Efes Kazıları Sezonu Sona Erdi

513

Avusturya Arkeoloji Enstitüsü ve Efes Kazıları Başkanı Doç. Dr. Sabine Ladstätter, kazı başkanlığı’nın ilk yılı olan 2010 Ephesos kazı sezonunun sona erdiğini belirterek, ‘Bu yılki kazılardan son derece önemli buluntular elde ettik’ dedi.

Ladstatter, kazılarla ilgili düzenlediği basın toplantısında, 2011 yılı kazı sezonunun Mayıs ayında başlayacağını açıkladı. Bu yılki kazılardan son derece önemli buluntular elde ettiklerini ve birçok önemli kazılarda da önemli aşamalara geldiklerini kaydeden Ladstatter, bu yılki kazılarda Artemis Tapınak alanı bitişiğindeki arazide yer alan ve Tribüne olarak adlandırılan Roma Dönemi yapısına ağırlık verdiklerini, bu yapının ilk kez bu yıl arkeolojik araştırmalarının yapıldığını ifade etti.

– ARTEMİSYON’DA KÜLT TİYATROSU GÜN YÜZÜNE ÇIKARILIYOR-

Ladstatter, yapılan kazı çalışmaları kapsamında Selçuk ilçesinin önemli tarihi alanlarından biri olan Artemisyon’nun içinde yer aldığı alanda dinsel etkinlikler için kullanılan tiyatronun (Kült Tiyatrosu) gün yüzüne çıktığını, bu tiyatronun Artemisyon’da çıkmasından dolayı oldukça önem taşıdığını anlattı. Tiyatro üzerinde detaylı araştırmaların yapılacağını vurgulayan Landstatter, yapının (M.S. 1.yy) Erken Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait olduğunu belirterek, ‘Bu yapının bir Kült tiyatrosu olduğundan eminiz. Roma döneminde, Artemis Kutsal alanında yer alan ana binadır. MS. 3. Yüzyıl’da alanda büyük bir tahribat olmuş ve yapı zarar görmüştür. Kült Tiyatrosu olarak kullanıldığını düşündüğümüz yapının alt yapısının MS. 14. Yüzyılda yoğun bir şekilde kullanıldığını öğrendik. Alandan ele geçen ve Beylikler Dönemi’ne tarihlenen seramik ve cam buluntular Ayasuluk yerleşiminin uluslararası ticaretine tanıklık etmektedir. Bu buluntulardan Ayasuluk ve İspanya arasındaki ticareti öğrenmekteyiz’ diye konuştu.

Önemle tanıtılması gereken kazı alanlarından birinin de Artemis tapınak alanı girişinde bulunan Türbe yapısı olduğu bilgisini veren Ladstatter, ‘Burada yapılan çalışmalardan alanın 10. Yüzyılda kullanıldığı öğrenilmiştir. Ancak geç 14. Yüzyıl’da bir Çömlekçi atölyesi ile birlikte Türbe inşa edilmiş, daha geç dönemde ise bu alanda küçük bir mezarlık oluşturulmuştur. Türbenin arkeolojik çalışmalarının büyük bir bölümü tamamlanmıştır ve hazırlanmakta olan restorasyon projesi gereken izin için ilgili kurula sunulacaktır’ dedi.

– SIĞLA BEY TÜRBESİNDE İKİ ADET MEZAR BULUNDU

Ladstatter, Selçuk Devlet Hastanesi bahçesinde bulunan Sığla Bey Türbesinin kazı ve restorasyon çalışmalarında iki adet mezar ve mezar taşları bulunduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Avusturya Arkeoloji Enstitüsü Efes Kazıları Başkanlığı’nca imzalanan protokol gereğince Selçuk Devlet Hastanesi yanında bulunan Sığla Bey Türbesinde de araştırmalar yapıldığını belirten Ladstatter, yapının restore edilebilmesi için ve kullanım fonksiyonunu anlamaya yönelik, yapı içerisinde ve etrafında kazı ve temizlik çalışmaları yapıldığını anlattı.

Bir diğer önemli kazı alanının da Liman Nekropolü olduğunu, burada bu yıl mezarların kazısının yapılmadığını, ancak pek çok mekanın altyapı unsurlarının açığa (Mutfak gibi) çıkarıldığını kaydeden Ladstatter, ‘Liman Kanalı’nın güneyinde 300’den fazla mezar binasının belgeleme ve dökümantasyonu yapıldı. Bu çalışma sırasında günümüzde yapılmış olan kaçak kazıları görmek üzüntü verici. Mezar evleri farklı mimari özellikler göstermektedir ve çoğu duvar resimleri ile süslüdür’ dedi.

Ladstatter, Efes Antik Tiyatronun bu yılki kazı çalışmalarının çok başarılı geçtiğini, tiyatronun güney analemma statik sorununa çözüm getirildiğini ve bir sağlamlaştırma konstrüksiyonu kurulduğunu sözlerine ekledi.

01.10.2010 haberler.com