bu bütçeyle buradaki yöre sakinlerine iş imkanı sağlıyoruz. Yöre sakinleri kazımıza gelerek tarihi eserlere bakış açısından bilinçleniyorlar hem de en azından birkaç ay onları rahatlatacak derecede maddi bir imkana kavuşuyorlar.

Tabii ilk yıllarımızda erkek ağırlıklı bir kadroyla çalışırken, sonra kadınların da bu işte çok becerikli olduğunu fark ettik ve ekibimize çok sayıda kadın kattık. 50 kadın istihdam ediyoruz ve bunlar yöredeki köy ve ilçelerden geliyorlar ve kazımıza katılıyorlar” dedi.

AMASYA KRONOLOJİSİ 6 BİN YIL GERİYE GİTTİ

100 kişilik ekibin 25’inin arkeoloji öğrencileri ile arkeologlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Dönmez, “Ekibimizde arkeozoologlar, antropologlar, hebotanikçiler, jeologlar ve jeofizikçiler var ve pek çok bilim adamı kazıda farklı disiplinleri tespit etmek için yer almaktadır. İstanbul Üniversitesi’nin yanı sıra Van Yüzüncüyıl Üniversitesi, Adnan Menderes Üniversitesi, Trakya Üniversitesi gibi üniversitelerden öğrenciler ve uzmanlar ekibimizde yer alıyorlar. 4 yıl boyunca yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik bir alanda kazı yaptık ve üst üste 8 tane yerleşim saptadık. Bu 8 yerleşim, 8 kent anlamına geliyor. Bu da yaklaşık olarak M.Ö 4 binli yıllardan M.Ö birinci yüzyıla kadar olan yaklaşık 4 bin yıllık bir tarihi temsil ediyor. Daha da eski yerleşimler olduğunu düşünüyoruz. Bunun için derinleşmemiz lazım. Ama şu anki verilerle Amasya kronolojisini yaklaşık 6 bin yıl geriye kadar götürmeyi başardık. İlk Tunç Çağı’na kadar, yazı öncesine kadar götürmeyi başardık. Burada önemli olan nokta kronolojiyi arkeolojik bulgulara göre şekillendiriyoruz” diye konuştu.

Oluz Höyük’te yapılan kazılar sayesinde ev ekonomisine katkı sağlayan ve işlerinden memnun olan kadınlar, erkeklere oranla daha iyi çalışırken, kazı çalışmalarında gösterilmesi gereken titizliği en üst seviyede tutuyorlar. Kazılara Oluz Höyük’e yakın olan Gözlek köyünden katılan ev hanımı Gülhan Akar, “Burada öğrencilerle ve hocalarla kazı yapıyoruz. Onlara süpürme ve toplama işlemlerinde yardım ediyoruz. Sigortamız yatıyor, bu çok önemli. Hitit Uygarlığı’nı okul yıllarında duymuştuk, ama bu kadar ayrıntılı bilmiyorduk” dedi.

Kazılarda 2 yıldır çalıştığını belirten ev hanımı Kevser Uyar ise, “Kazıya imam olan eşimin desteğiyle katıldım. Kazılarda tarihimizi öğreniyoruz ve bilgimiz artıyor” şeklinde konuştu.

17.07.2010 Kent Haber