Kyme, Kazıları Hızla Devam Ediyor

449

28 yıldır sürdürülmekte olan Kyme kazılarına bu yılda önemli bir ivme kazandırılarak hızla devam edildi.

1982 Yılında Catania Üniversitesince ve Od. Prof. Sebastiana Lagona başkanlığında başlatılan kazı çalışmalarına 2008 Yılından bu yana Calabria Üniveritesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Antonio La Marca başkanlığında, sürdürülmektedir.

La Marca, Ören yerinin giderek teşhir edilebilir düzeye geldiğini ve Aliağa turizmine önemli bir katkı sağlayacağını belirterek, sponsor katkılarının önemine değindi.

Sponsor katkıları önemli.

Kazının hızlandırılmasında sponsorlardan alınan maddi desteğin önemli bir yeri olduğunu belirten La Marca, maddi destek veren başta Aliağa Belediyesi olmak üzere, Eldor di, Pasova Laporte gibi İtalyan firmalarının yanı sıra, Nemrut’ta iskelesi olan, Ege Gübre, İDÇ, Şimşekler ve Batıçim gibi Türk firmalarına teşekkür etti. Diğer firmaların da aynı hassasiyeti göstermeleri halinde Kyme’nin kısa sürede gün yüzüne çıkarılacağını söyledi.

Kyme’nin bilindiği gibi İ.Ö. 8. yy. ile, İ.S. 12. ve 13. yy. dönemi arasında Geç Helenistik Çağ, Geç Roma ve Bizans Dönemi yapıları barındıran17 asırlık bir geçmişe sahip, Aiolis’in en büyük bir ticaret merkezi ve limanı olduğunu belirtti.

Kyme kazı başkanı Prof. La Marca geçmiş yıllarda bir kısmı gün yüzüne çıkarılan Agorada genç Roma dönemine ait Nekropol(mezarlık), Tiyatro alanında; Orkestra ( Sahne) ve bir Stoanın ( Barınma alanı, dinlenme yeri) bir bölümü ile, güney tepede bulunan Helenistik- Roma dönemine ait villanın bir bölümünün çıkarıldığını, 2010 yılı kazılarında da aynı alanlarda kazılara devam edilerek, önemli ve yeni buluntular elde edildiğini söyledi.

Roma Dönemi Agoranın ( Pazar yerinin) büyük bir bölümünün daha kazılarak, mezarların ortaya çıkarıldığınında altını çizen Marca, “. Mezarlığın kazısı büyük oranda tamamlandı. Agora, geçmiş dönemlerde, kentin merkezinde bulunan, ticari, siyasi ve sanatsal aktivitelerin yürütüldüğü alanlar olarak kullanıldığını vurgulayan La Marca, agoranın yanı sıra, yine İ.S. 5-7. yy a ait olduğu düşünülen Nekropolis (Mezar) çıkartıldı.

Yine Agora alanında, liman alanındaki Orta Çağ kalesi ile çağdaş 250-300 m2 büyüklüğünde bir yapı ortaya çıktı. Aynı alanda Erken Bizans dönemine ait 3 farklı Şapele ( Küçük Kilise) ait temeller bulundu”dedi.

La Marca, yapılan kazılarda, Agora alanının İ.Ö. 8. Y.Y. dan İ.S. 12. y.y a kadar kullanıldığı, bu 2000 yıllık süreçte, 14-15 farklı evrenin yaşandığı tespitinde bulundu.

Agora alanındaki bu bulguların yanı sıra, Stoa ( üstü kapalı, sütunlu dinlenme ve barınma yeri) alanında da kazıların sürdürüldüğünü, çok önemli bulgulara ulaşıldığını belirten La Marca;”Önceki kazılarda stoanın çok az bir bölümünü, bu yılki kazılarda ise, 14m. eninde ve 125 m. uzunluğunda bir yapı olduğu ortaya çıktı. Bu haliyle Kyme stoasının dünyadaki en büyük stoası olduğu anlaşılmıştır.” Diyerek sözlerini şöyle sürdürdü.”Helenistik Roma villasında sürdürülen kazılarda, bu villanın yaklaşık 300 m2 ‘lik bölümü ortaya çıkarıldı. Kuzey Tepe olarak adlandırılan alanda yapılan kazılarda ise; çok sayıda pişmiş toprak heykelcikle, Helenistik döneme ait sur duvarının devamı ortaya çıkarıldı. Böylece Helenistik dönemde Kyme’nin bır sur ile çevrili olduğu anlaşıldı” diyerek”Uzun bir aradan sonra, bu yıl Kyme Limanında su altı araştırmalar yapıldığını, bu çalışmalar sonucunda limanın deniz altında 300 m. Devam ettiği, anlaşılmıştır. Ayrıca, deniz kıyısına paralel olarak uzanan 90 m. uzunluğunda stoa benzeri bir yapı tespit edilmiştir.” Dedi.

Retorasyon çalışmaları

Antonio La Marca, kazıların hızlandırıldığını, öte yandan da, geçmiş yıllarda gün yüzüne çıkarılan, kalenin restorasyonuna devam edildiğini belirterek, bu yapılan restorasyonla, insanların kale üzerine çıkıp, hem kaleyi, ve hem de Kyme’yi daha yüksekten izleme olanağına kavuşturulduğunu belirterek, “sponsorlardan önemli bir destek alındığını böylece hem kazı evinde hem de kazı alanında restorasyon işlerine hız verildiğini bu sayede de, çıkarılan eserler hem orijinine uygun hale getiriliyor, hem de gün yüzüne çıkarılmış eserlerin doğa ve başka dış etkilerden korunmasını sağlamasının eserin daha iyi algılanmasına da katkı sağlamış oluyor.” Dedi.

Kyme taşları İstanbul camilerinde…

Aliağa’nın 15 Km. kuzeyinde bulunan antik Aigai Ören yeri kazılarını yürüten Prof. Dr. Ersin Doğer, Kyme kazılarına bir nezaket ziyaretinde bulundu.

La Mrarca ile birlikte yapılan kazıları gezen Prof. Ersin Doğer; geçmişte kendisinin de arkeolog olarak katıldığı, Kyme’ye bir nezaket ziyaretinde bulundu.

Gezi sırasında temelleri bu yıl ortaya çıkartılan, ama sütunları bulunamayan stoa ve diğer yapılarda sütüna rastlanmadığınla ilgili olarak şu görüşleri dile getirdi. “Kyme’nin taşları İstanbul camilerinde ” dedi. Ersin Doğer ” Osmanlı, İstanbul’u fethinden itibaren İstanbul’daki bir çok camiyi Ege’deki ören yerlerinden getirttiği taşlarla inşa etmiştir. Fatih’in amirallerinden Yusuf Paşa 1457’lerde, Ege kıyılarındaki ören yerlerini yıkarak, mermer sütunlarını ve değerli taşları İstanbul’a taşınmış, cami ve kemer inşaatlarında kullanılmıştır. Kyme ve Foça, Efes, Halikarnasos ( Bodrum) Kentlerin mermer ve düzeni taş bloklarının İstanbul’a taşınarak Oradaki Osmanlı inşaatlarında kullanılmıştır”diyerek sözlerini sürdürdü. “Onun için dikkat edilirse, Kıyıda kurulu ören yerlerinde sütun ve benzeri yapılara rastlama pek mümkün olmamaktadır.” dedi.

16.09.2010 Aliağa Ekspres