Tarih ‘Yumuktepe’de Gün Işığına Çıkacak

389

Anadolu’nun en eski yerleşim alanlarından biri olmasının yanında dünyada tarımın yapıldığı ilk bölge olarak öne çıkan Mersin’deki Yumuktepe Höyüğü’nde başlatılan kazı çalışmaları sürdürülüyor.

İtalya’nın Lecce Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsabella Caneva başkanlığında 20 Eylül’de başlatılan kazı çalışmaları, 11 kişiden oluşan ekiple M.Ö. 1500 yılını kapsayan Hitit Dönemi, M.Ö. 4500 yıllarını kapsayan Kalkolitik Dönem ve M.Ö. 6500 yıllarını kapsayan Neolitik Dönem’i kapsayan üç ayrı noktada devam ediyor. Lecce Üniversitesi ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi tarafından bu yıl 17.’si gerçekleştirilen kazılar, Ekim ayı sonuna kadar sürdürülecek.

Kazılarla ilgili olarak İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dr. İsebella Caneva, bu yılki kazılarda üzerinde durdukları en önemli noktanın En Erken Neolitik Dönem olacağını vurguladı. Söz konusu dönemin izlerini taşıyan tabakalarda kazılar yapılacağını belirten Caneva, “Çünkü bu tabakalar ilk defa ortaya çıkıyor. Bizden önceki kazılarda bu tabakalarla ilgili herhangi bir analiz yapılmadı. Bunu ilk defa biz gerçekleştireceğiz. Bu nedenle belirtilen tabakalarda her ne çıkarsa çıksın kazı tarihindeki ilk bulgular olacak. Yani daha önce hiç bilinmemiş bir şey olacak” dedi.

Geçtiğimiz yıl En Erken Neolitik Dönem’in izlerini taşıyan alanda iki ayrı mezar bulduklarını hatırlatan Caneva, bu yılki kazılarda da yine bir mezar bulduklarının altını çizerek, tüm bu bulguların bölgede bir mezarlık olduğu yönünde kendilerine bilgi verdiğini anlattı. Caneva, Kalkolitik Dönem’e ait alanda geçtiğimiz yıl bir takım yapılara ulaştıklarını dile getirerek, bu yıl da daha önce buldukları yapıların devamını arayacaklarını ifade etti.

“GEÇTİĞİMİZ YIL BULDUĞUMUZ SURUN DEVAMINI ARAYACAĞIZ”

Bu yapının kazılar açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Caneva, “Çünkü kazılar bize Kalkolitik Dönem’de ‘devlet’ gibi bir organizasyon var olduğunu gösteriyor. Demek ki bu yapı, normal bir ev olmadığı gibi kamusal bir yapı olarak da öne çıkıyor” diye konuştu. Hitit Dönemi’ne ait tabakalarda da bu yıl çalışmalarda bulunacakları bilgisini veren İsabella Caneva, belirtilen alanda yapılan çalışmalarla birlikte M.Ö. 1500 yıllarını kapsayan Erken Hitit Dönemi’nin izlerini taşıyan şehir surlarının geçtiğimiz yıl gün ışığına çıkartıldığına dikkat çekti. Bu yıl söz konusu surun devamını arayacaklarını belirten Caneva, surun iç bölümünde kalan alanda şehirdeki evleri ortaya çıkartmaya çalışacaklarının altını çizdi. Caneva, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Anlamak istediğimiz şey; burada Erken Hitit Dönemi’nde bir şehrin olup olmadığı. Daha önceki kazılarda burada bir sur olduğunu bilmiyorduk. Eğer burada bir sur varsa, o zaman şehir gibi yerleşim bölgeleri de vardı. İşte biz bunu bulmak istiyoruz. Nasıl bir şehir ya da bu dönemde evlerin yapısının nasıl olduğunu merak ediyoruz.”

“BULUNAN YAPI TAPINAK YA DA ÖZEL BİR AİLENİN SARAYI DA OLABİLİR”

Kalkolitik Dönem’e ait tabakalarda da devletin varlığını gösteren bulgulara ilk defa geçtiğimiz yıl ulaştıklarını hatırlatan Caneva, bulguların aslında bir devlet değil de ilk devlet modernizasyonu yolunda ilerlendiği bilgisini kendilerine verdiğini söyledi. Caneva, bulmuş oldukları yapının bir tapınak olabileceği gibi önemli bir ailenin sarayı da olabileceğini, bu yılki kazılarda bunu anlamaya çalışacaklarını anlattı. Neolitik tabakalarda Yumuktepe’nin en erken yerleşiminin nasıl olduğu, ne tür yapılar yapıldığı ve dönemin ekonomik yapısını incelemek istediklerini belirten Caneva, bölgede nasıl bir tarım yapıldığı ve insanların gündelik hayatını nasıl sürdürdüğünü araştıracaklarını sözlerine ekledi.

YUMUKTEPE HÖYÜĞÜ HAKKINDA

Yumuktepe Höyüğü’ndeki ilk kazı çalışmaları, 1936-1937 yılları arasında İngiliz arkeolog Jhon Garstang başkanlığında yapıldı. İkinci Dünya Savaşı ile birlikte ara verilen kazılara, 1946’da yeniden başlandı ve 1947 yılında sonuçlandırıldı. 1992 yılında hazırlanan ve 1993 yılında başlatılan ‘Yumuktepe Arkeolojik Kazısı’ çalışmaları her yaz düzenli bir şekilde sürdürülüyor.

Mersin’in atası olan Yumuktepe, 9 bin yıl önce höyüğün çekirdek tabakasını oluşturan Neolitik çiftçiler tarafından oluşturuldu. Ardından gelen yerleşimlerle tepe zaman içerisinde 23 metre yükseldi. Teraslı evle önceki kalıntıların üzerine yollar inşa edildi ve böylece tabakalanma daha karmaşık bir hal aldı. Uygun konumunu doğal kaynaklara ve ticaret olanaklarına borçlu olan yerleşim bölgesi, Orta Çağ’a kadar kesintisiz iskan edildi ve Anadolu platosu, Doğu Akdeniz ve diğer Akdeniz ülkeleriyle ilişkisini sürdürdü.

28.09.2010 Beyaz Gazete