Kayıp Kralların İzinde

681

Kilis Oylum Höyüğü’nde 22 yıldır sürdürülen kazılarla, höyüğün ev sahipliği yaptığı şehir krallığının izi sürülüyor.

Kazı çalışmalarını sürdüren Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Atilla Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anadolu yükseltisinin bitip Suriye düzlüklerinin başladığı çok stratejik bir bölgede bulunan Oylum Höyüğü’ndeki çalışmaların, bölge arkeolojisine ışık tutacak önemli bilgi ve bulgular vereceğine inandıklarını söyledi.

Türkiye ve Ortadoğu’daki en büyük höyüklerden biri olan Oylum Höyük’ün bulunduğu bölgede, tarihte çok sayıda şehir krallığının kurulduğunu ifade eden Engin, Oylum Höyüğü’nün bu şehir krallıklarından bir ya da birkaçına ev sahipliği yapmış olduğunu öngördüklerini kaydetti.

Engin, “Bu yıl ve geçen yıl yaptığımız kazılarda Karkamış Kralı Ini-Teşub’un mühür baskısını bulduk. Bu yılki kazıda da biri gümüş, 2 yeni Hitit mührü bulduk. Bulduğumuz kral mühürleri, höyüğün krallık merkezi olduğuna ilişkin öngörümüzün doğruluğunu güçlendiriyor” dedi.

Suriye’deki Tell Mardikh’te (Ebla Antik Kenti) İtalyan bilim adamlarının yürüttüğü kazıların sonucunda ortaya çıkan ve 5 binden fazla tabletten oluşan arşivin arkeoloji çevrelerinde büyük heyecan yarattığını dile getiren Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ebla da Oylum Höyük ile aynı bölgede. Höyük çok büyük ve tarih boyunca çok sayıda uygarlığa ev sahipliği yapmış. Yani Oylum Höyük için ‘Burada Ebla Antik Kenti’nde olduğu gibi dünya arkeoloji çevrelerinde heyecan yaratacak bulgulara ulaşmak mümkün değil’ diyemez. Ama belki de daha uzun yıllar burada çalışmamız gerekiyor. Yüzey çalışmalarının ardından 1988 yılında kazı çalışması başlatılan Oylum Höyük’te daha uzun yıllar kazı çalışması yapılması gerekiyor. Burada höyük kazısı yapıyoruz, höyük kazıları uzun yıllar devam eden kazılardır.”

3 BİN 600 YILLIK İSKELET BULUNDU

Engin, Oylum Höyük’te kazıya bu yıl 22 Temmuz’da başladıklarını, kazıda 43 işçi ve 22 teknik elemanın görev aldığını söyledi.

Kazılarda, 3500-4000 yıllık çok kalın duvarlı yapı kalıntılarını ve 3 bin 500 yıllık bir erkek iskeletini gün ışığına çıkardıklarını belirten Engin, şunları anlattı:

“Höyükte geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirdiğimiz kazılarda da çocuk iskeletlerine ulaşmıştık. Bulguları değerlendirerek, burada ölen insanların evlerin tabanına gömüldüklerini anlıyoruz. Ölülerin yanına hediye olarak çeşitli süs eşyaları, pişmiş kaplar konuyor. Ayrıca mezarlarda bulduğumuz hayvan kemiklerinden anlıyoruz, burada ölüler gömüldüğünde yanına giyecek bir şeyler de bırakılıyor. Ayrıca, evin tabanına gömülen ölülerin kemikleri bir süre sonra toplanıyor ve mezarın bir köşesine bırakılıyor, mezara ölen bir başka kişi konuluyor.

Höyükte dün ulaştığımız yetişkin ve erkek iskeletini titiz bir çalışmayla bulunduğu yerden kaldırdık, kazı evine getirdik. İskelet, Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü laboratuvarında, bu alanın uzmanları tarafından incelenecek.”

Kilis’in 10 kilometre doğusunda aynı adla anılan köyün bitişiğinde bulunan, 22-37 metre yüksekliğe ve 170 dekar yüzey alanına sahip olan Oylum Höyük, Türkiye ve Ön Asya’daki en büyük höyükler arasında gösteriliyor.

06.08.2010 Hürriyet