Tokat’ın Sulusaray İlçesi’nde bulunan Sebastopolis antik kentinde kazılar 19 yıl sonra yeniden başladı. İlk kazılarda bir hamam ve bir ibadethane günışığına çıkartıldı. İlk incelemelere göre Sebastopolis’in Efes antik kenti kadar büyük olduğu anlaşıldı.

Sulusaray’da bulunan, M.Ö. 1’inci yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Sebastopolis antik kentinde ilk olarak 1987 yılında kazı çalışmaları başladı. Hellenistik dönem ile Roma ve Bizans dönemi medeniyetlerine ev sahipliği yapan antik kentte kazı çalışmaları, küçük bir bölümde sürdürüldükten sonra 1991 yılında durduruldu. İlk kazılardan sonra, İngiltere Veliaht Prensi Charles 1992 yılında gayriresmi olarak Sebastopolis’i ziyaret etti. 19 yıl aradan sonra bu yıl Ağustos ayında kazı çalışmalarına yeniden başlandı. Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin işbirliği ile Dr. Markus Kohl’un başkanlığında yürütülen kazı çalışmalarında bir ibadethane ve bir hamam açığa çıkartıldı. Kazılarda elde edilen tabletlerde kentin en büyük tanrısının Heracles olduğu, 7 metre yüksekliğindeki surlardan oluşan yaklaşık 30 dönümlük bir alanı kapsadığı belirlendi. Antik kentin turizme kazandırılması için çalışmalar başlattıklarını belirten Vali Şerif Yılmaz şöyle dedi:

“Sebastopolis, Roma ve Bizans imparatorlukları yol ağı üzerinde bulunmaktadır. En önemli özelliklerinden bir tanesi Efes Antik kenti kadar büyük olmasıdır. Alandaki çok küçük bir kısım çıkartıldı. İlerleyen yıllarda kalan kısmının da günışığına çıkması ve turizme kazandırılması için çalışmalar başlattık.”

70 BİN NÜFUSLU KENT

3 bin 500 nüfusu bulunan Sulusaray İlçesi’nin altında yer alan Sebastopolis’in nüfusunun 70 bin olduğunu belirten ilçe belediye başkanı Şahin Hasgül şunları söyledi:

“Nereye elimizi atsak o dönemin kalıntıları ortaya çıkıyor. Bastığımız her yerde mutlaka birşey var. Tabi bu alan ilçe dışını da kapsıyor. Döneminde 70 bin nüfusun yaşadığı büyük ve zengin bir şehir. Burası dünya tarih mirası. O dönemde Orta Anadolu’nun yönetim merkezi. Orta Anadolu’nun en büyük garnizonunun olduğu bir yer, Roma olimpiyatlarına heyet gönderen bir kent. 1991 yılından bu yana kazıların tekrar başlaması için büyük mücadele verdik ve nihayet bu yıl kazılar başladı. Bu yıl, önümüzdeki yıl uluslararası sahada çok büyük bir şekilde devam edecek kazıların hazırlıkları yapıldı.”

2 BİN YILLIK MOZAYİĞİ DEFİNECİLER PARÇALADI

Kentte yapılan ilk kazılarda, 6 metrekare zemine binlerce renkli taşlarla yapılmış Meryem Ana mozayiği de bulundu. Kazı çalışmalarının son bulması nenediyle üzeri kapatılan mozaik, kış boyunca definecilerin hedefi oldu. 2 bin yıl tek bir taşı dahi zarar görmeden toprak altında kalan figürün yarıdan fazlası, defineciler tarafından yok edildi. Daha sonra mozayiği koruma altına aldıklarını belirten Belediye Başkanı Şahin Hasgül, “Elim bir olay. Defineciler altın bulma ümidi ile mozayiğin büyük bölümünü tahrip etmişler. O olaydan sonra biz bir müze açtık ve mozayiğin kalan bölümünü buraya taşıdık. İlçenin altında bu tür çok sayıda mozaik var, onların bu şekilde harap olmaması için önlemler almaya başladık.” dedi.

İlçenin birçok bölgesi sit kapsamına alındı. Hemen hemen her evin temelinde bulunan tarihi taşların, uzun süreli bir çalışma sonrası toplanacağı belirtildi.

07.10.2010 haberler.com