Başur Höyük’te Kazılara Tekrar Başlandı

644

Siirt Başur Höyük’te ara verilen kazılara yeniden başlandı.

Kazı ekibi başkanı ve Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur, AA muhabirine yapptığı açıklamada, Siirt-Kurtalan karayolunun 18. kilometresindeki Aktaş köyü yakınlarındaki Başur Höyük’te Ilısu Baraj gölü kapsamında 2007 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarının bu yılki bölümünde 35’i üniversite öğrencisi toplam 100 kişinin görev aldığını söyledi.

Höyükte şu an MÖ 2000-2500’lü yıllara denk gelen dönemlere ait kazıları yaptıklarını bildiren Doç. Dr. Sağlamtimur, aldıkları küçük karbon örneklerini tahlile gönderdiklerini belirtti. Sağlamtimur, höyüğün ortasında deprem geçirmiş yapılar bulduklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

”Bu yapılar kerpiçten oluşuyor. Onların üstünde yoğunlaştık. Deprem geçirdikleri için elimize geçen kap kacaklar daha sağlam. Mekanların içerisinde bir şey kaçırma şansları olmamış. O açıdan höyüğün göbeğindeki bu alanda çalışmalara ağırlık verdik. Haziranda kazı çalışmalarına başlamıştık Ramazan Bayramı dolayısıyla kazılara ara vermiştik. Yeniden kazılara başladık. Tahminen bir ay daha burada kazı yapacağız. Başur Höyükteki kazı Ilısu Barajı tamamlanıncaya kadar devam edecek. Siirt, Güneydoğu Torosların yamacında etrafında geniş vadiler ve yüksek dağların olduğu çok sayıda suyun geçtiği bir yer. Bu nedenle Siirt bu açıdan sanki bir kavşak durumunda olmuş. Bu höyük Mezopotamya ile Doğu Anadolu arasındaki bir geçidi kontrol ediyor. Buradan 50 kilometre kuzeye doğru gidersiniz Bitlis vadisindesiniz, aynı uzaklıkta güneye giderseniz Mezopotamya düzlüklerindesiniz. Zaten bu Başur Höyüğün tarım dışında ticaretle büyümesi gerekiyor. Bunu çözmeye çalışıyoruz. Kısmen de çözüyoruz. Biraz zamana ihtiyacımız var. 5-10 sene içerisinde çok daha sağlıklı bilgiler elde edeceğiz.”

Sağlamtimur, Ormanardı köyündeki Hüzik Höyük’te ise İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necmi Karul başkanlığında çalışma başlatıldığına işaret ederek, ”Buranın MÖ 10-11 binli yıllarla tarihlendiğini düşünüyoruz. Oradaki çalışmaların Siirt kronolojisini oluşturmamız açısından önemli. Yani bizim uzmanlığımız MÖ 6-7 binlerle sınırlı. Onun daha öncesi için taş çağı için başka bir uzmanın getirilmesi gerekiyordu. Bu konuda Türkiye’nin en iyi hocalarından birini getirdiğimiz için sevinçliyiz. Buradaki kazınında 10 yıl kadar devam edeceğini tahmin ediyoruz” dedi.

04.10.2010 Memleket Haber