Binlerce Yıllık ‘Ölü Gömme’ Teknikleri

842

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyündeki antik Parion kenti, binlerce yıl önce yapılan ölü gömme teknikleriyle dikkati çekiyor.

Yaklaşık 3 bin yıl önce kurulduğu tahmin edilen, Troas bölgesinin, MÖ 4. yüzyılda en önemli ticaret merkezleri arasında yer alan Parion’daki kazılarda her yıl yeni bulgular ele geçiyor.

Parion Kazı Başkanı ve Atatürk Üniversitesi (AÜ) Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cevat Başaran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, antik çağda Troas bölgesinde uygulanan 14-15 türde ölü gömme geleneği bulunduğunu, Parion nekropolünün (mezarlık) de kendilerine bu konuda bilgi verdiğini söyledi.

Nekropoldeki mezarların, ölü gömme tekniklerinin özelliklerini, insanların nasıl öldüklerini, ölen kişilerin yaş gruplarını, sosyal statülerini, erkek, kadın ve çocuk ayrımları ile zengin ve fakirlik durumlarını ortaya çıkardığına işaret eden Başaran, Parion’da çeşitli mezar tipleriyle karşılaştıklarını bildirdi.

Başaran, bunlar arasında en sık rastlanılanın ‘kremasyon’ adı verilen yakarak gömme tekniği olduğuna işaret ederek, şu bilgileri verdi:

‘Bu ölü gömme tekniği 3 farklı şekilde uygulanmış. Bunlardan ilkinde ceset dışarıda yakılıyor. Kömürleşen kemikler, topluca bir kaba konuluyor ve toprağa bırakılıyor. Buna ‘urne’ mezar diyoruz. İkinci tipte ceset yerde hazırlanmış odunların üzerine bırakılıyor, orada yakılıyor, daha sonra hediyeleri üzerine konuyor. Hediyeler tam yanmadan, kömürleşme olmadan üzerleri kiremitle kapatılıyor. Üçüncü türde ise, ceset dışarıda yakılıyor. Külleri ve kemikleri toplanıyor. Küçük sandıklar şeklinde mezara defnediliyor.’

Diğer ölü gömme tekniğinin ise ‘inhumasyon’ denilen ceset gömme şeklinde olduğunu anlatan Başaran, ‘Ceset ya doğrudan toprağa bırakılıyor ya da sandık şeklinde mezarlar hazırlanıyor. Ahşap sandukalar toprağa bırakılıyor, etrafına da ölü hediyeleri konuluyor’ dedi.

Başaran, Parion’daki nekropolün zengin özelliklerinden birinin çocuk mezarları olduğunu ifade ederek, ‘Mezarlarda çocuklarla birlikte gömülen çok sayıda hediye ele geçiyor. Bunların içinde Oyuncaklar, biberonlar, figürünler, tanrı ve tanrıça idolleri önde geliyor’ diye konuştu.

– ‘MEZAR TİPLERİNDE BİRLİKTELİK YOK’-

Prof. Dr. Cevat Başaran, Parion’da değişik ölü gömme tekniklerinin bulunmasının, bölgede çeşitli inanışa sahip kişilerin yaşadığı anlamına geldiğini belirtti.

Parion’un balıkçı kenti olduğuna işaret eden Başaran, ‘Burada bir Mısır kültürünün olduğunu, kazılarda çıkan yazıtlardan öğreniyoruz. Balıkçılık ya da deniz ticareti yardımıyla Trakya’dan gelen yabancılar var. Bunun dışında kentte güneyden ve Mısır’dan gelen yabancılar bulunuyor. Konaklayanlar, daha sonra Karadeniz’e ulaşıyor’ şeklinde konuştu.

Başaran, mezar tipleri arasında birliktelik olmamasının, yörede çeşitli halk gruplarının mezarlığa defnedildiğini gösterdiğini söyledi.

‘Aynı nekropol alanını farklı gruplar kullanmış’ diyen Başaran, şunları kaydetti:

‘Bir dönem geliyor, mezarlık yetmez olunca önceki mezarlar toplanıyor, tahrip edilip, yeni mezarlar için mekan hazırlanıyor. Şu ana kadar milattan sonra 2. yüzyıldaki mezarları ortaya çıkardık. Daha altta ise erken Roma, Helenistik ve Klasik dönemlere ait mezarlar bulunuyor. 2 bin 500 yıl öncesine kadar giden mezarları bulma hedefindeyiz.’

19.12.2010 haberler.com