Kral Mezarı Bulundu

767

İzmir’in Bergama ilçesindeki Pergamon Antik Kentinde, Alman Arkeoloji Enstitüsünce sürdürülen kazı çalışmalarında, Milattan Önce (M.Ö) 3. ve 2. yüzyıllar arası dönemden kaldığı ve kraliyet ailesine ait olduğu tahmin edilen mezar odası bulundu.

Pergamon Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Felix Pirson, gazetecilere yaptığı açıklamada, Alman Arkeoloji Enstitüsü olarak, bu yıl sürdürdükleri çalışmalar sırasında Eylül ayı başında antik kentin kuzey doğusunda yer alan bir tepede tümülüs olduğunun tespit edildiğini ve bu tümülüste yapılan kazılar sonucunda, M.Ö 3-2. yüzyıllar arasındaki Pergamon hanedanı Attalid’ler dönemine ait olduğu tahmin edilen bir mezar odasının keşfedildiğini bildirdi.

Mezar odasının, uzun zaman önce kaçak kazıcılar tarafından açıldığını ve o zamandan bu yana mezar odasında tahribatın sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Pirson, kaçak kazıların mezar odasının çok kaliteli nitelikteki mimari yapısına zarar verdiğini belirtti.

Prof. Dr. Pirson, mezar odasının kaçak kazı sonucu tahribata uğramasına rağmen, kapağı belki de antik dönemde açılmış lahit teknesinin ve içerisinde 40’lı yaşlardaki erkek iskeletinin korunmuş olarak bulunmasının, kendileri açısından sevindirici olduğunu ifade ederek, “Mezar odasındaki lahit teknesinin, kaçak kazının moloz toprağı altında, orijinal yerinde ve pozisyonunda bulunması sevindirici bir sürpriz olmuştur. Lahit kapağı belki de antik dönemde kırılmış ve açılmıştır. Ama buna rağmen lahit içinde 40 yaşın üstünde bir erkeğe ait iskelet kalıntıları bulundu” dedi.

Kazıda ayrıca ölünün yanına konulan mezar hediyelerinden bir toprak kabın bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Pirson, M.Ö 3. yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu belirlenen bu kap sayesinde, tonozlu yapıdaki ve yüksek kalitedeki mezar odasının da hangi döneme ait olduğunun saptanabildiğini anlattı.

“HELENİSTİK DÖNEM ARAŞTIRMALARINA IŞIK TUTACAK”

Prof. Dr. Pirson, bulanan mezar odasının, yüksek kalitedeki işçiliğiyle Helenistlik dönem mimarlık tarihi araştırmaları açısından önemli bir veri niteliğinde olduğuna işaret etti.

Bulunan mezar odasında elde edilen en önemli tarihi eserin ise ölünün defnedilmesinin ardından odaya kapatılan taş kapıya ait kanat parçası olduğunu bildiren Prof. Dr. Pirson, defin işleminin ardından kapatılan taş kapının bir kanadının kaçak kazıcılar tarafından kırıldığını, yüksek kalitede bir taş işçiliğiyle yapılmış, üzerinde metal kilit ve çivi kabartmaları olan kapının diğer kanadının ise sağlam şekilde bulunduğunu söyledi.

Prof. Dr. Pirson, konumu ve elde edilen buluntular ışığında, mezar odasının Pergamon hanedanına mensup bir bireye ait olduğunu düşündüklerini belirterek, “Gerek mezar yapısının yüksek kalitesi, gerekse tümülüsün Pergamon’un kuzey doğusundaki bir tepe üzerinde, kente ve tüm ovaya hakim bir yerde bulunmasını göz önünde bulundurarak mezarda gömülü kişinin kraliyet ailesine mensup biri olduğu tahmin edilmektedir” diye konuştu.

Kazıdan elde edilen taş kapının Bergama Müzesi’nde sergileneceğini ifade eden Prof. Dr. Pirson, “Kazılarda önceden ele geçirilen eserlerin yanında sergilenecek olan taş kapı, müzedeki Pergamon Sergisi’nin zenginleşmesine önemli bir katkıda bulunacaktır” dedi.

MEZAR KAPISI, HELİKOPTERLE TAŞINDI

Bu arada, mezar odasına ait taş kapının sağlam kanadı, tahribattan korunmak amacıyla sandık içine alınarak Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı bir helikopterle önce ilçe merkezindeki Bergama Devlet Hastanesi bahçesine, oradan da kamyona yüklenerek Bergama Müzesi’ne nakledildi.

01.10.2010 Hürriyet