Kadının 8 Bin Yıl Önceki Statüsünü Anlatan Heykelcik!

569

Diyarbakır’ın Bismil ilçesindeki Hakemi Use’de yapılan kazılarda, günümüzden 8 bin yıl önce kadının statüsünün belirlendiğini kanıtlayan mermerden yapılmış kadın heykelciği gün ışığına çıkarıldı.

Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin’in başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen Hakemi Use kazısının bu yılki bölümü tamamlandı.

Kazı Başkanı Doç. Dr Halil Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Dicle Nehri üzerinde inşası süren Ilısu Baraj gölü altında kalacak kültür varlıklarını kurtarmaya yönelik proje kapsamında yürütülen Hakemi Use kazısında, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da önemli buluntuların çıkarıldığını söyledi.

Kazılarda, Neolitik döneme ait özellikle de tarımcı ve köy topluluğunun önemli evresini tespit ettiklerini, Mezopotamya uygarlığının çok önemli bir dönemin varlığını Türkiye sınırları içerisinde ortaya çıkardıklarını belirterek, dönemin, arkeoloji literatüründe ”Hassuna dönemi” olarak bilindiğini hatırlattı.

Tekin, Mezopotamya’da ilk boyalı çanak çömlek yapımının, mülkiyet, mal giriş çıkışı ve ortak depolama alanlarının bu dönemde ortaya çıktığını ifade ederek, şöyle konuştu:

”Toplum içerisinde kadının önemli rol aldığı bu yıl bulduğumuz mermer heykelcikten anlaşılıyor. Öncelikle henüz kerpiç yapımını bilmiyorlar. Evler, taş temelsiz doğrudan dökme çamurla inşa ediliyor. Evlerin tabanları altına çoğunlukla çocukları gömüyorlar. Toplumun genel yapısına baktığımızda burada kalabalık bir nüfusun yaşamadığını düşünüyoruz. 100-150 kişilik bir grup ve eşitlikçi bir grup olduğunu düşünüyoruz. Aralarında hiyerarşik bir yapılanma olmadığını düşünüyoruz ve kadının önemli rol üstlendiğini, yani toplumun içerisinde kadının haklarının daha fazla olabileceği ya da kadının önemsendiği anlaşılıyor. Çanak, çömlek üretiminin çok yoğun olduğu ve kadınlar tarafından yapıldığını tahmin ediyoruz.

Bu yılki en önemli buluşumuz kuşkusuz şişman kadın heykelciğidir. Çağdaşı Orta Anadolu’dan bildiğimiz bir olgu var; o da doğurganlık, bereket sembolü olarak şişman kadının gösterilmiş olması. Bu bakımdan heykelcik önemli. Mezopotamya’ya yabancı olan bir unsur. Bu nedenle Orta Anadolu ile bağlantı kurulabilir. Bizce ışık tutacak bir buluntu. Çünkü şu ana kadar Orta Anadolu ve Mezopotamya arasında bir bağlantı kuramıyorduk. Bunun öyle olmadığını düşündürecek bir buluntu.”

“MEZOPOTAMYA’DA BULUNMUŞ OLMASI HEYECAN YARATTI”

Körtiktepe, Çayönü ve Göbeklitepe’de hep erkeğin ön planda olduğunu, kadına ait hiç figür göremediklerini ifade eden Tekin, ancak artık Hakemi Use’de kadının ön plana çıkmaya başladığının belirlendiğini bildirdi.

Tekin, kadının doğurganlığı, bereketi sembolize eden figürü ile toplum içerisinde kendisine bir statü sağlamaya başladığının tespit edildiğini belirterek, şöyle konuştu:

”Bu başlangıç olduğu için önemli. Tabi bütün bunlar daha sonra yerli yerine oturacak. Hassuna dönemi hep başlangıç aşaması ve daha sonraki büyük Mezopotamya uygarlığının hazırlayıcısıdır. Kuzey Mezopotamya’nın en kuzey kesiminde bulmamızın önemi de buradan kaynaklanıyor. Günümüzden 8 bin yıl önce kadının toplumdaki yerinin vurgulanması açısından buluntumuz çok önemli. Daha önce erkeğin konumu, avlanma ile ilgiliydi. Orada erkek ön plandaydı. Ama yerleşik düzene, tarıma geçip köy yaşantısı başlayınca kadın daha fazla aktif rol almaya başlıyor. Bu da kadının toplumsal statüsünü belirliyor. Kadın çocuğuna değil, aynı zamanda tarımı yapan, ekini biçen, çanak çömlek yapan belli yerlerde karar verici olarak yer alıyor. Şişman ana tanrıça heykelciğinin Kuzey Mezopotamya’da da temsil ediliyor olması, kadının toplum içinde daha önemli bir konuma geldiğinin de göstergesidir.

Mermerden yapılmış 6 santimetre yüksekliğindeki tanrıça heykelciği sol bacağı kıvrılarak üstüne oturmuş biçimde gösterilmiş; bir eli karın hizasında, diğer eli aşağıya doğru sarkıtılmış. Beyaz mermerden yapılmış heykelcik ateşe maruz kaldığından kahverengiye dönüştü. Ateşin yoğun geldiği baş ve bacak kısımlarında çatlaklar oluştu. Geçmiş yıllardaki kazılarda kilden yapılmış bazı tanrıça heykelciklerinin ele geçmiş olmasına karşın bu yılki örnek gerek malzemesi gerekse görünümüyle diğerlerinden farklılık gösteriyor. Hakemi Use’nin çağdaşı diğer Suriye ve Irak yerleşimlerinde de benzeri bulunmayan bu eserin en yakın benzerleri Konya yakınlarındaki Çatal Höyük’ten biliniyor. Mezopotamya kadın heykelcikleri büyük çoğunlukla kilden yapılmakta. Vücut hatları şematik üslupla biçimlendirilmekte. Oysa Hakemi Use heykelciği doğalcı bir üsluba sahiptir. Tıpkı Orta Anadolu heykelcikleri gibi bolluk ve bereketi sembolize etmesi açısından şişman gösterilmiştir. Bu yılki kazımızda ortaya çıkarttığımız tanrıça heykelciği Mezopotamya tarih öncesi uzmanları arasında heyecan yaratmıştır.”

30.09.2010 Haber Türk