Orta Asya’dan Anadolu’ya İlk Giren Koyunlar

Orta Asya’dan Anadolu’ya İlk Giren Koyunlar

383

Tokat’taki Komana Pontika Antik Kentinde yürütülen kazı çalışmaları kapsamında, Roma ve Helenistik dönemin izlerinin gün yüzüne çıkarılmasının yanı sıra Antik Kent DNA çalışmasıyla Orta Asya’dan Anadolu’ya giren ilk koyun türlerinin de tespit edilmesi hedefleniyor.

Komana Pontika Antik Kentinde ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yerleşik Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burcu Erciyas başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor. Roma ve Hellenistik dönemin izlerini gün yüzüne çıkarmak için yoğun çaba sarf eden Erciyas ve ekibi, biyologlarla birlikte yürüttükleri Antik Kent DNA Çalışması kapsamında da Orta Asya’dan Anadolu’ya giren ilk koyun türlerini ve bu türlerin Anadolu’da var olan türlere etkisini tespit etmeye çalışıyor.

Kazı heyeti başkanı Doç. Dr. Burcu Erciyas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılki çalışmalara, geçen yıl olduğu gibi Hamamtepe bölgesinde devam ettiklerini söyledi.

Hamamtepe bölgesinde 3 alanda çalıştıklarını, burada geçen yıl çıkarmaya başladıkları mekanlar içerisinde çeşitli üretim faaliyetlerinin yapıldığı içlikler tespit ettiklerini anlatan Erciyas, ocakların bu içliklerde üretim faaliyetlerinde kullanıldığını tahmin ettiklerini aktardı.

Tüm mekanlarda bu ocakların farklı çeşitlerine rastladıklarını, bu durumun da üretimin farklı alanlarda olduğunu gösterdiğini ifade eden Erciyas, bu çalışma alanındaki tarihlemenin erken Selçuklu ve geç Bizans dönemi olduğunu anlattı.

İçliklerin en erken Bizans döneminde kullanılmaya başladığını bu yıl tespit ettiklerini ifade eden Erciyas, şunları kaydetti:

”Bu alanda çıkan bronz buluntular, bize bu alanda bronz üretim atölyelerinin olduğunu önermekte. Diğer bacalı ocaklarımız daha çok kullanılmakta. Gördüğümüz ise yemek ve ekmek yapmak faaliyetlerinde kullanılıyor. Ancak bizim bulgularımız şu anda tamamlanmış değil. Çalışmalarımızın sonunda bütün verileri bir araya getirerek burada ne tür üretimler yapıldığını tespit edebileceğiz.”

Bu yıl ve gelecek yıllarda daha derinlere inerek kazılara devam edeceklerini belirten Erciyas, ”Tepenin erken devrelerini aydınlatmaya çalışıyoruz. Arzumuz Roma ve Helenistik döneme ulaşmak. Çünkü Komana Antik Kenti’nin en zengin ve ihtişamlı olduğu dönem Roma ve Helenistik dönemler” dedi.

Erciyas, buradan elde ettikleri tüm verileri detaylı bir şekilde laboratuvarlarında ve üniversitede yıl boyu çalıştıklarını ifade ederek, ”kapsamlı bir çalışma yapıyoruz. Seramik uzmanlarımız seramikleri çalışarak buraların tam olarak tarihlenmesine yardımcı olurken, hayvan kemikleri üzerinde uzmanlarımızın çalışmaları, burada yaşayan insanların ne yiyip içtikleri, bu hayvanları nasıl besledikleri, ne anlamda onlardan yararlandıkları konusunda bilgi edinmemizi sağlıyor” ifadelerini kullandı.

-KOYUN TÜRLERİNİN DNA’LARI TESPİT EDİLECEK-

Kazılarda bu sene farklı olarak bütüncül yaklaşım ile Antik Kent DNA çalışması başlattıklarını anlatan Erciyas, ”Bu çalışmada Anadolu’ya giriş yapan koyun türlerinin DNA’larını tespit ederek bu türlerin hangi dönemlerde girdiğini ve Anadolu’daki koyun türlerinin devamını takip edebileceğiz. Bununla birlikte bulduğumuz köpek kemikleri ile ilgili çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çünkü çoban köpekleri o sürüler ile dolaşıyorlar. Böyle detaylı çalışlarımız var” dedi.

Doç. Dr. Erciyas, Antik DNA çalışması ile ilgili şu bilgileri verdi:

”Biyolog arkadaşlarımız var, koyun DNA’sı üzerine çalışıyorlar. Onlar örnek topladılar, bizim bu bölgedeki koyunların DNA’sı üzerine çalışma başlattılar. Kazdığımız dönem, tam Bizans’tan beylikler dönemine geçiş olduğu için, Orta Asya’dan göç eden Türk topluluklarıyla gelen koyunların, Anadolu’daki koyun türlerinde sebep olduğu değişiklikleri ve çeşitlenmeyi göstermek için böyle bir çalışma yapmak istiyorlar. Yeni türler neler ve yeni türler Anadolu’daki var olan koyun türlerinde ne gibi değişiklikler meydana getirmiş onlara bakıyorlar. Sonuçların çıkması için bir sene var. Şu anda sadece örnek toplama aşamasındalar.”

-KOMANA PONTİKA ANTİK KENTİ-

Mitridat Krallığı’nın yönetiminde önemli bir kültür merkezi olan ve Roma İmparatorluğu döneminde de özerkliğini koruyan Komana Pontika’nın, tarihte Anadolu tanrısı Ma’ya adanmış kutsal alan olduğu belirtiliyor.

Aynı zamanda çevre bölgeler için ticaret merkezi görevi gördüğü ifade edilen bölgenin, o dönemde kutsal alanda düzenlenen festivaller, zengin pazar yeri ve kenti çevreleyen verimli arazisiyle Anadolu’nun tüm bölgelerinden ziyaretçi aldığı kaydediliyor.

ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından da desteklendiği belirtilen Komana Pontika Arkeolojik Araştırma Projesi, Orta Karadeniz Bölgesi’nin klasik çağ kenti Komana Pontika’nın konumunu belirlemek ve kentsel dokusunu anlamak amacıyla 2004 yılında başlatılmıştı.

Gümenek Hamamtepe bölgesinde yüzey araştırmalarının ardından antik kentin gün ışığına çıkartılması için kazı çalışmalarının startı verilmişti.

28.07.2010 Star Gazetesi

NO COMMENTS

Leave a Reply