Edirne’nin Enez ilçesinde, kanalizasyon çalışması sırasında tesadüfen ortaya çıkarılan nekrapolde, 2 bin 580 yıllık anfora (ölen kişinin cesedinin yakıldıktan sonra küllerinin içine konulduğu keramik kap) bulundu.

Kazı başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Başaran, çok önemli bir tarihi eseri gün yüzüne çıkarttıklarını söyledi.

Başaran, ilçede kanalizasyon çalışmaları sırasında tesadüfen bulunan lahitle ilgili araştırma başlatıldığını ve lahit çevresinde jeoarkoloji ve kazı çalışmalarının yapılması ile bölgenin nekrapol (eski çağa ait mezarlık) olduğunun anlaşıldığını ifade ederek, şunları söyledi:

”Bu tesadüf sonucu başlatılan çalışmalarda bir çok lahite ulaştık. Burada yürütülen çalışmalarda Türkiye ve dünya için ünik sayılacak bir eser bulundu. 2580 yıl öncesine ait anfora kırmızı figür tekniği ile Helen uygarlığında Atika’da üretilmiş. Ölen kişinin cesedinin yakıldıktan sonra kalan kemik ve küllerinin içine konulduğu bu keramik kap, yapım tekniği bakımından Türkiye’de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sadece 1 adet bulunuyor. Üzerinde Heraklisin Amazon ülkesini ziyareti, Amazon kraliçesi tarafından karşılanışı ve ikisinin ok atma sahneleri bulunuyor. Ceset yakıldıktan sonra kalan kül ve kemikler bu kabın içine konuluyor. Enez’den çıkardığımız en önemli bulgulardan birisi budur. Gerekli çalışmalar tamamlandıktan sora Edirne Müzesi’ne teslim edeceğiz.”

Başaran, Türkiye’de ve dünyada çok ender rastlanılan bir eseri gün yüzüne çıkarttığına dikkati çekerek, ”Bu kadar az rastlanılmasının bir nedeni, o dönemde bu kapları sadece çok zengin ailelerin kullanmış olmalarıdır. MÖ 5 yüzyılın ilk yarısına ait bu kap, 2580 yıllık bir geçmişe sahip bulunuyor” dedi.

-TARİHİN ÜZERİNDEN KARAYOLU GEÇECEK-

Bu arada, tesadüf sonucu bulunan alanın üzerinden kara yolunun geçirilmesi için çalışma yapıldığına da dikkati çeken Başaran, ”Kanalizasyon çalışmalarında tesadüfen bulunan bu alandan karayolu geçirilmesi için çalışmalar sürüyor. Buranın tamamen taranması ve kazılması gerekiyor. Bunları yapmadan karayolunun geçirilmesi doğru olmayacaktır. Halen koruma kurulu (Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu) kararını vermedi. Radar yöntemiyle (Jeoarkeoloji) kalıntıları tespit etmeye çalışacağız” diye konuştu.

Başaran, bölgede daha çok miktarda tarihi esere rastlamalarının mümkün olduğunu belirterek, ”Şanslı sayılırız. Bu bölgede kalıcı eserlere rastlamadık. Taşınabilir eserler bulunuyor. Bunların çıkartılıp, müzelerde sergilenmesini sağlamalıyız” diye konuştu.

18.10.2010 Samanyolu Haber