Muğla-Aydın karayolu üzerinde yapımı tamamlanan ve 10 Ekim tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Adnan Menderes Barajı’nın su tutma alanı içinde kalan Roma dönemine ait 2300 yıllık tarihi İnce Kemer Köprüsü, baraj suları altında kaldı.

Kil, toprak ve kaya parçalarıyla örtülen tarihi İnce Kemer Köprüsü’nün son örtü taşları da sular altında kalarak, yüzlerce yıl sürecek bir uykuya daldı. İnce Kemer Köprüsü’nün etrafının kum, toprak ve kaya parçalarıyla örtülmesi işlemi, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Muğla Müdürlüğü denetiminde yapıldı. Örtme esnasında sürekli olarak bir kurul yetkilisi İnce Kemer’de bulunurken, 2300 yıllık tarihi köprü son yağışlardan sonra tamamen sular altında kaldı.

9,4 kilometrekarelik göl alanına sahip Çine Barajı’nın göl sahası içinde kalan İnce Kemer Köprüsü ile ilgili olarak Kültür Bakanlığı İzmir 2 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 21 Şubat 2001 tarih 9835 sayılı kararında, “İnce Kemer Köprüsü”nün taşınması konusunda yer tespiti yapılarak, belirlenen bölgeye nakledilmesi kurulca kararlaştırılmıştır” denildi. Barajın Aydın sınırları içinde, İnce Kemer Köprüsü’nün de Muğla il sınırları içinde kalması nedeniyle nihai kararı Muğla Tabiat

Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü verdi. Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu 23 Ağustos 2002 tarihi ve 1709 sayılı kararında, “2000 yılı aşkın bir geçmişi bulunan tarihi mirasın su altında kalmasının taşıma gerekçesi olamayacağına, bu nedenle su altında kaldığına göre, su içinde bozulma ve yıpranmasını önleyici teknik ve bilimsel önlemlerin kurulumuza da bilgi verilerek ve yine kurul kararıyla uygun görülecek şekilde olmasına, bu işlem yerine getirilmeden söz konusu anıtsal yapıyı su

altında bırakacak uygulamaya geçilemeyeceğine karar verdi” denildi.

“BİR MEDENİYET SULARA GÖMÜLDÜ”

Yatağan Belediye Başkan Vekili Araştırmacı-Yazar Tarcan Oğuz, aynı işlevi gören iki kurumun farklı kararlar vermesinin İnce Kemer Köprüsü’nü sular altında bıraktığını belirterek, “Karia döneminin önemli eserlerinden birisi olan İnce Kemer Köprüsü’nün (Gelin Geçmez Köprüsü) sular altında kalması, bir medeniyetin yok olmasının bir göstergesi. Ülkemize elbette yatırım yapılacak. Yatırım yapılırken, tarihi de gözetmekte fayda var. Çine ve Yatağan yöresinde herkesin zaman zaman görmek için geldiği İnce Kemer

Köprüsü şimdi tamamen sular altında kaldı. Bu konuda yaptığımız girişimler bir neticeye ulaşmadı. Türkiye’de korumaya yönelik görev yapan iki taşra teşkilatının farklı görüş ortaya koyması bizi üzdü. Barajın 50-60 yıl sonra ömrünü tamamlayarak, suların çekileceği iddia ediliyor. Bugüne kadar ömrünü tamamlayarak suların çekildiği bir baraj görmedik” dedi.

“TAŞIYINCA ANLAMI KALMIYOR”

Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Karya Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Adnan Diler ise, eski Muğla-Aydın karayolu üzerinde bulunan ve Çine Adnan Menderes Barajı’nın su tutma havzası içinde kalan İnce Kemer Köprüsü’nün çok önemli kültür değerlerinden olduğunu kaydetti. Diler, “İnce Kemer Köprüsü, Roma döneminin önemli sanat eserleri arasında gösteriliyor. Baraj suları altında kalan köprünün uygun bir yere taşınması gündeme geldi, ancak bu gibi tarihi değerlerin yerinde olması çok önemli.

Taşıyınca anlamı kalmıyor. Taşıma maliyetinin çok yüksek olması ve taşınan eserin aslına uygun olamayacağı düşüncesiyle yerinde bırakılmasına karar verildi. Barajın ömrü 50 yıl, bu süre sonunda köprüyü yeniden kazanabiliriz. Ülkemizin enerji ve sulama ihtiyacı için barajlar yapılırken bazı tarih ve kültür zenginliklerimiz istemesek de su altında kalıyor” diye konuştu.

İNCE KEMER’İN MİTOLOJİK HİKAYESİ

Mitolojik hikayeye göre Roma döneminde, Çine Çayı üzerinden karşıdaki bir yerleşim yerine borularla içme suyu götürülmesi için köprü yaptırılır ancak her yapılışının ardından bir selle yıkılır ve bu böyle devam eder gider. Kral, köprüyü yıkılmayacak şekilde sağlam yapabilen ustaya kızını vereceğini açıklar. 20 yaşında yağız bir yapı ustası, yardımcılarını da yanına alarak gece gündüz çalışıp taşları işledikten sonra bu günkü İnce Kemer’i yapar. İçme suyu da köprü üzerine döşenen borularla karşıya

geçirilir. Köprü, yağışlardan ve sellerden etkilenip yıkılmaz ancak kral sözünde durmaz, bir işçi ve usta olan gence kızını vermekten vazgeçer. Genç de bir gece kazmasını balyozunu alıp köprüyü yıkmaya başlar. Bu sırada kralın adamları haber alıp genci ölesiye dövdükten sonra köprüden atarlar ve ölümüne sebep olurlar. Genç son nefesinde kralın kızının mutlu olmaması ve köprüden geçtiği takdirde evlat yüzü görmemesi için kötü dua eder. Bu hikaye, kuşaktan kuşağa devam eder. Yöredeki genç kızlar ve gelinler de uğursuz saydıkları bu köprüden geçmez. O sebeple yörede Gelin Geçmez Köprüsü olarak anılır.

27.12.2010 Haber Kapısı