İlk Bölüm Tamamlandı

827

Eceabat ilçesinde bulunan Maydos Kilise Tepe Höyüğü’ndeki kazıların ilk bölümü tamamlandı.

Kazı Başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Göksel Sazcı, kazı yaptıkları höyüğün Troya Antik kenti yerleşim alanından daha büyük olduğunu söyledi. Sazcı, yaptığı açıklamada, 25 kişilik ekiple ilçenin ortasında bulunan ve ismini Dimitri adındaki bir kiliseden alan Kilise Tepe Höyüğü’ndeki çalışmaların yaklaşık 2,5 ay önce başladığını anımsattı. Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki en büyük höyüklerden olan höyüğün, Troya Antik kenti yerleşiminden daha büyük olduğunu belirten Sazcı, Kilisetepe’nin 200 X 180 metre boyutlarında, 33 metre yüksekliğinde olduğunu bildirdi. Höyüğün deniz seviyesinden 33 metre yüksekte, yaklaşık 14-15 metrelik dolgu içerdiğini ifade eden Sazcı, Troya Antik kentinde eksik olan bazı dönemlerin burada olduğunu bildirdi. Profilden bakıldığında Troya’da anlaşılamayan bazı dönemlerin burada çok geniş bir alanda faal olduğunu, bunu yaptıkları ön incelemeler neticesinde anladıklarını kaydeden Sazcı, höyüğün bir bölümünde gözüken çıkıntının, Troya-6 döneminde çağdaş bir savunma duvarı ve bir sur olduğunu tespit ettiklerini anlattı. ”Troya-6 dönemine ait duvarların içerisinden çıkan seramikler, burada yapılan kazılarda çıkan seramiklerle aynı” diyen Sazcı, stratejik açıdan önemli bir yerde olan höyüğün üzerinden Marmara ve girişinin görülebildiğini anlattı. Osmanlı ve Bizans döneminde de gözetleme yeri olarak kullanılan höyüğün, Ege kısmına bakan yüzeyinde ise Osmanlı dönemine ait duvar kalıntıları ile Osmanlı Kalesi’nin bulunduğunu bildiren Sazcı, burasının, 1. Dünya Savaşı’nda ağır bombardımana uğradığını, geriye yalnızca duvar kalıntılarının kaldığını söyledi. Kazılar 20 yıl sürebilir Göksel Sazcı, kazıdan çıkarılan çanak çömleklerin Eceabat Belediyesi’nin tahsis ettiği kazı bahçesinde tek tek yıkanarak tasnif edildiğini, eserlerin üzerilerinin numaralandırıldığını söyledi. Eserlerin fotoğraflarının çekilerek çizimlerinin yapıldığını kaydeden Sazcı, ”Kazı için 10 yıl geleceğiz, sonra bir 10 yıl daha geleceğiz. Burasını aynı Troya’daki ören yeri gibi her yıl biraz daha açarak, Eceabat’ın yerli turizminin yanında yabancı turizmine de katkı sağlayacağız” dedi. Amaçlarının kazının yanı sıra yıllardır süregelen tahribatı durdurup koruma altına almak olduğunu belirterek, çıkan değerleri restore ederek bölge turizmine kazandırmak olduğunu belirten Sazcı, şöyle konuştu: “Karanlık dönem diye bilinen ve M.Ö. 1200- 800 yılları arasına tarihlenen tabakalara ulaşılması, bu dönemin aynı zamanda olası ‘Troia Savaşı’ sonrası dönem olarak da bilindiğini, Balkan ve Doğu Avrupa kökenli toplulukların kalıntılarını içerdiğini, önümüzdeki yıllarda bu tabakalarda yapılacak olan kazılar da ‘Karanlık Dönem’ diye bilinen bu dönemin aydınlatılmasında önemli katkılar sağlayacaktır. Kazılarda Arkaik dönem buluntularına özellikle de Kara Yunanistan’dan ithal siyah figürlü seramik parçalarına da rastladık.”

18.10.2010 Çanakkale Olay