Bin Yıl Önceki Depremin İzleri

561

Küçükçekmece’deki Bathonea antik kenti yine şaşırttı. Birbirine sarılmış üç insan iskeletinin, 1034-1041 yılları arasında büyük yıkıma neden olan 10 büyük depremden birinden kaldığı tahmin ediliyor.

Amerikan Arkeoloji Enstitüsü’nün yayınında, 2009’un dünyadaki en önemli keşifleri sıralamasında ilk 15 içinde yer alan Küçükçekmece’deki Bathonea antik kentinden yine tarih fışkırdı. Daha önce Roma imparatorluk yollarından “Via Egnetia” olduğu tahmin edilen geniş ve çok iyi döşenmiş bir Roma yoluna ulaşılan kazılarda bu kez de birbirine sarılmış 3 insan iskeleti bulundu. Arkeologlar, yıkık bir duvarın altında bulunan 3 iskeletin, 1034-1041 yılları arasında Bizans İmparatorluğu’nda büyük yıkıma neden olan 10 büyük depremden birinden kaldığını tahmin ediyor.

Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeoloji Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında, İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’ndan Dr. Emre Güldoğan’ın katılımıyla sürdürülen kazılarda, daha önce geniş ve çok iyi döşenmiş bir Roma yolu bulunmuş, arkeologlar yolun, Roma imparatorluk yollarından “Via Egnetia”, yani imparatorluğun önemli arterlerinden biri olduğu yönünde işaretlerin bulunduğunu söylemişlerdi.

Bölgede çalışan arkeologlar, son 35 gün içinde iki yeni ve önemli bulguya daha rastladı. Arkeologlar, antik Via Egnatia’nın antik limanlara bağlandığını, ızgara planını takip ederek yan yollarla yerleşime dağıldığını belirleyerek, yolların birleştiği bir meydanı ortaya çıkardı.

Helenistik mimari izleri

2009’daki ilk kazılarda ortaya çıkartılan antik limanla bağlantılı yol üzerinde ortaya çıkan bir yapının ise Helenistik mimari tekniği izleri taşıdığı belirlendi. Yapının sonradan kutsal alan olarak kullanıldığı ve Bizans döneminde bir depremle yıkıldığı anlaşıldı. Yapının duvarları altında üç kişilik bir iskelet grubu bulunurken, ölenlerin deprem sırasında birbirlerine sarılı olarak hayatlarını kaybettikleri tahmin ediliyor. 3 iskelet, çok yakınlarında bulunan tarihi bir sikke nedeniyle 11. yüzyılın başına tarihlendi.

Jeofizik mühendisi Prof. Dr. Oya Çakın, milattan sonra 11. yüzyılda 8 büyüklüğünde yaşanan bir dizi depremle İstanbul’un büyük yıkıma uğradığını belirtirken, yaklaşık bin yıl önceki doğa olayının izleri kazı alanında ortaya çıkartıldı. 1952’de çıkan “Türkiye Depremleri İzahlı Kataloğu”nda da 1034 ilkbaharından 1040’a kadar İstanbul’da 10 büyük deprem olduğu belirtilirken, şehrin büyük yıkımlara uğradığından bahsedilmişti.

1-2 YÜZYIL ROMA DÖNEMİNE AİT MEZAR TAŞI

Avcılar ve Küçükçekmece belediyelerinin desteğiyle sürdürülen çalışmalarda elde edilen eserler bununla sınırlı kalmadı. Milattan sonra 1-2 yüzyıl arası Roma dönemine tarihlenen kabartmalı ve yazıtlı mezar taşı, Helenistik döneme ait iç kalıp tekniğinde yapılmış parfüm şişesi, milattan önce 5. yüzyıldan itibaren Filistin’den Roma’ya uzanan ticareti gösteren amfora parçaları ile çok sayıda sikkesi de bölgenin tarihsel değerini kanıtladı.

29.08.2010 Milliyet