Kurul Kayalıkları’ndaki Kazıdan Kale Çıktı

771

Gazi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt, “Kurul Kayalıklarında ortaya çıkardığımız arkeolojik bulgular buranın bir kale olduğunu gösteriyor dedi. Şenyurt, 15 kişilik ekiple yürütülen çalışmaların yaklaşık bir aydır sürdürüldüğünü, çalışmalarda elde edilen bulguların titizlikle değerlendirildiğini belirterek, elde edilen bulguların kayanın doğal yapısının da buraya yerleşenlerin burayı kale amaçlı kullandığının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Gazi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt, “Kurul Kayalıklarında ortaya çıkardığımız arkeolojik bulgular buranın bir kale olduğunu gösteriyor dedi.

Şenyurt, 15 kişilik ekiple yürütülen çalışmaların yaklaşık bir aydır sürdürüldüğünü, çalışmalarda elde edilen bulguların titizlikle değerlendirildiğini belirterek, elde edilen bulguların kayanın doğal yapısının da buraya yerleşenlerin burayı kale amaçlı kullandığının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Kurul Kayalıklarının literatüre “Kurul Kalesi” olarak geçmesini istediklerini de ifade eden Şenyurt, şunları kaydetti:

“Kurul Kayalıklarındaki arkeolojik kazı çalışmalarına başlayalı yaklaşık bir ay oldu. 15 kişilik ekipte ben ve bir öğretim üyesi arkadaşımızın yanı sıra Gazi Üniversitesi’nde doktora ve mastır yapan arkeologlar bulunuyor. Arkeolojik bulgular buranın bir kale olduğunu gösteriyor. Çalışmaların ilk günü bir duvarın üst kısmını açtığımızda duvarın kalınlığının yaklaşık 2 metre olduğunu gördük. Bu da buranın normal konuttan ziyade bir kale olduğunu bize gösterdi. Daha sonra yapılan çalışmalarda açığa çıkarılan çanak çömlek buluntuları ve sikkeler buraya son olarak M.Ö. yüz yılında yerleşildiğini gösterdi. Bu dönem Anadolu Pontus Krallığı’nın zirvede olduğu bir dönemdir. VI. Mitridates dönemidir. Anadolu Pontus Krallığı döneminde Amasya ve Sinop başkent olarak kullanılmış. Ortaya çıkarılan sikkeler ve diğer küçük buluntular M.Ö. birinci yüzyıla ait. İsa’nın doğumunu sıfır olarak kabul ettiğimizde İsa’nın doğumundan 50 yıl ö nceye ait. Yani Hristiyanlıktan da önce.”

Arkeoloji literatüründe bu dönemin M.Ö. 330-30’a tekabül ettiğini, bu dönemde de Roma İmparatorluğu’nu Anadolu’yu ele geçirme teşebbüslerinin olduğunu belirten Şenyurt, “Pontus Kralı’da özellikle Roma’nın Anadolu’yu istilasına karşı mücadele vermiş. Bu amaçla Roma ordularıyla iki defa savaşmış ç ok önemli bir kral. Kendisi bir dönem Yunanistan’ın kuzeyinden Anadolu ve kırıma kadar olan bölgeyi hakimiyeti altına alan çok güçlü, büyük ve karizmatik bir kraldı r” dedi.

Çalışmalar kapsamında Kurul Kayalıklarında su ve kaçış tünelinin 225 metre uzunluğa sahip olduğunun da belirlendiğini vurgulayan Şenyurt, şöyle devam etti:

“Tünelin işlenerek bir kısmı kazınmış. Bundan sonraki kayalar arasında boşluklar var. Doğal boşluklar açılmış. Bu arada su kaynağı var zaten. Kayaların arasındaki boşlukları dışarıdan temizlediğimiz zamanda da gizli bir kapı geçidi buradan sağlanmış oluyor. Tünelin sonunda elle düzeltilmiş kısmında da kapı var. Şu anda kazmakta olduğumuz yer daha çok “Akrepolis” dediğimiz kentin en üst kesimi, başka bir ifadeyle iç kale dediğimiz kesim. Muhtemelen hem idare anlamında toplantıların yapıldığı hem de dağın en yüksek seviyesi olduğu için dinsel olarak önemsenmiş bir alan. 25 metre genişliğinde 90 metre uzunluğunda bir kaya zirvesi. Daha önceden burada su sarnıcı ve tünel olduğu için insanlar buranın kale olduğunu çok algılayamıyor. Kurul Kayası adıyla isimlendirilmiş.”

Söz konusu kazı alanında yapılan değerlendirmelerde buranın bir idare merkezi ve bir dinsel merkez olduğunun değerlendirildiğini belirten Şenyurt, “Dolayısıyla burada işi olanın yaşadığı bir yer. Kralın, komutanın, rahiplerin yaşadığı alan. Daha çok maden yataklarında çalışan topluluklara hitap edilen bir kale burası. Mitridates’in bu bölgedeki halkı güvenlik ve kontrol altında tuttuğu, vergilerini aldığı idare ve yönetim merkezi. Eyalet merkezi diyebiliriz. Ordu Kurul Kalesi bu eyaletin yönetim merkezi diyebiliriz. Buranın asıl adı “Secaiye köyü” sonra Kurul adı verilmiş” dedi.

Kale duvarlarının iri taşlarla yapılmış olmasının buranın güçlü bir krallık olduğunu gösterdiğini de belirten Şenyurt, sezon çalışmalarını 25 Eylülde tamamlayacaklarını da hatırlatarak şu bilgileri verdi:

“Bu çalışma Doğu Karadeniz’de tarihi araştırmaya yönelik olarak arkeolojinin bilimsel metodunun kullanıldığı ilk ciddi kazı çalışması. Bölgede her yıl iki ay çalışmak suretiyle en az beş yıl çalışmaların devam etmesi planlanıyor. Ama kazdığımız bölgenin aşağısındaki kaleyi de düşündüğümüz zaman çalışma takvimi 20 yıla kadar da uzayabilir. Ciddi anlamda hem bilimsel hem de turizme yönelik restorasyon çalışmalarını hesaplarsak 20 yılı gözden çıkarmak lazım. Ama 3 yıl sonra burası kısmen turizme açılacak. Karadeniz’de turistin uğramadan geçmeyeceği bir yer haline gelecek.”

15.09.2010 Türkiye